YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13315
KARAR NO : 2012/6412
KARAR TARİHİ : 05.04.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı işçi, iş sözleşmesinin davalı işverence geçerli bir sebep olmadan feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliği ile işe iadesine karar verilmesini, buna bağlı işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen dört aylık ücret ve diğer haklarının belirlenmesi isteğinde bulunmuştur.
Davalı, davacının mesaiye zamanında gelmediğinden hakkında tutulan tutanağı yırtarak, yetkililere tehdit ve hakaretlerde bulunduğundan iş sözleşmesinin feshedildiğini ielri sürerek davanın reddi karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.
Mahkemece, tehdit ve hakaret iddialarının ispat edilmediği ve yazılı fesih bildirimi de bulunmadığından feshin geçersizliğine davacının işe iadesine karar verilmiştir.
Karar davalı vekilince temyiz etmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesi bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanun’un 25/II. maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan, işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde geçerli sebep olabilir. İşçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutumu işyerinde üretim ve iş ilişkisi sürecine herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz.
4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Dosya içeriğine göre davalıya ait işyerinde 05.08.2005 tarihinden beri usta olarak çalışan davacının iş sözleşmesi davacının işine zamanında başlamadığından hakkında tutulan tutanağı yırtarak, yetkililere tehdit ve hakaretlerde bulunduğundan feshedildiği anlaşılmaktadır. Somut olayda davacı tanığı da olay günü davacının geç kaldığını diğer olaylara şahit olamdığını beyan etmiştir. Davalı görgü tanıkları ise davacının daha öncede geç kaldığında kendisine telefonla ulaşabildiklerini bu defa telefonla ulaşamadıklarından hakkında tutanak tuttuklarını tutanağı imzalaması için davacıya verdiklerinde buruşturup yırttığını ve işçinin yanında olsaydınız geldi deseydiniz şeklinde çıkışlarda bulunduğunu beyan ettikleri görülmüştür. Davacının işyerine geç gelmesi sebebiyle hakkında gerçekleştirilen tutanak tutma olayına karşı gösterdiği tepkinin şekli ve iş arkadaşlarını yalan beyanda bulunmaya teşviki birlikte değerlendirildiğinde, davacının davranışları işverenin güvenini sarsıcı niteliktedir. İddia edilen hakaret ve tehdit olayıda tam olarak ortaya konulmadığına göre, feshin geçerli nedene dayandığının kabulü gerekir. Davanın reddi yerine yazılı şekilde kabulü hatalıdır.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir
SONUÇ: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 30,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya ödetilmesine
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine kesin olarak oybirliğiyle 05.04.2012 tarihnde karar verildi.