YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7425
KARAR NO : 2010/5773
KARAR TARİHİ : 13.05.2010
MAHKEMESİ :… Mahkemesi
Davacı, ilk işe giriş tarihinin 09.04.1975 olduğunun ve 29.12.2003 tarihi itibariyle emekliliğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının ilk işe giriş tarihinin 09.04.1975 tarihi olduğunun ve 29.12.2003 tarihi itibariyle yaşlılık aylığına hak kazandığının tesbiti istemine ilişkindir.
Davacı 30.05.2007 tarihli dilekçesi ile beyanda bulunarak, ilk işe giriş tarihinin 09.04.1975 olduğunun tesbitine ilişkin talebinden vazgeçtiğini,… ve … sigorta sicil numaralarının kendisine ait olduğunun tesbiti ve Kurum tarafından reddedilen tahsis talebinin kabulüne, 29.12.2003 tarihi itibariyle yaşlılık aylığına hak kazandığının tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece istemin kabulü ile, davacının ilk işe giriş tarihinin 09.04.1975 tarihi olduğunun tesbiti ile 29.12.2003 tarihi itibariyle yaşlılık aylığına hak kazandığının tesbitine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, … sicil numaralı … oğlu … 1956 doğumlu …’ın 09.04.1975 tarihinde 2198 işyeri sicil numaralı Yem Fabrikası AŞ unvanlı işyerinde işe girdiğine dair işe giriş bildirgesinin 14.05.1975 tarihinde Kurum’a verildiği, bildirgenin imzalı olduğu,bildirgede hane, cilt, sayfa numarasının yer almadığı, … sigorta sicil numaralı dosyada ilk işe giriş tarihi 09.04.1975 olarak görünen … ili, … ilçesi, Kökez mahallesi, cilt 2, hane 181,birey sıra no 9 da nüfusuna kayıtlı … ve … oğlu … 02.04.1956 doğumlu, … TC kimlik numaralı … isimli kişinin kayıtlı olduğu, … sigorta sicil numaralı … 17.02.1958 doğumlu … İli hane 2,cilt 43,sayfa 144 te nüfusuna kayıtlı,… oğlu …’ın 03.09.1979 tarihinde 11 işyeri sicil numaralı … Yol Depo Şefliği unvanlı işyerinde işe girdiğine dair işe giriş bildirgesinin 10.09.1979 tarihinde Kurum’a verildiği,imzalı olduğu, … sigorta sicil numaralı …’ın ilk işe girişinin 01.09.1979 tarihinde 11 işyeri sicil numaralı işyerinden yapıldığı,1979/3.dönem ile 1985/1.dönem arasında değişik işyerlerinden bildiriminin bulunduğu,… sigorta sicil numaralı …’ın ise ilk işe girişinin 09.04.1975 tarihinde 2198 işyeri sicil numaralı işyerinden yapıldığı,1975/2.dönemde 2198,1975/3. ve 4. dönemde 2294 işyeri sicil numaralı işyerinden bildiriminin yapıldığı,1985/2.dönemden itibaren de 2000/2.döneme kadar değişik işyerlerinden bildiriminin bulunduğu, davacının … sigorta sicil numaralı,… Merkez, Yavı köyü, cilt no,95 ,hane no 2 de nüfusuna kayıtlı … ve … oğlu … 17.02.1958 doğumlu … olduğu,… oğlu … 1956 doğumlu …’ın kaydına rastlanmadığının bildirildiği, … Merkez Yavı köyünde … oğlu 1958 doğumlu … dışında başka bir kişinin olmadığının tesbit edildiği, … raporuna göre, 1956 doğumlu … adına düzenlenmiş 01.07.1975 tarihli işe giriş bildirgesi ile 03.09.1979 tarihli 1958 doğumlu … adına düzenlenmiş işe giriş bildirgelerindeki imzaların biçimsel olarak benzerlik gösterdiği ancak daha ileri bir tesbite gidilemediğinin anlaşılmaktadır.
HUMK.’nun 83. ve devam maddelerinde düzenlenmiş olan ıslah müessesesi, mahkemeye yöneltilmesi gereken tek taraflı ve açık bir irade beyanı ile tarafların dilekçelerinde belirttikleri vakıaları, dava konusunu veya istem sonucunun değiştirebilmesi imkânını sağlamaktadır. Usule ilişkin işlemlerin tamamen ya da kısmen ıslahı mümkündür. Ancak, her iki durumda da usulüne uygun açılmış bir davanın bulunması şarttır. Başka bir anlatımla ıslah, açılmış bir davada taraflarca yapılmış usule ilişkin işlemlere yönelik olarak yapılmalıdır. Bu bağlamda, yargılaması devam eden bir dava içinde ıslah ile ikinci bir davanın açılması olanağı bulunmamaktadır. Davacı isterse dava dilekçesini tamamen ıslah ederek dava konusunu değiştirebilirse de, yeni dava konusu önceki dava konusunun yerine geçer ve yine tek bir dava söz konusu olur. Islah talebi başvuru harcının yanında peşin nisbi ıslah harcının yatırılmasını da gerektirir. İnceleme konusu olan bu olayda davacı 29.05.2007 tarihli dilekçesi ile davasını tümüyle ıslah ettiğinden, ıslah dilekçesinin harçlandırılması gerekirken, harç alınmadan usulüne uygun olmayan ıslaha değer verilerek davaya devam edilmesi doğru değildir.
Öte yandan,bu tür davalar için özel bir ispat yöntemi öngörülmemiş ise de davanın niteliğinin kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir.Somut olayda, 09.04.1975 tarihli işe giriş bildirgesindeki çalışmanın … sigorta sicil numaralı dosyada ilk işe giriş tarihi 09.04.1975 olarak görünen … ili … ilçesi Kökez mahallesi cilt 2,hane 181,birey sıra no 9 da nüfusuna kayıtlı … ve … oğlu … 02.04.1956 doğumlu … TC kimlik numaralı … isimli kişinin hizmetleri olarak göründüğü,03.12.2008 tarihli bilirkişi raporunda bu kişinin aslında … Kalkan olduğu gerekçesiyle bu kişiye ait sicil numarasındaki 98 günlük çalışma davacıya mal edilmek suretiyle sonuca gidilmiş ise de … doğumlu kişinin nüfustan kaydı sorulup zabıta araştırması yaptırılarak böyle bir kişinin olup olmadığı tesbit edilmeden ve böyle bir kişi varsa hizmet cetvelindeki 1975 yılındaki 98 günlük çalışmanın davacıya ait olup olmadığı, işyeri dönem bordro tanıklarının beyanlarına başvurulmadan eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
Yapılacak …; öncelikle davacıya 29.05.2007 tarihli ıslah dilekçesini harçlandırmak,için önel vermek davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınarak, … ve … oğlu … 02.04.1956 doğumlu … TC kimlik numaralı … isimli bir kişi olup olmadığını ilgili Nüfus Müdürlüğünden sormak, bu kişinin nüfusa kayıtlı olduğu yerde zabıta araştırması yaptırmak, … sigorta sicil numarası altında 1975 yılında 2198 ve 2294 işyeri sicil numaralı işyerlerinde geçen çalışmaların kime ait olduğunu tesbit etmek, bu nedenle 1975 yılındaki çalışmaların geçtiği işyerlerinde davacı ile aynı dönemlerde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlarına geçmiş bordro tanıkları,yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına, resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlarını tesbit edip beyanlarına başvurmak ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın,yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup ,bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 13.05.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.