YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/2217
KARAR NO : 2010/4122
KARAR TARİHİ : 08.04.2010
MAHKEMESİ : Mustafakemalpaşa Asliye (İş) Hukuk Mahkemesi
Davacı, murisinin iş kazası sonucu ölümünden … maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılardan … Hayat ve Emeklilik Anonim Şirketi vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 435/2. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, hükmün uyulan önceki Yargıtay bozma ilamına uygun biçimde verilmiş bulunmasına göre, davalı şirketin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan tüm temyiz itirazlarının reddine.
2-Dava, davacının, sigortalı eşinin iş kazası sonucu ölümü nedeniyle uğradığı maddi ve manevi zararların giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece istemin kısmen kabulüne kara verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden sigortalının geçirdiği iş kazası sonucu 05.06.2001 tarihinde öldüğü anlaşılmaktadır.
Davacıya davalı … Hayat ve Emeklilik A.Ş. Tarafından 26.07.2001 tarihinde hayat sigortası kapsamında 17.500 USD ve ayrıca kazaya karışan … plaka sayılı aracın zorunlu ve ihtiyari mali mesuliyet sigortası kapsamında ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık kazadan sonra yapılan bu ödemelerin davada en son hesaplanan tazminattan hangi kıstaslar nazara alınarak indirileceği ve hak sahibine yapılan bu ödemenin miktarının ne olduğu noktasında toplanmaktadır.
Yapılacak iş; öncelikle ilgili banka şubesinden ödemenin hangi tarihte ve ne miktar yapıldığını sormak, ödemenin davacı için ne miktar yapıldığı belli degilse ödemenin davacıya miras hissesine göre yapıldığı kabul edilerek davacıya yapılan ödeme miktarını tespit etmektir. Kural olarak yapılan ödemenin bu miktar ile sınırlı olmak üzere bağlayıcılığı asıldır. Gerçek anlamda ödemeden söz edebilmek için tazmin edilecek miktar ile buna karşılık alınan meblağ arasında açık oransızlığın bulunmaması koşuldur.Ödemenin yapıldığı tarihteki verilerle hesaplanan tazminat ile ödenen miktar arasındaki açık oransızlığın bulunduğu durumlarda yapılan ödeme makbuz niteğinde kabul edilebilir. Bu durumda ödemenin yapıldığı tarih gözönünde tutularak davacının gerçek zararı uzman bilirkişi aracılığı ile saptanmalı (ödemenin yapıldığı tarihe göre SGK’ca bağlanan gelirin peşin sermaye değeri tenzil edilmek suretiyle) böylece hesaplanan miktar ile buna karşılık alınan meblağ arasında açık oransızlığın bulunup bulunmadığı denetlenmeli, açık oransızlığın bulunması durumunda maddi tazminata ilişkin ödenmeyi “kısmi ifayı içeren makbuz” niteliğinde kabul etmek ve yapılan ödemenin ödeme tarihindeki gerçek zararı hangi oranda kaşıladığını hesaplamak, son verilere göre hesaplanan tazminat miktarından yasal indirimler yapılmak suretiyle belirlenerek gerçek zarardan davalı tarafın ödeme yapılan tarihe göre zararın karşılandığı oranda indirim yapmak daha sonra kalan miktara hükmetmek gerekir. Açık oransızlığın bulunmadığının tespiti halinde ise maddi tazminat talebinin tümden reddine karar verilmelidir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı şirketin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilemeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ :Hükmün yukarıda açıklanan nedenlere BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılardan Aviva Hayat ve Emeklilik Anonim Şirketi iadesine, 08.04.2010 gününde oybirligiyle karar verildi.