YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1074
KARAR NO : 2010/4966
KARAR TARİHİ : 29.04.2010
MAHKEMESİ :iş Mahkemesi
Davacı, davalı işveren nezdinde 25.11.2000- 11.10.2004 tarihleri arası çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının 25.11.2000-25.12.2000 tarihleri arasında davalıya ait un fabrikası işyerinde hizmet akdine dayalı olarak çalıştığının tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Yargılama sırasında dinlenen ve dönem bordrosunda isimleri yer almayan davacı tanıkları davacının iddiasını doğrulamış, ancak 2000 yılı 3. dönem bordrosunda ismi geçen 3 davalı tanığı ise davacıyı tanımadıklarını beyan etmişlerdir. Ayrıca, davacı, 25.11.2000 tarihinde davalıya ait işyerinde işe girdiğini ve 25.12.2000 tarihinde ise iş kazası geçirerek işten ayrıldığını iddia etmiştir. Aynı mahkemenin 2001/1043 Esas sayılı dosyasında davacı tarafından davalı … Gıda Un Tekstil Nakliye Tic. ve San. A.Ş. aleyhine açılan tazminat davası dosyasında mevcut Özel Silivri Millet Hastanesi’ne ait belgelerde, davacının 24.12.2000 tarihinde iş kazası geçirmesi nedeniyle anılan hastaneye başvurduğunun belirtildiği, hatta adres olarak (Form-A ve muvafakat belgesinde) … Gıda Un Sanayii Silivri adresinin yazılı olduğu görülmektedir. Mahkemece, 2000 yılı 3. dönem bordrosunda 20 kişinin ismi yer almasına rağmen, davalı şirket tarafından tanık olarak bildirilen 3 kişi dışında anılan dönem bordrosunda ismi geçen diğer kişilerin bilgilerine başvurulmamıştır.
Yasal dayanağı 506 sayılı Yasa’nın 79/10. maddesi olan bu tür hizmet tespitine yönelik davaların, kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi icap ettiği Dairemizin giderek Yargıtay’ın içtihadı gereğidir.
Yapılacak iş, davanın nitelikçe kişilerin sosyal güvenliğine ilişkin olması nedeniyle mahkemece, doğrudan soruşturma genişletilmek sureti ile, Sosyal Güvenlik Kurumu’na verilen 2000 yılı 3. dönem bordrosunda ismi yer alan toplam 20 kişi içerisinden resen (özellikle davacının davalıya ait işyerinde yaptığını iddia ettiği işi yapanlardan) tanıklar belirlemek, bu tanıkların bilgilerine başvurmak ve gerektiğinde davacının tesbitini istediği 25.11.2000-25.12.2000 tarihleri arasında çalıştığını iddia ettiği işyerine komşu olan işyerlerini belediye, emniyet veya jandarma vasıtasıyla saptamak, saptanan bu işyerlerinin kayıtlarına geçmiş kişileri, başka bir anlatımla, Sosyal Güvenlik Kurumu’nda kayıtları olan komşu işyeri veya benzer işi yapan işyeri sahiplerinin veya çalışanlarının bilgilerine başvurulmak ve olabildiğince delilleri toplayıp, bunları birlikte değerlendirerek sonucuna göre karar vermektir. Bu yön, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555, 5.2.2003 gün 2003/21-35-64, 15.10.2003 gün 2003/21-634-572, 3.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 2004/21-479-578, 10.11.2004 gün 2004/21-538 ve 1.12.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 29.04.2010 gününde oy birliği ile karar verildi.