Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2013/3285 E. 2013/9887 K. 16.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/3285
KARAR NO : 2013/9887
KARAR TARİHİ : 16.05.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden … maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava zararlandırıcı sigorta olayı sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Davacı, davalı işverenin işçisi olarak çalışırken 18.10.2009 tarihinde gerçekleşen iş kazası nedeniyle büyük oranda iş göremez duruma geldiğini ileri sürerek 88.989,00.- TL maddi, 150.000,00.- TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece taleple bağlı kalınarak 88.989,44.- TL maddi ve 75.000,00.- TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiş, karar taraflarca temyiz edilmiştir.
Sigortalıya bağlanacak gelir ve hükmedilecek tazminatın miktarını doğrudan etkilemesi nedeniyle, işçide oluşan meslekte kazanma güç kayıp oranının hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeksizin saptanması gerektiği açıktır. Dosyadaki kayıt ve belgelerden, SGK’nun 04.01.2011 tarihli yazısında davacının 18.10.2009 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle % 54 oranında malul olduğuna, 15.10.2011 tarihinde kontrol muayenesi gerektiğine karar verildiği bildirilmiş, Kurumun 03.02.2012 tarihli yazısında ise davacının peşin sermaye değerleri % 52 maluliyet oranı üzerinden bildirilmiştir. Hal böyle olunca, davacı sigortalının sürekli iş göremezlik oranının kesinleşmediği, hükme esas alınan hesap raporunda ise kesinleşmeyen % 54 maluliyet oranının esas alındığı anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş, SGK Başkanlığından davacının yapılan kontrol muayenesi sonucu sürekli iş görmezlik oranının değişip değişmediği sorularak, sigortalının sürekli iş göremezlik oranının kesinleşmesi halinde çıkacak sonuca göre maddi ve manevi tazminat istemleri hakkında bir karar vermekten ibarettir.
3- Kabule göre de;
Davacının, iş kazasında % 40 ve davalının ise % 60 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. B.K.’nun 47.maddesinde, bedensel bütünlüğün bozulması halinde, Hakimin, olayın özelliklerini göz önünde bulundurarak zarar görene adalete uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar vereceği öngörülmüştür. Bedensel bütünlük, eş değişle vücut bütünlüğü kavramının fiziksel bütünlük yanında ruhsal bütünlüğü ve sağlığı da kapsadığı tartışmasızdır. Olayın özelliklerinin neler olduğu 22.06.1966 gün 1966/7-7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nda açıklanmıştır. Bunlar her olayda değişebildiğinden Hakimin, kararında bu özellikleri, objektif ölçülere göre göstermesi gerekir.
Öte yandan manevi tazminatın tutarını belirleme görevi, Hakimin taktirine bırakılmış ise de, hükmedilen tutarın uğranılan manevi zararla orantılı ve duyulan üzüntüyü hafifletecek nitelikte olması gerekir. Hakimin bu konudaki taktir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, işçinin sürekli iş göremezlik oranı, yaşı ve olay tarihi gibi durumları göz önünde tutması gerektiği söz götürmez.
Olayın oluş şekline, müterafık kusur oranlarına, mahkemece hükme esas alınan maluliyet oranına, husule gelen elem ve ızdırabın derecesine, tarafların sosyal ve ekonomik durumuna, paranın alım gücüne, özellikle 26.06.1966 gün ve 1966/7-7 sayılı içtihadı birleştirme kararının içeriğine ve öngördüğü koşulların somut olayda gerçekleşme biçimine, hak ve nesafet kurallarına göre hükmedilen manevi tazminatın fazla olduğu açıktır.
O halde, tararfların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde taraflara iadesine, 16/05/2013 gününde oy birliği ile karar verildi.