YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/15533
KARAR NO : 2012/8544
KARAR TARİHİ : 03.05.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait değişik mağazalarda ve en son İnönü Caddesi şubesinde çalıştığını, davalı şirketin hiç bir sebep ve gerekçe yokken müvekkilinin iş sözleşmesini feshettiğini, müvekkiline gönderilen yazılı fesih bildiriminde 17/09/2010 tarihinde mağazaya iki koli mal geldiği halde, bir koli gelmiş gibi mağazadaki açığı kapatmak için eksik ürün formu düzenlediği gerekçesi ile 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/ll bendine göre feshedildiğinin bildirildiğini, oysa mağazaya 17/09/2010 tarihinde bir koli eksik mal geldiğini, 18/09/2010 tarihinde eksik mal formu düzenlendiğini, feshin süresinde de yapılmadığını, dolayısıyla yapılan feshin haksız ve geçersiz olduğunu, savunmanın da zorla imzalatıldığını belirterek müvekkilinin işe iadesine ve yasal haklarına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının İnönü mağazasında mağaza sorumlusu olarak görev yaptığını, mağaza sorumlularının görev yaptıkları mağazada amir konumunda olduklarından her türlü düzen ve işleyişten sorumlu olduklarını, davacının görev yaptığı mağazaya siparişi verilen iki koli keçi peynirinin 17/09/2010 tarihinde siparişe uygun mağazaya gönderildiğini, davacının iki koli keçi peynirini teslim aldığını, ancak mağazanın daha önceden var olan keçi peyniri açığını kapatmak için bir koli eksik peynir gelmiş gibi eksik ürün formu düzenlediğini, dolayısıyla davacının kendisine duyulan güveni kötüye kullandığını ve görevini suiistimal ettiğini, bu olayın öğrenilmesi üzerine davacının iş sözleşmesinin 4857 sayılı Kanun’un 25/ll-e maddesi gereğince haklı olarak feshedildiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının işverene ait mağazada çalışırken depodan mağazaya iki koli keçi peyniri gönderildiğini, davacının bu iki koli keçi peynirini teslim aldığı halde bir koli keçi peyniri gelmiş gibi eksik ürün formu düzenleyip depoya gönderdiğini, işyerinde halen çalışan davalı tanıklarının ifadelerine göre, davacının bu davranışı mağazanın eksik olan keçi peyniri açığını kapatmak amacıyla yaptığı, diğer bir koli keçi peynirini evine götürmediği, bu konuda haksız bir menfaat temin etmediği, tamamen mağazanın açığını kapatmak amacıyla böyle bir yolu tercih ettiği, eylemi yanlış olmakla birlikte feshin hakkaniyete uygun olmadığı gerekçesiyle işe iadeye karar verilmiştir. Hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine göre, mağaza sorumlusu olarak çalışan davacının iş sözleşmesi, 17/09/2010 tarihinde mağazaya gelen malda iki koli olarak keçi peyniri sipariş verilmesi ve mağazaya iki koli geldiği halde, mağazasındaki açığı kapatmak için 18/09/2010 tarihinde bir koliye eksik formu düzenlemesi sebebiyle 4857 sayılı Kanun’un 25/ll-e maddesi gereği feshedilmiştir. Yargılama sırasında toplanan delillerden, mağazaya gerçekten belirtilen tarihte söz konusu üründen iki koli geldiği ve davacının bir kolisi için eksik formu düzenlediği sabittir. İşçi savunmasında da bu durumu kabul etmiş, keçi peynirinin daha önce yapılan sayımda bir koli eksik olduğunun tespit edilmesi sebebiyle tam gelen malda bu açığı kapatmak için eksik işlemi yaptığını açıklamıştır. Mahkeme gerekçesi dosya içeriğine uygun değildir. Öncelikle uzun bir kıdeme sahip olan işçi, mağazada sorumlu olarak çalışmaktadır. Belirtilen bir koli ürün eksikliğinin nereden kaynaklandığı net değildir. Yaptığı işin niteliği dikkate alındığında, işçinin sorumluluğu ihtimal dahilindedir. Diğer taraftan, davacının bir koli ürüne eksik formu düzenlemesi, ürünü gönderen kişi ya da firmanın veya işverenin bir başka çalışanının sorumluluğunu doğurabilecek niteliktedir. İşçinin davranışı, her iki yönüyle de doğruluk ve bağlılığa aykırı davranışlardandır. İş ilişkisinde taraflar arasında bulunması gereken güven ilişkisi sarsılmıştır. Fesih haklı sebebe dayanmaktadır. İşe iade isteğinin reddi gerekirken yazılı şekilde kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 70,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, kesin olarak oybirliğiyle 03/05/2012 tarihinde karar verildi.