Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/16136 E. 2010/12146 K. 06.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/16136
KARAR NO : 2010/12146
KARAR TARİHİ : 06.12.2010

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, 22.3.1985- 30.3.1998 tarihleri arasındaki sigortalılığını ve emeklilik işleminin iptaline ilişkin Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R
Davacı, kurumun tescil ve sigortalılığı ile yaşlılık aylığını iptal ettiğini belirterek dava konusu işlemin iptalini talep etmiştir.
Mahkemece; davacının 22/03/1985–30/03/1998 tarihleri arasındaki sigortalılığının ve emeklilik işleminin iptaline ilişkin kurum işleminin iptaline karar verilmiş ise de varılan bu sonuç yerinde değildir.
Her uyuşmazlığın, dayandığı işlem veya olayların meydana geldiği tarihte yürürlükte olan yasal kurallara göre çözümlenmesi gerekeceği ilkesinden hareketle yasal koşulların ayrı ayrı ele alınarak Bağ Kur’luluk statüsünün ortaya konması gerekir. 1.4.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1479 sayılı Yasa’nın 24. maddesinde zorunlu … sigortalılığı için esnaf sicili veya kanunla kurulu meslek kuruluşu kaydı aranırken 4.5.1979 tarihinde yürürlüğe giren 2229 sayılı Yasa ile 1479 sayılı Yasa’nın 24. maddesinin öngördüğü meslek kuruluşlarına kayıtlı olma koşulu kaldırılmış sadece yasanın temel ilkesi olan kendi ad ve hesabına çalışma koşulu getirilmiş, 20.4.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Yasa ile 1479 sayılı Yasa’nın 24. maddesi değiştirilecek zorunlu … sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olması şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için meslek kuruluşuna kayıtlı olma yeterli görülmüş, 22.3.1985 tarihinde yürürlüğe giren 3165 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu … sigortalılığı için vergi kaydı veya esnaf sicil kaydı veya oda kaydının bulunması yeterli görülmüş, 2.8.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu … sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olma şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için esnaf sicil kaydı ve oda kaydının bir arada bulunması yeterli görülmüştür.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının kurum kayıtlarına 03/09/1999 günü intikal eden giriş bildirgesi ile … Esnaf ve Sanatkarlar Odası’nın 01/01/1985-30/03/1998 tarihleri arasındaki üye kaydına dayanarak 22/03/1985 tarihi itibariyle sigortalı olarak tescilinin yapıldığı, vergi ve sicil kaydının bulunmadığı, 20.9.1999- 11.11.1999 tarihleri arasında isteğe bağlı sigortalı olduğu, 1.12.1999 tarihinde yaşlılık aylığı bağlandığı, … İl Müdürlüğünde yapılan müfettiş incelemesi sonucunda … Esnaf ve Sanatkarlar Odasna ait üye kayıt defterinde sayfa numaralarında kimyasal madde ile silinti yapılarak yeniden yazıldığı, sayfa sıra numaralarında değişiklik yapıldığı, davacının odaya aidat ödendiğini
ispat edemediği, aidat Oda’nın genel kurul hazirun listelerinin bulunmadığı gerekçesi ile davacının 22/03/1985 – 30/03/1998 tarihleri arasındaki sigortalılığının ve bağlanan yaşlılık aylığının iptaline karar verildiği, 24/12/2008 tarihli bilirkişi raporuna göre davacının kaydının bulunduğu 21.sayfada sayfa numarası altında fiziksel ve kimyasal silinti emarelerinin bulunduğu ve aynı defterin başka sayfalarının kopartılarak yeni sayfalar oluşturulduğunun tespit edildiği, davacı hakkında resmi belgede sahtecilik suçlamasıyla Diyarbakır 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 2007/199 Esas sırasında kayıtlı kamu davasının açıldığı ve halen derdest olduğu anlaşılmaktadır.
Davacının 22.3.1985-30.3.1998 tarihleri arasında usulüne uygun bir oda kaydının bulunmaması halinde bu dönemde sigortalılık şartlarını taşımadığının kabulü gerekir.
Ancak davalı Kurum’un geçmişe yönelik (uyuşmazlık konusu dönemi de kapsar şekilde) prim tahsil etmesi ve uzun süre bu primleri kullanması sigortalıya yaşlılık aylığı bağlayıp aylık konusunda umut verdikten sonra davacının sigortalılığını ve yaşlılık aylığını iptal etmesi Medeni Kanun’un 2. maddesinde ifadesini bulan objektif iyi niyet kurallarıyla bağdaşmayacaktır. Nitekim, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 01.10.1997 gün ve E: 1997/10-578, K: 1997/758; 24.09.2003 gün ve 2003/10-489, 2003/490 sayılı kararı da bu doğrultudadır.
Ne var ki; kimse kendi hilesinden istifade edemeyeceğinden bu kuralın uygulanabilmesi için usulsüz oda kaydının davacınında katılımının bulunduğu mavazaalı bir işlem sonucu oluşturulmaması gereklidir.
Davacının kuruma tescilinin 22.3.1985 yürürlük tarihli 3165 sayılı Yasa’nın getirdiği değişik doğrultusunda 22/03/1985 tarihi itibariyle … Esnaf ve Sanatkarlar Odası kaydına dayanılarak yapıldığı ancak davacı hakkında sigortalı kaydını sağlamak amacıyla sahte belge tanzim ettiği iddiası ile resmi belgede sahtecilik suçundan Diyarbakır 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 2007/199 Esas sırasında kayıtlı kamu davasının açıldığı ve halen derdest olduğu, ceza davası sonucunda davacının resmi belgede sahtecilik yapılarak sahte Oda kaydının oluşturulmasında ve bu şekilde kuruma tescilinin sağlanması işlemine katılımda bulunduğunun belirlenmesi halinde Oda kaydına hukuken değer verilemeyeceği, bu durumda ve somut olaya MK’nun 2. maddesinin uygulanamayacağından ceza davasının bekletici mesele yapılması gerektiği anlaşılmakla Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın ceza davasının sonucu beklenmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 06/12/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.