YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4235
KARAR NO : 2022/6015
KARAR TARİHİ : 19.09.2022
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 18.02.2021 tarih ve 2019/33 E. – 2021/159 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, tarafların Defas Dem. ve İnş. Malz. San. ve Tic. Ltd. Şti.’de ortak olduklarını, şirketin vergi borçlarından dolayı şirket hakkında takibat yapıldığını, şirketin ödeme gücü ve hiçbir mal varlığı olmaması sebebiyle şirket ortaklarının şahsi mal varlıklarına yönenildiğini, davacının şirketin vergi borçlarından dolayı kendi şahsi mal varlığına haciz gelmesinden dolayı şirketin vergi borçlarını ödemek zorunda kaldığını, taraf olan şirket ortaklarının kamu alacakları karşısında 6183 sayılı Kanun’un 35. maddesi gereğince sermaye payları oranında şahsi mal varlıkları ile sorumlu olduklarını, şirket ortağı olan … ve davacı …’ın şirket adına düşen toplam 376.784,71 TL ödeme yaptığını, …’ın kendi payına düşen 131.630.- TL’yi ödediğini, davacı …’ın ise toplam 244.454.- TL ödeme yaptığını, davalı ortağın sorumlu olduğu miktarın 122.227.- TL olduğunu ileri sürerek, davalı tarafından ödenmesi gereken fakat davacı tarafından vergi dairesine ödenen 122.227.- TL nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafından zamanaşıma uğramış borcun ödendiğini, davalının ancak şirketteki payı ile sorumlu tutulabileceğini, talep edilen meblağın davalının sermaye payını aştığını, dava konusu sirketin Ticaret Sicil Gazetesi’nde kayıtlı ve faal bir şirket olduğunu, davacının şirket hisseleri üzerinden alacağını tahsil etme imkanı var iken davalının mal varlığına gidilemeyeceğini, davalının şirketten kira alacağına dayalı aylık 2.000 Dolar olmak üzere ve bugüne kadar süre gelen birikmiş kira alacağı bulunduğunu, vergi borçlarının ödendiğini gösterir dekontlarda davacının adının yazmasının dekont bedelinin davacı mal varlığından çıktığının kanıtı olamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamanın sonucunda, 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkındaki Kanununun “Limited şirketlerin amme borçları” başlıklı 35. maddesi ve 3. maddesindeki yasal düzenlemeler dikkate alınarak bozma gerekçesi doğrultusunda yapılan inceleme ve toplanan deliller kapsamında somut olay değerlendirildiğinde; tarafların ortağı olduğu dava dışı Defas Dem. ve İnş. Malz. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin 30.11.2010 tarihi itibariyle re’sen kapatıldığı, bu tarihten sonraki gelirine ilişkin bir tespitin bulunmadığı, şirket adına kayıtlı TAKBİS sistemi üzerinde yapılan araştırmada her hangi bir taşınmaz kaydına rastlanmadığı, her iki tarafça da mahkememizce verilen kesin süreye rağmen dava dışı şirketin ticari defter ve kayıtları sunulmadığı gibi bulunduğu yerin de bildirilmediği, bu nedenle anılan şirkete ait ticari defter ve kayıtların incelenemediği, davalı tarafça şirkete ait araçların satılarak vergi borçlarının ödendiği iddia edilmiş ise de, şirketin mükellefiyetinin re’sen terk ettirildiği 30.11.2010 tarihi itibariyle adına kayıtlı aracın olmadığı, şirketin vergi borçlarının yapılandırılarak davacıların murisi … ve dava dışı … tarafından ödendiği, araç satış bedellerinin davacıların murisi … tarafından şirketin vergi borçlarının ödenmesinde kullanıldığına ilişkin somut delil bulunmadığı, vergi borcu ödemelerinin toplamda 376.084,70 TL olduğu, bu ödemelerin 226.372,39 TL kısmının nakit olarak şirket ortaklarından dava dışı … tarafından, 149.712,31 TL kısmının ise nakit olarak davacıların murisi … tarafından bizzat yapıldığı, şirketin ödenen toplam vergi borcundan muris ortak …’ın şirketteki hissesine isabet eden ve sorumlu olduğu kısmının 122.227,53 TL, dava dışı ortak … hissesine isabet eden ve sorumlu olduğu kısmının 131.629,64 TL, davalı ortak …’in hissesine isabet eden ve sorumlu olduğu kısmının 122.227,53 TL olduğu, buna göre şirketin ortaklarından; davacı mirasçıların murisi … tarafından hissesine düşen kısım dışında fazladan yapılan ödeme tutarının (149.712,31 TL – 122.227,53 TL =) 27.484,78 TL olduğu, bu tutarın davalı diğer ortak …’ten rücuen tahsilinin talep edilebileceği gerekçesiyle davacı mirasçıların davasının kısmen kabulü ile 27.484,78 TL alacağın dava tarihi olan 28/04/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin isteğin reddine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.407,49 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, 19/09/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.