YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13780
KARAR NO : 2012/6313
KARAR TARİHİ : 03.04.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, garson olarak çalışan müvekkilinin iş sözleşmesinin feshinin haklı sebebe dayanmadığını ileri sürerek feshin geçersizliğin tespiti ile işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının iş sözleşmesinin, iş yerinde açık müşteri hesabı kapatma amaçlı müşteri hesaplarında usulsüzlükler yapması, hesaplarda gerçeğe uygun olmayan belgeler kullanması ve bu amaçla şahsına ait olmayan tip (bahşiş) paralarını kullanarak diğer çalışanların hakkını gasbetmesi nedeniyle, haklı nedenle feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davacı hakkında yapılmış bir ceza soruşturması ve bu konuda bir şikayet bulunmadığı, işverenlik tarafından davacının feshe neden olan davranışları ile tazminatsız olarak iş akdin son verilmesi eylem ve sonuç itibari ile işçi aleyhine büyük oransızlık oluşturduğu, ancak bu aşamada iş ilişkisinin işveren açısından devam ettirilmesinin beklenmez bir durum aldığı, davacının iş sözleşmesinin feshi davranışlarından kaynaklanan nedene dayandığından feshin geçerli olduğu kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, feshin geçersiz olduğunu; davalı vekili ise, feshin haklı nedene dayandığını belirterek hükmün ortadan kaldırılmasını talep etmişlerdir.
Taraflar arasında, iş sözleşmesinin feshinin haklı nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
4857 sayılı Kanun’un 19. maddesinin 1. fıkrasına göre işveren fesih bildirimini yazılı yapmak ve fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde belirtmek zorundadır. Fesih bildirimi yazılı yapılmamışsa veya fesih sebebi açık ve kesin bir şekilde belirtilmemişse aynı kanunun 21. maddesi gereğince geçerli sebep gösterilmediği kabul edilir.
Buna karşılık, aynı Kanun’un 25’inci maddesinde öngörülen, işverenin haklı nedenle derhal feshinde ise yazılı şekil şartı aranmamaktadır.
Davacının feshin geçersizliğine yönelik temyiz itirazları varit görülmediğinden reddine karar verilmiştir.
Davalının temyiz itirazları ise değerlendirildiğinde;
Somut olayda, davalı işverenlikte garson olarak görev yapan davacının iş sözleşmesi, sorumlu olduğu müşterilerden aldığı hesapların kasaya yatırılması ve tip kutusuna atılması gereken bahşişlerde usulsüzlükler yaptığının tespit edilmesi üzerine haklı nedene dayanılarak feshedilmiştir. Dosya kapsamı itibariyle davacının sabit olan eylemi, her ne kadar mahkemece geçerli fesih nedeni olarak kabul edilmiş ise de, bu eylemin doğruluk ve bağlılığa uygun bir davranış olmadığı açık olmakla, feshin haklı nedene dayandığının kabulü gerekmekte olup, davalının temyiz itirazları yerinde görülmüştür.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 40,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 03.04.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.