YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16867
KARAR NO : 2022/13452
KARAR TARİHİ : 04.10.2022
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
Cumhuriyet Savcısının temyiz talebinin başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan kurulan hükme yönelik olduğu anlaşılmakla yapılan incelemede;
Ceza Genel Kurulu’nun 17.05.2022 gün ve …Karar sayılı ilamı ve 05.08.2017 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 20.07.2017 tarihli ve 7035 sayılı Kanunun 15’inci maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 280/1-a maddesindeki ”(1) Bölge adliye mahkemesi, dosyayı ve dosyayla birlikte sunulmuş olan delilleri inceledikten sonra; a) İlk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, 303 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine, … Karar verir” ve aynı Yasanın 303/1-a maddesindeki ”(1) Hükme esas olarak saptanan olaylara uygulanmasında hukuka aykırılıktan dolayı hüküm bozulmuş ise, aşağıdaki hâllerde Yargıtay davanın esasına hükmedebileceği gibi hükümdeki hukuka aykırılığı da düzeltebilir: a) Olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeden beraate veya davanın düşmesine ya da alt ve üst sınırı olmayan sabit bir cezaya hükmolunması gerekirse” şeklindeki düzenlemeler karşısında; ilk derece mahkemesinden gelen dava dosyasının tekemmül ettiği, başkaca toplanması gereken delil bulunmadığı hallerde Bölge Adliye
Mahkemesince duruşma açılmaksızın ‘hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine” şeklinde suça sürüklenen çocuğun beraatine, davanın düşmesine ya da alt ve üst sınırı olmayan sabit bir cezaya hükmolunmasına karar verilebileceğinden Tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Dosyanın incelenmesinde her ne kadar başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması suçunda, suçun işlendiği tarih 19.10.2013 olsa da; 5237 sayılı TCK’nın 267/8. maddesinde belirtildiği üzere “iftira suçundan dolayı dava zamanaşımı mağdurun fiili işlemediğinin sabit olduğu tarihten başlar” hükmü göz önüne alındığında dosyamızda mevcut …Çocuk Mahkemesinin 06.07.2017 tarih ve … Karar sayılı dosyasının incelenmesinde hakkında dava açılan mağdur …’ün gerçek kimlik bilgilerinin … olduğu tespit edilerek CMK’nın 223/2-b maddesi gereği beraat kararı verildiği ve kararın kesinleşme tarihinin 08.09.2017 olduğu, başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması suçu yönünden dava zamanaşımının da mağdurun suçu işlemediğinin sabit olduğu 08.09.2017 tarihinde başladığı, suça sürüklenen çocuk … hakkında başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan 5237 sayılı TCK’nın 267/8, 66/1-e, 2. (ilk cümle), 67/2. maddeleri gereğince inceleme süresi içerisinde olağan ve olağanüstü dava zamanaşımı sürelerinin dolmadığı, bu nedenlerle suça sürüklenen çocuk hakkında istinaf talebinin esastan reddi yerine dava zamanaşımı süresinin dolması gerekçesiyle kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi hükmünün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca, dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi’ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 04.10.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.