Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/17098 E. 2011/847 K. 10.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/17098
KARAR NO : 2011/847
KARAR TARİHİ : 10.02.2011

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, … üyeliğinin 27.9.1979 tarihinde başladığının tespitine karar verilmesini, daha sonraki bir tarihe karar verildiği takdirde, daha önceki dönem için ödenmiş primlerin karar tarihinden sonraki aylara nakledilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava,davacının 27.09.1979 tarihinden itibaren 1479 sayılı Yasa kapsamında … sigortalısı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüyle; davacının 01.12.1994-08.05.2000 tarihleri arasında 2926 sayılı Yasa’ya tabi Tarım … sigortalısı; 09.05.2000-11.04.2003 ve 10.05.2006-16.08.2007 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasaya tabi zorunlu, 11.04.2003-10.05.2006 tarihleri arasında ise 1479 sayılı Yasa’ya tabi isteğe bağlı sigortalı olduğunun tespitine karar verilmiştir.
01.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren, 1479 sayılı yasanın 24. maddesi ilk şekliyle, sigortalılığın oluşumu için, kendi ad ve hesabına bağımsız çalışma olgusunun gerçekleşmesi yanında, ayrıca, kanunla kurulu meslek kuruluşlarına kayıtlı olma koşulunu da aramıştır. Bu kuruluşlara kayıt tarihi ise, sigortalılığın başlangıcı yönünden, yasal karine kabul edilmiştir. 04.05.1979 tarihinde yürürlüğe giren 2229 sayılı Yasa, …’lu olabilme yönünden, söz konusu 24. maddenin öngördüğü meslek kuruluşlarına kayıtlı olma koşulunu kaldırmı, sadece yasanın temel ilkesi olan kendi ad ve hesabına çalışma koşulunun gerçekleşmesi durumunda, sigortalılığın oluşacağını yeterli görmüştür. Buna karşın, 20.04.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Yasa bağımsız çalışanların sigortalı olabilmeleri yönünden vergi yükümlülüğünü öngörmüş, vergiden muaf olanların da kanunla kurulu meslek kuruluşlarına kayıtlı olmaları durumunda yine sigortalı sayılacaklarını kabul etmiştir. Nihayet, 22.03.1985 yürürlük tarihli 3165 sayılı Yasa, sigortalılığa karine yönünden vergi kaydının, bu kaydın bulunmaması veya vergiden muaf olunması halinde, esnaf ve sanatkar sicili veya kanunla kurulu meslek kuruluşu kayıtlarının esas alınacağını belirlemiştir.
Davacının şahsi sicil dosyasının incelenmesinden, 14.01.1998 tarihli giriş bildirgesine istinaden, 1974 yılından itibaren vergi ve oda kaydı bulunan… Yem San. A.Ş. Ortaklığından ötürü 05.11.1982 tarihi (askerlik hizmetinin bitiş tarihi olan 04.11.1981 tarihini takip eden tarih) itibariyle zorunlu … sigortalısı olarak kayıt ve tescilinin yapıldığı; davacının aynı zamanda 01.12.1994 tarihi itibariyle 2926 sayılı Yasaya tabi tarım
… sigortalısı olarak re’sen tescil edildiği ve 15.11.1995-06.03.2000 tarihleri arasında 2926 sayılı Yasaya tabi sigortalı primlerini ödediği; ancak 1998 yılında 05.11.1982 tarihi itibariyle 1479 sayılı Yasaya tabi zorunlu sigortalı olarak tescil edilince tarım … sigortalılığı sona erdirilerek buradaki prim ödemelerinin zorunlu … sigortalılığına aktarıldığı; tüm bu süreçten sonra davacının… Yem San. A.Ş.’nde 25.06.1981 tarihinden itibaren hissedar, 09.05.2000-11.04.2003 tarihleri arasında ve 10.05.2006 tarihinden itibaren Yönetim Kurulu üyesi olduğunun anlaşılması üzerine, 1479 sayılı Yasanın 24. maddesi gereğince Anonim Şirketlerin sadece Yönetim Kurulu üyeleri ile kurucu ortakları 1479 sayılı Yasaya tabi zorunlu sigortalı olabileceğinden davacının 01.12.1994-08.05.2000 tarihleri arasında 2926 sayılı Yasaya tabi tarım … sigortalısı; 09.05.2000-11.04.2003 ve 10.05.2006-16.08.2007 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasaya tabi zorunlu sigortalı ve 11.04.2003-10.05.2006 tarihleri arasında ise 1479 sayılı Yasaya tabi isteğe bağlı sigortalı olarak kabul edildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davacı, uyuşmazlık konusu dönem olan 05.11.1982-01.12.1994 tarihleri arasında vergi kaydı, esnaf ve sanatkar sicili kaydı veya kanunla kurulu meslek kuruluşu kaydı bulunmadığından zorunlu … sigortalılık şartlarını taşımamaktadır. Ancak davacının 05.11.1982 tarihi tibariyle gerçekleşen önceden tescili ve 1479 sayılı Yasaya tabi sigortalı olarak 21.12.2001-15.10.2008 tarihleri arasında da yoğun prim ödemeleri mevcuttur.
Davalı Kurum’un geçmişe yönelik (uyuşmazlık konusu dönemi de kapsar şekilde) prim tahsil etmesi ve uzun süre bu primleri kullanması ve daha sonra davacının sigortalılığını iptal etmesi Medeni Kanunun 2. maddesinde ifadesini bulan objektif iyi niyet kurallarıyla bağdaşmayacaktır. Sosyal güvenlik kurumlarının anayasal görevlerini yerine getirirken, sigortalılara karşı olabildiğince yasal haklarını hatırlatması ve bu durumlarını izlemesi zorunlu görev olarak ortaya çıkar. …’un bu anayasal sosyal güvenlik ödevinin gereği olarak, sigortalısını uyarmaması sonucu, primleri tahsil edilen sürelerin 1479 sayılı Yasaya tabi zorunlu sigortalı olarak kabul edilmesi gerekmektedir. Nitekim, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 01.10.1997 gün ve E: 1997/10-578, K: 1997/758; 24.09.2003 gün ve 2003/10-489, 2003/490 sayılı kararı da bu doğrultudadır.
Yapılacak iş, 21.02.2001 tarihinden itibaren ödenen 1479 sayılı Yasa’ya tabi primlerin uyuşmazlık konusu dönem olan 05.11.1982-01.12.1994 tarihleri arasındaki dönemi kapsayıp kapsamadığının, başka bir deyişle, ne kadar sürenin primi olabileceğinin SGK’dan sorularak, gerektiğinde, aktüerya uzmanı bilirkişiden bu hususta rapor alınarak sonucuna göre değerlendirme yapmak, daha açık bir anlatımla, eğer davalı kurum geçmişe yönelik (uyuşmazlık konusu dönemi de kapsar şekilde) prim tahsil etmiş ve uzun süre bu primleri kullanmış ise, daha sonra davacının sigortalılığının iptal edilmesi Medeni Kanun’un 2. maddesinde ifadesini bulan objektif iyi niyet kurallarıyla bağdaşmayacağından, davacının 05.11.1982-01.12.1994 tarihleri arasında da 1479 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu sigortalı olduğunun tespitine; geçmişe yönelik prim tahsil edilmediği, edilmiş olsa dahi Kurum tarafından uzun süre bu primlerin kullanılmadığının saptanması halinde ise şimdiki gibi bu sürelere ilişkin istemin reddine karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 10.02.2011 gününde oy birliği ile karar verildi.