YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7417
KARAR NO : 2010/4915
KARAR TARİHİ : 29.04.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 1.5.1983 tarihinin sigortalılığına ve emekliliğine başlangıç teşkil ettiğinin tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Davacı, 01.05.1983 tarihinin sigortalılığına ve emekliliğine başlangıç teşkil ettiğinin tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davacının sigortalılık başlangıcının 01.05.1983 tarihi olduğunun tesbitine karar verilmiştir.
Davacıya ait 01.05.1983 tarihli işe giriş bildirgesinin davalı Kuruma süresi içerisinde verildiğine dair uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, somut olayda fiili çalışma olgusunun yöntemince kanıtlanmış olup olmadığı, mahkemece bu yönde yapılan inceleme ve araştırmanın hükme yeterli bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Gerçekten; 506 sayılı Sosyal Sigortalar Yasa’sının 2 ve 6. maddelerinde açıkça belirlendiği üzere, sigortalılığın oluşumu yönünden çalışma olgusunun varlığı zorunludur. Eylemli veya gerçek biçimde çalışmanın varlığı saptanmadıkça, hizmet akdine dayanılarak dahi sigortalılıktan söz edilemez. Fiili veya gerçek çalışmayı ortaya koyacak belgeler, işe giriş bildirgesiyle birlikte 506 sayılı Yasa’nın 79. maddesinde belirtilen sigortalının gün sayısını, kazanç durumunu, çalışma tarihleriyle birlikte ortaya koyan aylık sigorta gün bilgileri ile Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin 17. maddesinde belirtilen 4 aylık prim bordroları gibi Kuruma verilmesi zorunlu belgelerdir. Yöntemince düzenlenip süresi içerisinde Kuruma verilen işe giriş bildirgesi, kişinin işe alınmış olduğunu gösterirse de fiili çalışmanın varlığının ortaya konulması açısından tek başına yeterli kabul edilemez. Sigortalılıktan söz edebilmek için, çalışmanın varlığı, Yargıtay uygulamasında 506 sayılı Yasanın 79/10. maddesine dayalı sigortalılığın tespiti davaları yönünden kabul edilen ilkelere uygun biçimde belirlenmelidir. Zira, sigortalılığın başlangıcına yönelik her dava sigortalılığın tespiti istemini de içerir. Aksine düşünce, özellikle yaşlılık aylığının kabulü için öngörülen sigortalılık süresi yönünden çalışanlar ile çalışmayanlar arasında adaletsiz ve haksız bir durum yaratır. Bu nedenle, işe giriş bildirgesinin verildiği ancak yasal diğer belgelerin bulunmadığı durumlarda çalışma olgusunu ortaya koyabilecek inandırıcı ve yeterli kanıtlar aranmalı, kamu düzenine dayalı bu tür davalarda hakim, görevi gereği doğrudan soruşturmayı genişleterek sigortalılık koşullarının oluşup oluşmadığını belirlemelidir. Bu yön, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555, 5.2.2003 gün 2003/21-35-64, 15.10.2003 gün 2003/21-634-572, 3.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 2004/21-479-578, 10.11.2004 gün 2004/21-538 ve 1.12.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 01.05.1983 tarihinde 46579 işyeri sicil numaralı işyerinde işe girdiğine dair işe giriş bildirgesinin 05.07.1983 tarihinde Kuruma verildiği, 25329 işyeri sicil numaralı işyerinin 15.03.1983 tarihinde 506 sayılı Yasa kapsamına alındığı, bu işyerinden 1983/2.dönemde bordro verilmediği, dinlenen tanığın bordro veya komşu işyeri tanığı olup olmadığının belli olmadığı anlaşılmaktadır.Davacının işe giriş bildirgesindeki işyeri sicil numarası ile Yasa kapsamında olduğu bildirilen ve 1983/2.dönem bordrosu verilmediği belirtilen işyerinin sicil numaraları farklıdır.Mahkemece, davacı adına verilen işe giriş bildirgesindeki 46579 işyeri sicil numaralı işyerinin 506 sayılı Yasa kapsamında olup olmadığı ve bu işyerine ait bildirge tarihi itibariyle dönem bordrosu verilip verilmediği sorulmadan ve komşu işyeri araştırması yapılmadan istemin kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
Yapılacak iş; davacı adına verilen işe giriş bildirgesindeki 46579 işyeri sicil numaralı işyerinin 506 sayılı Yasa kapsamında olup olmadığını sormak, bu işyerine ait varsa bildirge tarihi itibariyle dönem bordrosu verilip verilmediğini araştırmak, dönem bordrosu verilmiş olması halinde davacı ile aynı dönemde işyerinde çalışmış ve işverenin bordrolarına, resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlarını tesbit edip beyanlarına başvurmak,dönem bordrosu verilmediğinin tesbiti halinde ise ilgili SGK İl Müdürlüğünden gerekirse zabıta marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde bildirge tarihinde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanlarının; yoksa işyeri sahiplerinin araştırılıp tesbit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak, gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde 506 sayılı Yasa’nın 2, 6, 9 ve 79/10. maddeleri gereğince kanıtladıktan sonra sonucuna göre karar vermektir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 29.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.