YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/16875
KARAR NO : 2012/22908
KARAR TARİHİ : 07.11.2012
MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 1750 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde; davalının aracının tamirinin müvekkili tarafından yapıldığını, müvekkilinin bu tamir nedeniyle alacağı olan 1750 TL’nin dava dışı sigorta tarafından araç maliki olması nedeniyle davalıya ödendiğini, ancak davalının sigortadan parayı almasına rağmen müvekkiline ödeme yapmadığını ileri sürerek 1750 TL’nin davalıdan tahsili talep ve dava edilmiştir.
Mahkemece; davacı tarafından akdi ilişkiyi ispat edememesi nedeniyle, davacı tarafından davalı tarafa yemin teklif edildiğini, davalı tarafından yemin teklifi kabul edilerek davalı taraf yemininde; “dava konusu aracı davacının servisine tamir için götürdüğünü, arabayı davacının diğer ortağı …’ye teslim ettiğini, aracın tamir bedeli olan 1750 TL’yi ortağı …’ye ödediğini borcunun bulunmadığını” beyan ettiğini bu yemin karşısında davalının davacıya borcu bulunmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Hukuk Genel Kurulunun 16.03.2012 tarih ve 2011/3-861 E.-2012/158 K.sayılı ilamında da bahsedildiği gibi, bir davada bir tarafın diğer tarafa yemin teklif etmesi demek, iddianın sonucunu yemin edecek kimsenin iradesine bırakması açıkça onun söyleyeceklerinin gerçek olduğunu hakimin kabul etmesine önceden rıza göstermek, olduğu HGK.nun 01.04.201994 tarih ve 146/253 sayılı kararında da vurgulanmıştır. Davalının yemin altında tamire konu borcu ödediğine dair sözünün olduğu gibi kabulü gerekir. Ancak, somut olayda; davalı, borcunu davalının ortağı olduğunu beyan ettiği …’ye ödediğini yemininde beyan etmiştir. Bu durumda, …’nin davacının ortağı olup olmadığı araştırılıp, eğer ortağı ise şimdiki gibi davanın reddine, aksi takdirde ise davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken göre yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 31.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.