Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2012/1485 E. 2012/4175 K. 13.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1485
KARAR NO : 2012/4175
KARAR TARİHİ : 13.03.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı … avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
Usule ilişkin kazanılmış hak müessesesi Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununda açıkça düzenlenmemiş olup, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay inançları ile kabul edilmiş bir usul hukuku ana ilkesidir ve kamu düzeni ile de ilgilidir.
Gerçekten 4.2.1959 gün ve 13/5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında vurgulandığı üzere; Yargıtay’ca bir kararın bozulması ve mahkemenin bozma kararına uyması halinde, bozulan kararın bozma sebeplerinin kapsamı dışında kalmış cihetlerinin kesinleşmiş sayılması, davaların uzamasını önlemek maksadıyla kabul edilmiş çok önemli bir usul hükmüdür. Ve yine, o konun bozma sebebi sayılmamış ve başka sebeplere dayanan bozma kararına mahkemenin uymuş olması, taraflardan birisi lehine usulü bir kazanılmış hak meydana getirir ki , bu hakkı ne mahkeme ne de Yargıtay zarara uğratabilir.
Bu itibarla usulü kazanılmış hak müessesesi; mahkemeye hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararındaki esas çerçevesinde işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirdiği gibi; Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün, bozma sebeplerinin kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleştiğinden, bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez.
Eş deyişle kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usulü kazanılmış hak teşkil eder.
Bu noktada, taraflardan yalnız birinin temyizi üzerine verilen bozma kararına uyan mahkemenin, temyiz eden tarafın, önceki karara oranla daha aleyhine olan bir hükmü veremeyeceği de açıktır.
Mahkemece, bozma ilamına uyarak yeniden bilirkişi incelemesi yaptırarak alınan rapor doğrultusunda yeniden belirlenen alacağın hüküm altına alındığı ancak temyiz eden tarafın aleyhine usulü kazanılmış hak ilkesine aykırı olarak faiz başlangıcını temerrüt tarihinden itibaren başlatılmak suretiyle hüküm tesis etmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ancak, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmeden hükmün HMK’nun geçici 3.maddesi yollamasıyla halen yürürlükte olan HUMK’nun 438/6 maddesi uyarınca aşağıda belirtilen şekilde düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm 3.fıkrasının “ 1,797,04 TL tasarruf teşvik ve nema alacağından 1,000,00 TL dava tarihinden itibaren,bakiye kısmının ise ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalı … Başkanlığından alınarak davacıya verilmesine,” şeklinde değiştirilmesine ve hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 13/03/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.