Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/11147 E. 2011/2010 K. 08.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11147
KARAR NO : 2011/2010
KARAR TARİHİ : 08.03.2011

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacılar murisinin, iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle, davalılardan … Yapı Denetim Ltd. Şti. hakkında açılan davanın husumet nedeniyle reddine, maddi tazminat talebinin reddine, 50.000.00TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalılardan …El Enerji Sis.İnş.San.Tic.Ltd.Şti ile Hoffmann İnş. Taah. Tic. Ltd. Şti’den dayanışmalı olarak alınarak davacılara verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi davacılar ile davalılardan … El Enerji Sis.İnş.San.Tic.Ltd.Şti. vekillerince istenilmesi ve davacılar vekilince de duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 08.03.2011 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacı … ile vekili Avukat … geldi. Karşı taraf adına gelen olmadı. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan davacı asil ile Avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü ve aşağıda karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava 15.12.2007 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerinin maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece kusur bulunmadığından bahisle davalılardan …’ne yönelik davanın reddine, Davacı ….’ın maddi zararı sigorta tahsisleri peşin sermaye değeri ile karşılandığından, davacı … … emeklisi olup Kurum gelir bağlamadığından, davacı … ise hak sahibi olmadığından davacıların maddi tazminat istemlerinin reddine, manevi tazminat istemlerinin ise kısmen kabulüne karar verilmiş ve bu karar süresinde davacılar ile davalılardan …. El Enerj Sis. İnş. San. Ve Tic. Ltd. Şti vekillerince temyiz edilmiştir.
Yerel mahkemenin hükmüne esas aldığı kusur raporunda davacıya % 30, davalı asıl işveren …İnş. Taah. Ve Tic. Ltd. Şti. ile davalı alt işveren … El Enerj Sis. İnş. San. Ve Tic. Ltd. Şti’ne % 70 oranında kusur verilerek kusur dağılımına gidildiği, uyarı görevini yerine getirmesi nedeniyle …’nin kusurun bulunmadığının belirtildiği görülmektedir.
Davacılar vekilinin temyiz dilekçesi ekindeki Kadıköy 6.Asliye Ceza Mahkemesinin duruşma tutanağı örneğine göre …’nin görevlisi olan …’ın mahkûm olduğu anlaşılmaktadır. Dosya içerisinde bulunan ve hazırlık soruşturması sırasında düzenlendiği anlaşılan 31.03.2008 tarihli kusur raporunda da, aynı kişiye tali kusur verildiği görülmektedir. Her ne kadar BK’nun 53.maddesine ve yerleşik Yargıtay uygulanmasına göre, hukuk hakimi: kusur ve derecesinin belirlenmesi bakımından ceza mahkemesinin kesinleşmiş kararları ile ilke olarak bağlı değilse de, ceza mahkemesinden verilen sanığın isnat edilen eylemi işlemediğinin kesin olarak tespiti olgusuna dayalı beraat kararı ile o eylemin hukuka aykırılığını ve failini belirleyen mahkumiyet kararına bu yönleri ile bağlıdır. Hal böyle olunca ceza davasının sonucunun beklenerek, ceza davasında kesinleşen olgular dikkate alınmak suretiyle kusur durumunun belirlenmesi gerekirken, …’nin kusursuz olduğuna ilişkin kusur bilirkişi raporunun hükme esas alınması isabetsiz olmuştur.
Mahkemenin kabulüne göre de: Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği de söz götürmez.
Bu ilkeler gözetildiğinde, davacılardan Aytaç Bal yararına hükmedilen manevi tazminatın fazla olduğu açıkça belli olmaktadır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı ile davalı … El Enerji Sist. San. ve Tic. Ltd. Şirketinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,bozmanın niteliğine göre davacı ile temyiz eden davalı … El Enerji Sis. İnş. San. Ve Tic. Ltd. Şti vekillerinin diğer temyiz itirazlarının ilerde incelenmesine, temyiz harcının istek halinde davacılar ile davalılardan …. El Enerji Sis.İnş.San.Tic.Ltd.Şti.’ne iadesine, davacılar yararına takdir edilen 825.00 TL. duruşma Avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, 08.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.08.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.