YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12837
KARAR NO : 2010/9639
KARAR TARİHİ : 11.10.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, iptal edilen Tarım …’luluk süresi için ödemiş olduğu 4.250,00 TL tutarındaki primlerin yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici nedenlere ve özellikle 1479 sayılı Yasa’nın 55. maddesinde sözü edilen 10 yıllık sürenin zamanaşımı süresi olduğunun madde gerekçesinde belirtilmiş olmasına ve davalı Kurum’ca zamanaşımı def’inde bulunulmamış olmasına göre davalı Kurum’un aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, davalı Kurum tarafından 506 sayılı Yasa kapsamında zorunlu sigortalı olarak çalışması nedeni ile iptal edilen 13.04.1989-10.11.1996 tarihleri arasındaki 2926 sayılı Yasa kapsamında tarım … sigortalısı olarak ödediği 4.250,00 TL tutarındaki primlerin yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 3.351,68 TL alacağın 26.08.2008 dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine karar verilmiştir
Davacının 11.03.1988 tarihli giriş bildirgesi ile 01.03.1988 tarihinden itibaren 2926 sayılı Yasa kapsamında tarım … sigortalısı olarak tescil edildiği, 23.11.2006 tarihinden itibaren Ziraat Odası kaydının bulunduğu, Tarım Kredi Koop ortaklığının bulunmadığı, adına kayıtlı zirai arazisinin bulunduğu, 13.04.1989 tarihinde başlayan 506 sayılı Yasa kapsamında zorunlu sigortalı çalışmaları nedeni ile 27.11.2006 tarihli Kurum işlemi ile 12.04. 1989 tarihinden itibaren tarım … sigortalılığı sona erdirilip 01.07.1997 tarihinden itibaren tekrar başlatıldığı Kurum tarafından 01.03.1988-12.04.1989 ile 01.07.1997-27.11.2006 tarihleri arasında toplam 10 yıl 6 ay 10 gün 2926 sayılı Yasa kapsamında tarım … sigortalısı olarak kabul edildiği, aynı dönemde 13.04.1989-30.10.1989 tarihleri arasında 197 gün, 01.01.1990-30.04.1991 tarihleri arasında 1991/1 dönemde 51 gün, 1991/1 dönemde 120 gün, 1991/3 dönemde 45 gün, 21.10.1996-10.11.1996 tarihleri arasında 1996/3 dönemde 20 gün 506 sayılı Yasa kapsamında zorunlu sigortalı olarak çalışmalarının bulunduğu, davacının 2926 sayılı Yasa kapsamında … sigortalısı olarak 28.06.1988 tarihinde 9.576 TL; 26.12.1988 tarihinde 17.100 TL ve 29.06.1997-11.03.1998 tarihleri arasında 10 eşit taksit halinde (aylık 3.425.000 TL ) olmak üzere toplam 34.275.000 TL ( 34,27 TL ) ödediği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık davacının zirai arazilerinin bulunması ve 1997 yılı prim affından yararlanarak primlerini ödediği 13.04.1989-10.11.1996 tarihleri arasında 2926 sayılı Yasa kapsamında tarım sigortalılık koşulları bulunan dönemde kısa süreli 506 sayılı Yasa kapsamında çalışmaları nedeni ile Kurum tarafından iptal edilen döneme ait tarım … sigortalılık primlerini isteyip isteyemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Tarım … sigortası kapsamında kesintisiz tarımsal faaliyetin bulunduğunun anlaşıldığı hallerde, 506 sayılı Yasa kapsamındaki kısa süreli çalışmaların 2926 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığı tümden sona erdirmeyeceği, 2926 sayılı Yasanın 36 ve 10.maddesindeki şartlarında gerçekleşmesi halinde 506 sayılı Yasa kapsamındaki kısa süreli çalışmalar dışında kalan süreler bakımından Tarım … sigortalısı olunduğunun kabulünün gerekeceği, 506 sayılı Yasa kapsamındaki çalışmaların uzun süreli olduğu hallerde ise, tarımsal faaliyetin kesintiye uğradığının ve SSK’lı çalışmanın sona ermesinden sonra, 2926 sayılı Yasa kapsamında sigortalılığın yeniden başlatılabilmesi için, doğrudan prim yatırılması veya aynı yasanın 36.maddesine göre ürün bedelinden tevkifat yapılması yoluyla yeniden kayıt ve tescil yolundaki iradenin ortaya konulması gerektiği Dairemizin giderek Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir.(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 14.02.2007 gün ve E:2007/21-73, K:2007/71; 11.07.2007 gün ve E:2007/21-543, K:2007/541 sayılı kararları).
1982 Anayasasının 12.maddesine göre “Herkes kişiliğine bağlı,dokunulmaz devredilmez, vazgeçilmez,temel hak ve hürriyetlere sahiptir.” 60.maddede ise “Herkes sosyal güvenlik hakkına sahiptir” hükmüne yer verilmiştir.Bu iki hüküm birlikte değerlendirilecek olursa sosyal güvenlik hakkının kişiye sıkı sıkıya bağlı dokunulmaz ve feragat edilemez bir hak olduğu sonucuna ulaşılmaktadır.
2926 sayılı Tarımda Kendi Adına Ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanununun 5.maddesinde ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 92. maddesinde de bu ilke aynen benimsenerek,sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden kaçınılamayacağı ve vazgeçilemeyeceği belirtilmiştir. Bu haliyle sigortalı olmak, kişi bakımından sadece bir hak olmayıp aynı zamanda bir yükümlülüktür.
Bu nedenle, sigortalılık hakkından feragat edilemez. Kamu düzenini ilgilendiren bu tür davalarda hakimin bu hususu resen gözeterek özel bir duyarlılık göstererek delilleri kendiliğinden toplaması ve sonucuna göre karar vermesi gerekir. Zira sosyal güvenlik hakkı ile ilgili davalar kurumun hak alanını da doğrudan ilgilendirmektedir.
Somut olayda, davacı çakışan kısa süreli 506 sayılı Yasa kapsamında çalışmaları dışında 2926 sayılı Yasa kapsamında tarım … sigortalılık koşullarını taşıdığı 13.04.1988-10.11.1996 tarihleri arsındaki döneme ait Kurum tarafından yapılan iptal işlemine karşı çıkmayarak ödediği primlerin iadesini istemekle bu dönemde sahip olduğu sosyal güvenlik haklarından vazgeçtiği anlaşılmaktadır. Oysa bu nitelikteki bir feragat uluslararası hukuk belgelerinde ve Anayasa’da yer alan ilkeler ile Tarımda Kendi Adına Ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanununun 5.maddesinin ve 5510 sayılı Yasanın 92. maddelerinin emredici hükmüne ters düşmektedir.
Kabule göre de; davacının ihtilaf konusu döneme ait ödediği primlerin ( 28.06.1988 tarihinde 9.576 TL; 26.12.1988 tarihinde 17.100 TL ve 29.06.1997-11.03.1998 tarihleri arasında 34.275.000 TL olmak üzere toplam 3.425.000 TL =3,45 olduğu halde 3.351,68 TL (3.351.680.000 TL) nin davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru değildir.
Yapılacak iş; Davacının 13.04.1989-30.6.1997 tarihleri arasında 506 sayılı Yasa’ya tabi kısa süreli sigortalılığı dışında 2926 sayılı Yasa kapsamında tarım … sigortalısı olduğunun tespiti ile bu dönemdeki sigortalılık süresini karşılayan primlerin geri istenemeyeceğinden bu yöne ilişkin talebin reddine , bu dönem ile çakışan (13.04.1989-30.10.1989 tarihleri arasında 197 gün, 01.01.1990-30.04.1991 tarihleri arasında 1991/1 dönemde 51 gün, 1991/1 dönemde 120 gün, 1991/3 dönemde 45 gün, 21.10.1996-10.11.1996 tarihleri arasında 1996/3 dönemde 20 gün) toplam 433 günlük 506 sayılı Yasa kapsamında zorunlu sigortalı olduğu döneme ait 2926 sayılı Yasa kapsamında ödediği … primlerini kurumdan sormak, davacının 506 sayılı Yasa kapsamında zorunlu sigortalı olduğu halde bile bile hatalı prim ödemiş olması nedeni ile güncelleme yapılmadan ödediği pirimlerin aynen iadesine karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeden eksik araştırma ve hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir
O halde davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 11.10.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.