YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/15619
KARAR NO : 2012/8735
KARAR TARİHİ : 04.05.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, boşta geçen süre ücret ve diğer haklar ile işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminatın belirlenmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının planlama müdürü olarak göreve almakta iken, kendisine mesai saatlerinde iş gereği kullanmak üzere tahsis edilmiş olan aracı şirket prosedürlerine aykırı olarak mesai saati dışında ve alkollü olarak kullandığını ve Diyarbakır Trafik denetleme ekipleri tarafından 20.11.2009 tarihinde yapılan alkol muayenesinde yasal sınırlar üzerinde alkollü olmasına bağlı olarak ehliyetine 6 ay süreyle el konulduğunu, işçinin iş sınırları dahilinde alkol kullandığının belgelerle sabit olduğunu, iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının şirketin tahsis ettiği hatla limit üzeri özel görüşmelerini iş görüşmesi olarak beyan etmesi ile çalışanlar ve iş ortakları ile ilişkilerini yönetmekte zaafiyet göstermesi ve yetkilerini suistimal etmesi, şirketin iş güvenliği politikalarına aykırı davranması olaylarının ıspatlanamadığı, davacının eşi adına kiralanmış olan aracın kirasını bizzat ödediği, yakıt ve diğer masraflarını karşıladığı dolayısıyla taşeron firma tarafından davacıya araç tahsisinin söz konusu olmadığı,davacının mesai saati dışında alokollü olarak şirket aracını kullanması nedeniyle ehliyetine 6 ay süre ile el konulduğu, mesai dışında alkollü olarak şirket aracını kullanmasının ve ehliyetine el konulması konusunda savunma ile fesih ihbarının birbiri ile çeliştiği, şirket araç tahsisi ve kullanma politikasını belirleyen prosedürün 5.C.4 maddesinin,”çalışan mesai saatleri içinde ve görevi nedeniyle yaptığı seyahatler boyunca alkollü araba kullanma nedeniyle trafik cezası alırsa İK servisleri ve MIS müdürlüğü tarafından yazılı uyarı verilir 2. kez bu konuda trafik cezası alırsa araç geçici olarak geri alınır ve disiplin kurulana sevk edilir disiplin kurulunun vereceği karar doğrultusunda hareket edilir.” düzenlemesini içerdiği, buna göre davacıya uyarı cezası verilmesi gerektiği belirtilerek, iş akdinin haklı ve geçerli bir neden olmadan fesh edildiği, feshin son çare olması ilkesine uyulmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
İş Kanunu’nun 18. maddesi bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanun’un 25/II. maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan, işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde geçerli sebep olabilir. İşçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutumu işyerinde üretim ve iş ilişkisi sürecine herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz.
4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Dosya içeriğinden, davacının 10/10/2000-28/04/2010 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde planlama müdürü olarak çalıştığı, iş sözleşmesinin 28/04/2010 tarihli fesih bildirimi ile, davacının şirkete ait aracı mesai dışında alkollü olarak kullandığı ve ehliyetine el konulduğu, Teknik Bölge BÇO’su Fırat Telekom’ a ait aracı 2010 şubat ayından itibaren eşi adına kiralayarak, ehliyetsiz olarak kullanmak sureti ile iş ortakları ile menfaat ilişkisine girdiği, bu ilişkinin diğer çalışanlar ve taşeronlarca da bilinmesi nedeniyle şirket itibarı açısından olumsuz yargılara yol açtığı, şirketin tahsis ettiği hatla limit üzeri özel görüşmeler yaparak bunları iş görüşmesi olarak beyan ettiği, çalışanlar ve iş ortakları ile ilişkilerini yönetmekte zaafiyet gösterdiği ve yetkilerini suistimal ettiği, şirketin iş güvenliği politikalarına aykırı davranışlar içinde bulunduğu nedenleriyle 28.04.2010 tarihi itibariyle disiplin kurulunun 22.04.2010 tarihli kararı doğrultusunda 4857 sayılı Kanun’un 25/II. maddesince tazminatsız olarak feshedildiği, davacının şirkete ait aracı 20.11.2010 tarihinde saat 23.15 sularında 1.02 promil alkollü olarak kullandığı nedeniyle ehliyetine el konulduğu, idari para cezası uygulandığı,şirketce iş görüşmeleri için tahsis edilen hatta limit aşımı yaptığı nedeniyle davacıdan 2010 Nisan ayında 127,00 TL telefon kesintisi yapıldığı,şirket araç tahsisi ve kullanma politikasını belirleyen prosedürün 5.C.4 maddesinde “çalışan mesai saatleri içinde ve görevi nedeniyle yaptığı seyahatler boyunca alkollü araba kullanma nedeniyle trafik cezası alırsa İK servisleri ve MIS müdürlüğü tarafından yazılı uyarı verilir 2. kez bu konuda trafik cezası alırsa araç geçici olarak geri alınır ve disiplin kurulana sevk edilir. Disiplin kurulunun vereceği karar doğrultusunda hareket edilir.” düzenlemesini içerdiği dolayısıyla çalışanın mesai saati içinde dahi alkollü olarak araç kullanmasının ilk defasında fesih nedeni olarak düzenlenmediği yazılı uyarı cezası ile yetinildiği 2. kez olması halinde disiplin kuruluna sevki ile disiplin kurulunun vereceği karara göre hareket edileceği ,hususlarının belirtildiği anlaşılmıştır.
Somut olayda, davacının mesai saatleri dışında şirkete ait aracı ilk defa alkollü kullanmasının şirket araç tahsisi ve kullanma politikasını belirleyen prosedürün 5.C.4 maddesince fesih nedeni sayılamayacağı doğru ise de, Teknik Bölge BÇO’su Fırat Telekom’a ait aracı 2010 Şubat ayından itibaren eşi adına kiralayarak, ehliyetsiz olarak kullandığı davacının da kabulünde olup, aracın kira bedelini ve yakıt giderlerini ödemesinin, çalışanlar ve iş ortakları ile ilişkilerini yönetmekte zaafiyet gösterdiği, yetkilerini suistimal
ettiği ve ehliyetsiz araç kullanarak iş güvenliğini tehlikeye düşürdüğü gerçeğini ortadan kaldırmayacağı gibi şirketin tahsis ettiği hatla limit üzeri özel görüşmeler yaparak bunları iş görüşmesi olarak beyan ettiği hususunda, davacıdan limit aşımı nedeniyle 2010 Nisan ayında 127,00 TL telefon ücreti kesintisi yapıldığı, davacının bu kesintiyi ihtirazi kayıt koymaksızın ödemesinin iddiayı zımni olarak kabul ettiği anlamına geleceği anlaşılmış olup, davacının bu eylemleri, haklı fesih oluşturacak ağırlıkta olmasa da işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlar olarak kabul edilerek iş akdinin geçerli nedenle feshedilmesi şartlarını oluşturduğu gözetilmeden davanın reddi yerine kabulüne yönelik yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir
HÜKÜM :Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 70,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 04.05.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.