YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9636
KARAR NO : 2010/13205
KARAR TARİHİ : 27.12.2010
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, prim borcu ile ilgili 5763 sayılı yasadan yararlandırılması gerektiğinin tespiti ile fazla alınan primlerin iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakim … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının 5510 sayılı Yasa’nın Geçici 24.maddesinden yararlandırılması gerektiğinin tespiti ile davalı kurum tarafından fazla alınan primlerden şimdilik 500,00 TL’lik bölümünün davalı Kurumdan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalı Kurum vekili süresi içinde yetki itirazında bulunmuştur.
Uyuşmazlık, yöntemince yapılan yetki itirazı sonucu, yetkili mahkemenin belirlenmesi noktasında toplanmaktadır.Bu yönüyle davanın yasal dayanağı, belirgin olarak 5521 sayılı yasanın 5.maddesidir.
5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 5. maddesinde “İş Mahkemelerinde açılacak her dava, açıldığı tarihte dava olunanın Türk Medeni Kanunu gereğince ikâmetgahı sayılan yer mahkemesinde bakılabileceği gibi işçinin işini yaptığı işyeri için yetkili mahkemede de bakılabilir. Bunlara aykırı sözleşmeler muteber sayılmaz” hükmü öngörülmüştür.
Öte yandan 5521 sayılı Yasa’nın 15. maddesinde ise bu Kanunda sarahat bulunmayan hallerde Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu hükümlerinin uygulanacağı bildirilmiştir.
Genel yetki kuralı dışında düzenleme öngörülmemiş olması karşısında, HUMK’da yer verilen özel yetkiye ilişkin düzenlemelerin İş Mahkemelerinin yetkisinin belirlenmesinde dikkate alınması gerekmektedir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 17. maddesi uyarınca; “Hakiki veya hükmi bir şahsın muhtelif mahallerde şubeleri bulunduğu takdirde o şubenin muamelesinden dolayı iflâs davası müstesna olmak üzere o şubenin bulunduğu mahalde dahi dava ikame olunabilir”.
Gerçekten davalı kurumun şubesinin bulunması şartıyla ve o şubenin yapmış olduğu işlemlerden kaynaklanan uyuşmazlıklarda, şubenin bulunduğu yer mahkemeleri yetkili olacaktır. Bu husus Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.04.2008 tarih ve 2008/10-329-334 Esas- Karar sayılı kararında belirtilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davanın Konya İş Mahkemesinde açıldığı görülmüş ise de davaya konu işlemlerin Sosyal Güvenlik Kurumu Afyonkarahisar İl Müdürlüğü tarafından yerine getirilmesi nedeniyle yetkili mahkemenin Afyonkarahisar İş Mahkemesi olduğu anlaşılmakla dava dilekçesinin yetki yönünden reddi ile dava dosyasının istem halinde Afyonkarahisar İş Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yetki itirazı hakkında olumlu yada olumsuz bir karar verilmeden işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönü amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı Kurumun öteki itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 27/12/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.