Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2011/10033 E. 2012/3750 K. 09.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10033
KARAR NO : 2012/3750
KARAR TARİHİ : 09.03.2012

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, davacının iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, boşta geçen süre ücret ve diğer haklar ile işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminatın belirlenmesini istemiştir.
Davalı … şirketi vekili cevap dilekçesinde; davacının çalıştığı işyerinin … Hizmet Yönetim A.Ş olduğunu, davalı şirketin ise büfelerin işletilmesi işini … şirketine ihale ettiğini, muvazanın söz konusu olmadığını, davanın husumet yönünden yanlış açıldığını ve reddi gerektiğini, davacının iş akdinin fesih sebebinin hırsızlık olduğunu, davacı hakkında iş arkadaşları tarafından hırsızlık yaptığına, işe düzenli gelmediğine ve disiplinsiz davranışlar içinde olduğuna dair şikayetler olduğunu ve son olarak davacının 09/01/2010 tarihinde büfeden sakız çaldığının tespit edildiğini, bu olay üzerine davacının yazılı savunmasının alındığını, davacının savunmasında hırsızlık olayını kabul ettiğini, disiplin kurulunun da 14/01/2010 tarihinde davacının iş akdinin feshine karar verdiğini, iş sözleşmesinin belirli süreli olduğunu, davacının iş güvencesinden yararlanmasının mümkün olmadığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
İhbar olunan şirket vekili cevap dilekçesinde; davacının iş akdinin iyi niyet ve ahlak kurallarına aykırı hareketi nedeniyle feshedildiğini, feshe konu olayın 09/01/2010 tarihinde meydana geldiğini, davacının bu tarihte servis elemanı olarak çalıştığı gemide büfeden sakız aldığını ve ücretini ödemediğini, aynı tarihte savunmasının istenildiğini, verdiği yazılı savunmasında olayı kabul ettiğini, 14/01/2010 tarihinde toplanan işyeri disiplin kurulunun işyeri disiplin yönetmeliğinin 4/f maddesi gereğince iş akdinin feshine oybirliği ile karar verdiğini ileri sürerek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, … A.Ş.’ye ait gemi ve alanlardaki büfe işletmelerinde yürütülen kafeterya hizmetinin işletmeciliğinin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın iştiraki olan davalı … A.Ş. tarafından yürütüldüğü, davalı şirket tarafından hizmet alım işlerinin değişik şirketlere ihale ile verildiği, … A.Ş. tarafından davacının çalışmalarının bildirildiği dava dışı şirketler ve ihbar edilen şirkete yaptırılan işin … A.Ş.’nin asli işi olduğu, asıl işveren-alt işveren ilişkisinin muvazaalı işleme dayandığı, alt işverenin işçilerinin başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi sayılması gerektiği, davacının zincirleme belirli süreli hizmet akitleriyle çalıştığı, dolayısıyla iş sözleşmesinin belirsiz süreli hizmet sözleşmesine dönüştüğü, davacının iş akdinin 09/01/2010 tarihinde görevini ifa ederken gemi büfesinden ücretini ödemeden sakız alarak ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı hareket ettiği gerekçesiyle feshedildiği, davacının bu eylemi bir defaya mahsus olarak gerçekleştirdiği, daha önce böyle bir eyleminin olmadığı, tek başına bu gerekçenin davalı işverenin geçerli nedenle davacının iş akdini feshetmesini gerektirmediği, yine büfeden sakız almasının ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan davranış olarak değerlendirilemeyeceği ve haklı nedenle iş akdinin feshini gerektirmediği, iş akdinin geçerli ve haklı nedenle feshedilmediği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık iş akdinin işverence haklı nedene dayalı olarak feshedilip feshedilmediği noktasındadır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II. maddesinde, “Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri: a)İş sözleşmesi yapıldığı sırada bu sözleşmenin esaslı noktalarından biri için gerekli vasıflar veya şartlar kendisinde bulunmadığı halde bunların kendisinde bulunduğunu ileri sürerek, yahut gerçeğe uygun olmayan bilgiler veya sözler söyleyerek işçinin işvereni yanıltması. b)İşçinin, işveren yahut bunların aile üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak sözler sarfetmesi veya davranışlarda bulunması, yahut işveren hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ihbar ve isnadlarda bulunması. c)İşçinin işverenin başka bir işçisine cinsel tacizde bulunması. d)İşçinin işverene yahut onun ailesi üyelerinden birine yahut işverenin başka işçisine sataşması veya 84. maddeye aykırı hareket etmesi. e)İşçinin, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması. f)İşçinin, işyerinde, yedi günden fazla hapisle cezalandırılan ve cezası ertelenmeyen bir suç işlemesi. g)İşçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki işgünü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü, yahut bir ayda üç işgünü işine devam etmemesi. h)İşçinin yapmakla ödevli bulunduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesi. ı)İşçinin kendi isteği veya savsaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi, işyerinin malı olan veya malı olmayıp da eli altında bulunan makineleri, tesisatı veya başka eşya ve maddeleri otuz günlük ücretinin tutarıyla ödeyemeyecek derecede hasara ve kayba uğratması.” hallerinde iş akdinin işverence haklı nedene dayalı olarak feshedilebileceği düzenlenmiştir.
Dosya içeriğinden, davacının 07/02/2008-14/01/2010 tarihleri arasında kesintisiz olarak, 07.02.2008-31.12.2008, 01.01.2009-31.03.2009, 01.04.2009-31.12.2009, 01.01.2010-14.01.2010 tarihleri arasında, … şirketinde ve … şirketinde kasiyer ve servis elemanı olarak çalıştığı, iş sözleşmesinin 18.01.2010 tarihli fesih bildirimi ile, davacının 09/01/2010 tarihinde görevini ifa ederken ahlak ve iyi niyet kurallarına aykırı hareket ettiğinin tutanakla tespit edildiği gerekçesiyle 4857 sayılı Kanun’un 25/II-e bendi uyarınca 14/01/2010 tarihi itibariyle feshedildiği, tarihsiz tutanakta, 09.01.2010 tarihinde servis elemanı olarak çalışan davacının sakız reyonundan ücretini ödemeden sakız aldığının belirtildiği, tutanak mümzinin olayı dolayı doğruladığı, davacının da savunmasında, nefsine yenildiğini, büfeden sakız aldığını, büfe sorumlusuna söyleyemediğini, parası olmadığından aldığını, hatasının farkında olmadan sakızı aldığını, özür dilediğini beyan ettiği, disiplin kurulunca, davacının 09.01.2010 tarihinde gemi büfesinden ücretini ödemeden sakız alarak Disiplin Yönetmeliğinin 4. maddesinin f bendine aykırı hareket ettiği nedeniyle iş akdinin feshine karar verildiği anlaşılmıştır.
Somut olayda, davacının 09.01.2010 tarihinde sakız reyonundan ücretini ödemeden sakız aldığı, tutanak mümzinin olayı dolayı doğruladığı, davacınında savunmasında, nefsine yenildiğini, büfeden sakız aldığını, büfe sorumlusuna söyleyemediğini, parası olmadığından aldığını, hatasının farkında olmadan sakızı aldığını, özür dilediğini beyan ettiği uyuşmazlık konusu olmayıp, eyleminin 4857 sayılı Kanun’un 25/II-e bendince, işçinin, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması fiilini oluşturduğu, davacının bu eylemini bir defa yapmasının fesih nedeni sayılamayacağı anlamına gelmeyeceği düşünülmeden, davanın reddi yerine yanlış yorum ile yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 93,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 09.03.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.