Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2011/14238 E. 2013/3710 K. 04.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/14238
KARAR NO : 2013/3710
KARAR TARİHİ : 04.03.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, aylığından yapılan kesintisinin iptaliyle, yapılan kesintilerin faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

K A R A R

Dava; davacının müteveffa eşinden dolayı aldığı ölüm aylığından, müteveffa eşinin prim borçları nedeniyle davalı Kurum tarafından yapılan kesintinin iptaline ve yapılan kesintilerin yasal faizi ile iadesine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; subay olan ve 5434 sayılı Yasa kapsamında iştirakçi olan davacının müteveffa eşine 5434 sayılı Yasa gereğince adi malullük aylığı bağlandığı, davacının eşinin 02.06.1999 tarihinde vefat etmesi üzerine davacıya 01.07.1999 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlandığı, davacının murisinin Özel… Eğitim Hizmetleri Ltd. Şti.’de yöneticilik yaptığı ve şirketin ödenmeyen prim borçlarından dolayı 6183 sayılı Yasa hükümlerine göre 1998/982 numaralı dosya ile icra takibi başlatıldığı, davacının eşinin vefat etmesi üzerine kanuni mirasçı olan davacıya ödeme emri gönderilerek davacının almakta olduğu maaş üzerine haciz konulduğu ve kesinti yapıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık; müteveffa eşe, ordudan bağlanan adi malullük aylığının 6183 sayılı Yasa’nın 70. maddesi 7. bendi kapsamında sayılan haczedilemeyecek mal ve haklardan sayılıp sayılmayacağı noktasında toplanmaktadır.
5434 sayılı Yasa’nın adi malullük ve vazife malullüğünü düzenleyen 44. ve 45. maddeleri 31.05.2006 tarihinde 5510 sayılı Yasa’nın 106. maddesi ile mülga hale gelmiş, 5510 sayılı Yasa’da da 25. maddede sigortalıların maluliyet halleri düzenlenirken aynı Yasa’nın 47. maddesinde vazife malullüğü ayrıca düzenlenmiştir. Söz konusu yasa maddeleri incelendiğinde; yasa koyucu tarafından, sigortalının genel sağlık sebepleri ile malul olması hali ile kanunda sayılan durumlarda vazife başında sayılarak malul olması halinin ayrı ayrı düzenlendiği ve böylece maluliyet hususunun iki kısma ayrıldığı anlaşılmaktadır.
1982 tarihli Anayasa’nın 61. maddesinde “Devletin harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleriyle, malul ve gazileri koruyacağı ve toplumda kendilerine yaraşır bir hayat seviyesi sağlayacağı” hükme bağlandığı, madde gerekçesinde; “Madde toplumumuzun, fedakarlıklar yapmış olan bir kesiminin korunmasını bir direktif olarak vermektedir. Şehitlerin geride kalanlarına ve gazilerle ailelerinin korunması toplum için fedakarlıkta bulunan insanlara toplumun vereceği garantiler cümlesindendir” denildiği görülmektedir.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 70. maddesinde ise; haczi caiz olmayan mal ve haklar sayılmış olup maddenin 7. bendinde “ Memleketin … ve zabıta hizmetlerinde malul olanlara bağlanan emekli aylıkları ile bu kabil kimselerin dul ve yetimlerine bağlanan aylıklar ve ordunun hava ve denizaltı mensuplarına verilen uçuş ve dalış ikramiyelerinin ” haczedilemeyeceği öngörülmüştür.
Yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler ışığında; 6183 sayılı Yasa’nın 70. maddesinin sadece … ve zabıta hizmetlerinde malûl olanlara mahsus olacağı, bunun haricindeki sivil memuriyetlerde malul olanlara bağlanan emekli aylıklarının bu bent kapsamında değerlendirilemeyeceği, ayrıca yasa koyucunun vazife malullüğü halini adi malullük halinden farklı kılma yönündeki iradesi ve Anayasa’nın 61. maddesi de dikkate alınmak suretiyle yorumlanması sonucu; korunması istenen hukuki menfaatin … ve zabıta hizmetlerinin ifası dolayısıyla uğranılan maluliyetlere ilişkin olduğu, orduda ve zabıtada görevli şahısların vazife malullüğü kapsamında değerlendirilemeyen maluliyetlerinin bu bent kapsamına girmeyeceği açıktır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik inceleme, yanılgılı değerlendirme sonucu davacıya bağlanan ölüm aylığı adi maluliyete ilişkin olup haczedilebileceği halde, yanlış değerlendirme sonucu haczedilemeyeceği kanaati ile … gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 04/03/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.