Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/9537 E. 2013/17026 K. 24.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9537
KARAR NO : 2013/17026
KARAR TARİHİ : 24.09.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, 01/01/1996 – 15/03/2010 tarihleri arasında yasal şartların oluştuğu dönemlerde zorunlu SSK’lı çalışmaları dışında Tarım … sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre tarafların sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı; … sigortalılığı süreleri harince, 2926 sayılı Kanun’a göre Tarım … sigortalısı olduğu sürelerin tespitini istemiştir.
Mahkemece; taraflar arasında uyuşmazlık bulunmayan dönem haricinde davacının, 01.01.1996 – 31.05.1998 ve 01.01.1999 – 15.03.2010 tarihleri arasında toplam 357 günlük 506 sayılı Yasa kapsamındaki çalışması haricinde 2926 sayılı Yasa uyarınca Tarım … sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmişse de hüküm dosya kapsamındaki belgelere uygun bulunmamaktadır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının Nisan 1995, Mayıs 1998, Nisan 2000-2001-2003 tarihlerinde prim kesintisi bulunduğu, davalı Kurum tarafından 01.05.1995 – 31.12.1995, 01.06.1998 – 31.12.1998 tarihleri arasında ve 16.03.2010 tarihinden beri 2926 sayılı Yasa kapsamında sigortalı sayıldığı, 05.01.2001 – 04.04.2011 tarihleri arasında kooperatif kaydı, 15.09.2006 – 11.10.2010 tarihleri arasında ve 04.04.2011 tarihinden beri devam eden ziraat odası kaydı bulunduğu ve davacının 506 sayılı Yasa kapsamında çalışmasının bulunmadığı, mahkeme tarafından yazılan yazıya verilen cevap ile gönredilen hizmet cetvelinin davacıya ait olmadığı, ancak mahkemece bu hizmet cetvelindeki süreler dışlanarak hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Kanun’da, 506 sayılı Kanun’un 79. maddesindeki gibi, geçmiş Tarım … hizmetlerinin tespitine ilişkin bir düzenleme mevcut değildir. Anılan kanunun 5. maddesinde, 7. maddede belirtilen süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin, kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlayacağı belirtilmiştir. Kanunun 10. maddesindeki kayıtlar Kurum tarafından yapılacak olan tescil işlemleri için uygulama alanı bulmaktadır.
Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş kararları; Kurumun prim alacaklarını Bakanlar Kurulu kararı ile ürün bedellerinden tevkifat suretiyle tahsil etmesi halinde, …’un prim ödenmesine rağmen, sigortalıyı re’sen kayıt ve tescil etmemesi, yasanın kendisine yüklediği re’sen tescil yükümlülüğüne aykırılık teşkil ettiğinden, prim tevkifatının yapıldığı tarihi izleyen aybaşından itibaren sigortalı olarak kabulü gerektiği yönündedir.
İlk prim kesintisini izleyen yıllarda prim kesintisi veya ürün tesliminin gerçekleştiğinin belirlendiği durumlarda, bu yıllar için de tespit kararı verilmesi gerekmektedir.
Tarım … sigortalılığının temel koşulu 2926 sayılı Kanun’un 2/1 ve 3/b maddelerinde belirtildiği gibi, tarımsal faaliyette bulunmaktır. Prim tevkifatına dayalı tespit davasında, salt ziraat odası ve kooperatif kaydı gibi belgelerin bulunması, davanın kabulü için yeterli değildir. Tarımsal faaliyetin sürdüğünün, faaliyete ilişkin olarak hangi tarımsal ürünlerin üretildiği, nereye satıldığı veya teslim edildiği gibi hususlar da somutlaştırılarak belirlenmelidir. Prim tevkifatı ve ürün tesliminin, bir-iki yıl dışında süreklilik arz ettiği hallerde de tarımsal faaliyetin sürekli olduğu kabul edilebilir.
Prim kesintisinin bulunmadığı yıllarda, tarımsal faaliyetin saptanması bakımından, ürünlerin ne şekilde değerlendirdiğini ortaya koymak, davacının tarımsal faaliyete elverişli taşınmazlarının bulunup bulunmadığını araştırmak, tarımsal faaliyetin taşınmazların kiralanması suretiyle yürütüldüğü iddia ediliyor ise, bu konuda taşınmazların kimden, hangi yıllar için kiralandığı, hangi tarımsal ürünlerin üretimi için faaliyette bulunulduğu, kiralayan kişinin Tarım … sigortalılığının bulunup bulunmadığı, kiracının kiralama yoluyla tarımsal faaliyetini yürütmeye elverişli tarımsal alet edevatının bulunup bulunmadığı gibi ayrıntılı araştırma yapmak, gerektiğinde tarımsal faaliyetin yapıldığı iddia edilen dönemdeki muhtar ve azaların bilgilerine başvurmak, özetle, tarım faaliyetinin devam edip etmediğini hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde ortaya koymak ve sonucuna göre hüküm kurmak gerekir.
Mahkemece; yukarıda belirtilen hususlara uygun ayrıntılı araştırma yapılmadan 01.01.2004 – 15.03.2010 dönemi için tespite karar verilmesi, ayrıca 506 sayılı Yasa kapsamında tescili bulunmayan davacının çalışması bulunduğundan bahisle çalışmalar dışlanarak karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 24.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.