Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2013/2183 E. 2013/15935 K. 16.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/2183
KARAR NO : 2013/15935
KARAR TARİHİ : 16.09.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, sigortalılık başlangıç tarihinin 01/09/1986 olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

K A R A R

Davacı, 01/09/1986 tarihini sigortalılık başlangıcı olarak tespiti ile ilgili işyerindeki hizmetin diğer hizmetleri ile birleştirilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulü ile davacının sigortalılık başlangıcının 01/09/1986 tespit ve tesciline karar verilmiştir.
Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli değildir. Aynı zamanda o kimsenin Yasa’nın belirlediği biçimde (506 sayılı Yasa’nın 2. maddesi ve 5510 sayılı Yasa’nın 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Yasa’nın 6. maddesi ile 5510 sayılı Yasa’nın 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.
Dosya içeriğinden, davacının iddia edilen işverene bağlı olarak 01/09/1986 tarihinde çalışmaya başladığını gösterir işe giriş bildirgesinin usulüne uygun olarak 13/10/1986 tarihinde Kuruma intikal ettirildiği, davacının çalıştığını iddia ettiği döneme ilişkin işveren tarafından kuruma bildirilen prim bordrosunun bulunmadığı, iddia edilen tarihe en yakın prim bordrolarının 1988 yılına ait olup, … ve … isimli işçilere ait olduğu, bu şahısların ise mahkemece kimlik bilgileri ve adresleri tespit edilerek re’sen dinlenmediği; hizmet cetveline göre davacının ilk sigorta priminin, 1991 yılının 3. döneminde, 628266 sicil numaralı başkaca bir işverence ödendiği, mahkemenin dosya kapsamına göre bordro tanığı ya da komşu iş yeri tanığı olduğu tespit edilmeyen davacı tanıkları … ve … isimli tanıkların anlatımına göre sonuca gittiği görülmüştür.

Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmeli, buna göre dönem bordrosunda yer alan ve davacının talep ettiği tarihte çalışması mevcut tanıklar ile gerektiğinde komşu işyerleri çalışanları olduğu kayıtlarla ya da emniyet yolu ile yaptırılacak araştırma ile belirlenen kimselerin beyanlarına başvurulmalı, sonucuna göre karar verilmelidir.
Somut olayda; davalı iş yeri tarafından Kuruma verilen ve davacının çalıştığını iddia ettiği tarihe en yakın tarih olan 1988 yılı dönem bordrolarında adı geçen … ve … isimli işçiler ile yine davacının iddia ettiği tarih esas alınarak komşu işyeri araştırması yaptırılıp, tespit edilecek komşu işyerlerinde çalışan komşu işyeri bordro tanıkları ve komşu işyeri sahipleri tanık olarak dinlenmeksizin; bordro tanığı yada komşu iş yeri tanığı olduğu tespit edilmeyen davacı tanıklarının anlatımına göre hüküm kurulduğu tespit edilmiştir.
Yapılacak iş; davacının çalıştığını iddia ettiği döneme ait kuruma ibraz edilen bordro bulunmadığı anlaşılmakla; ilgili işverenlikçe Kuruma ibraz edilen ve davacının çalıştığını iddia ettiği tarihe en yakın tarih olan 1988 yılı dönem bordrolarında adı geçen … ve … isimli işçilerin kimlik ve adres bilgilerinin araştırılarak, re’sen tanık olarak dinlemek; ayrıca Kurumdan bilgi alınarak veya Belediye, emniyet ve muhtarlık yoluyla yaptırılacak araştırma sonucu iş yerine komşu veya yakın işyerlerinden belirlenen çalışanların ve işyeri sahiplerinin beyanlarına başvurmak, ayrıca davacının yaptığı işin ne olduğu, işe uygun nitelikli eleman olup olmadığı, aldığı ücret gibi hususları da tespit etmek, sonucuna göre karar vermektir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 16/09/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.