YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6300
KARAR NO : 2012/8791
KARAR TARİHİ : 04.05.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili ilaç fiyatlarında yapılan değişiklik sebebi ile ilave ıskontolar yapıldığını, bu durumun uygulanmaya başlanmasından sonra şirketin mali durumunun etkilenecei söylenerek toplu işçi çıkarma kararı alan şirketin durumu Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirdiğini, başarılı ve özverili şekilde çalışan müvekkilinin 4857 sayılı İş Kanunu’na göre alması gereken her türlü hakkını bertaraf etmek için ikale sözleşmesi imzalatıldığını, ikale sözleşmesinin 4857 sayılı Kanun hükümlerine aykırı olduğunu belirterek, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı vekili Sosyal Güvenlik Kurumu ilaç fiyatlarında yeniden düzenlemeler yapan tebliğ ile ilaç fiyatlarında tekrar indirim yapıldığını söz konusu indirimlerin halen etkisini sürdürmekte olan ekonomik krizin etkilerinin direk olarak müvekkili şirkete yansımasına yol açtığını, şirket yönetim kararı ile tedbirler alındığını öncelikli işten ayrılmak isteyenlere ihbar, kıdem tazminatı ve ek ödeme vererek ikale anlaşması yapmak sureti ile işten ayrılma imkanı tanındığını, haklarını alarak ayrılmak isteyen çalışanlar ile ikale sözleşmesi imzalamak sureti ile iş sözleşmesini karşılılı olarak anlaşma ile sona erdirildiğini, davacının bu imkanı kullandığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece ikale sözleşmesinin alındığı durum ve şartlar nazara alındığında davacının iradesinin fesada uğradığı, Sağlık Bakanlığı ilaç fiyat kararnamesi gerekçe gösterilerek işten çıkarmalar yapılmış ise de ilaç fiyat kararnamesi ve krize ilişkin olarak haklı fesih hususunda somut delil sunulmadığı, ilaç fiyat kararnamesini bahane ederek bir kısım çalışanın iş sözleşmesinin feshi cihetine gidildiği kanaati oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İş sözleşmesinin ikale ile sona erip ermediği konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı Kanun’un 18 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olan iş güvencesi hükümleri işçiyi işverenin feshine karşı koruma amacını taşımaktadır. Sözleşmenin işverenin feshi dışındaki bir nedenle sona ermesi halinde iş güvencesi hükümleri uygulanamaz. Bu bağlamda sözleşme ikale (bozma sözleşmesi) ile sona ermişse işçi iş güvencesi hükümlerine dayanarak feshin geçersizliğine karar verilmesini talep edemeyecektir.
İkale, sözleşmenin tarafların ortak iradeleriyle sona erdirilmesidir. Niteliği itibariyle bir sözleşme olması sebebiyle ikale tarafların serbest iradelerine dayanmalıdır. Ayrıca ikale icabı işverenden gelmişse kanuni tazminatlarına ilaveten işçiye ek bir menfaatın sağlanması (makul yarar) gerekir. Aksi halde iş sözleşmesinin ikale ile sona erdirildiğinden söz edilemez.
Somut olayda; satış ve tanıtım sorumlusu olarak çalışan davacının “22.05.1995 tarihinden beri çalıştığım işyerimden ikale anlaşması yaparak ayrılıyorum” şeklinde 10.01.2011 tarihinde eli ile yazdığı ve imzaladığı dilekçe üzerine karşılıklı mutabakat ile tarafların iş sözleşmesini sonlandırmaya karar verdiği; işçinin hesabına kıdem, ihbar tazminatı ve ek ödeme yapıldığına ilişkin 10.01.2011 tarihli ikale sözleşmesi yapıldığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Davacı imzaladığı dilekçesindeki imza ve yazısını inkar etmemiştir. Davacı sözü edilen dilekçenin baskı altında alındığını belirtmiş ise de iradeyi fesada uğratan halleri yeterli ve inandırıcı delillerle kanıtlamış değildir. Davacının eğitim durumu, unvanı, kıdemi, tarafların iddia ve savunması, dosyaya delil olarak sunulan belgeler, tanık beyanları, davacıya yapılan ödeme, taraflar arasında ikale sözleşmesine yönelik karşılıklı iradenin bulunduğunu göstermektedir. İş sözleşmesinin ikale ile son bulduğu hallerde işçi feshin geçersizliği ile işe iade talep edemez. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulü yönünde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 120,60 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 04.05.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.