YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1686
KARAR NO : 2022/6029
KARAR TARİHİ : 19.09.2022
MAHKEMESİ : ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 08.11.2018 tarih ve 2017/325 E- 2018/397 K. sayılı kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 10.12.2020 tarih ve 2019/707 E- 2020/1107 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı … vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının “Aquabutik” ibareli, 2016/43144 kod numaralı marka başvurusuna, davacının 205445, 205444 sayılı ve “AQUA BRA”, “AQUA FORM” ibareli markalarıyla, benzerlik, kötüniyet ve tanınmışlık sebeplerine dayalı itirazının Türkpatent YİDK tarafından 2017-M-5539 sayılı kararla nihai olarak reddedildiğini, markaların ayırt edilemeyecek derecede benzer ve kapsadıkları mal ve hizmetlerin aynı olduğunu ileri sürerek, davalı Türk Patent YİDK kararının iptalini ve diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı Şirket temsilcisi savunmada bulunmamıştır.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; taraf markalarının, 25. sınıf mallar ile bu sınıf malların satışı ile sınırlandırılmış 35/05. alt grupta yer alan hizmetler açısından, 556 sayılı KHK 8/1-b maddesi anlamında benzer olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile TPMK YİDK’nın 2017-M-5539 sayılı kararının 35. sınıfta yer alan “müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için, koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giyisiler, çoraplar, fularlar, şallar, badanalar, eşarplar, kemerler, malların bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katolog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir)” emtiası yönünden iptaline, 2016/43144 sayılı markanın bu emtia sınıfları yönünden hükümsüzlüğüne, fazlaya dair istemlerin reddine karar verilmiş, karara karşı, davalı Türkpatent vekili ile davalı şirket vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesinde; “Aqua” ibaresinin tescili istenen 25. sınıf mallar bakımından ayırt ediciliği yüksek bir ibare olduğu, markalar arasında 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi anlamında benzerlik bulunduğu, davalının marka tescil başvurusunun kapsamında bulunan 25. sınıf malların satışına özgülenmiş 35/5. sınıf mağazacılık hizmetlerinin de, davacının itiraza mesnet markalarının kapsamındaki emtia ile aynı olduğu anlaşılmakla, davalı Türkpatent vekilinin tüm ve davalı Şirket vekilinin sair istinaf itirazlarının esastan reddine, ancak davalı şirketin işbu dava konusu marka tescil başvurusu, mahkeme karar tarihi itibariyle ve halen tescil edilmediğinden hükümsüzlük talebi konusunda karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle davalı şirket istinaf başvurusunun bu yönden kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile davalı Türkpatent YİDK’nın 2017-M-5539 sayılı kararının 35. sınıfta yer alan “müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için, koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giyisiler, çoraplar, fularlar, şallar, badanalar, eşarplar, kemerler, malların bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katolog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir)” emtiası yönünden kısmen iptaline, davalı şirketin 2016/43144 sayılı başvurusu tescil edilmediğinden, davacının hükümsüzlük talebi konusunda bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalı Türkpatent vekili temyiz etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı … vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı Türk Patent ve Marka Kurumu Başkanlığın’dan alınmasına, 19/09/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.