Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/10674 E. 2010/14935 K. 01.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/10674
KARAR NO : 2010/14935
KARAR TARİHİ : 01.12.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVACILAR : … …-HAZİNE
DAVALILAR : HAZİNE- …

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi … ve Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında … Köyü 203 ada 1 parsel sayılı 2.432,81 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, senetsiz ve belgesizden orman niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir.
203 ada 2 ve 260 ada 8 parsel sayılı sırasıyla 151,29 m2 ve 295,86 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar senetsiz ve belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile … adına tespit edilmiştir.
Davacı … ; vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine tutunarak 203 ada 1 parselin adına tapuya tescili istemiyle dava açmıştır.
Hazine; 203 ada 2 ve 260 ada 8 parsellerin devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasıyla her bir parsel hakkında ayrı dava açmıştır. Mahkemece, dava dosyaları birleştirildikten sonra çekişmeli taşınmazların eski tarihli memleket haritası ve … fotoğraflarında ormanlık alanda gözüktükleri, öncelerinin orman sayılan yerlerden oldukları, sınırdaki orman ile bütünlük içinde bulundukları, davacı … …’in keşiften sonra sunduğu tapu kaydının çekişmeli yerlere uysa dahi öncesi orman olan yerlere ilişkin tapu kayıtlarının hukuken değer taşımayacağı gerekçesiyle … …’in davasının reddine, Hazinenin davasının kabulüne, 203 ada 1 parselin tespit gibi orman niteliği ile 203 ada 2 ve 260 ada 8 parsellerin kadastro tespitlerinin iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescillerine karar verilmiş, hüküm … … ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 3116 Sayılı Yasaya göre 29.08.1943 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu, daha sonra 3302 Sayılı Yasa hükümlerine yapılıp kesinleşmeyen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman bilirkişi raporlarına göre, kural olarak, bir yerin orman olup olmadığının, kesinleşmiş tahdit haritasının uygulanmasıyla çözümleneceği, ancak, bu sınırlandırmada 4785 Sayılı Yasa hükümlerinin nazara alınmış olması halinde sağlıklı çözüme ulaşılacağı, zira, 3116 Sayılı Yasa sadece devlet ormanlarını belirlemiş olup; bu yasaya göre, 4785 Sayılı Yasanın yürürlüğe girdiği 13.07.1945 tarihinden önce yapılan sınırlandırmalar sonucu oluşup kesinleşen tahdit haritalarının, sınır dışında kalan taşınmazların orman niteliğini ve hukuki durumunu saptamakta yetersiz kaldığı, bu şekildeki taşınmazların orman olup olmadığının 4785 ve 5658 Sayılı Yasalara göre çözümlenmesi gerektiği, 4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanların hiçbir işleme lüzum olmaksızın devletleştirildiği, devletleştirilen ve iadeye tabi olmayan ormanlara ait tapu kayıtlarının hukuki değerlerini yitirdikleri, çekişmeli taşınmazların bulunduğu yörede 4785 Sayılı Yasanın yürürlük tarihinden
-2-
2010/10674-14935

önce 1943 yılında yapıldığından, kesinleşen tahdit haritasının çekişmeli taşınmazın orman tahdit haritası dışında kalan bölümünün orman niteliğini ve hukuki durumunu saptamakta yetersiz kaldığı, çekişmeli taşınmazların 1958 tarihli memleket haritasında ve … fotoğraflarında yeşil renkli ormanlık alanda gözüktükleri, ormanlar üzerinde sürdürülen zilyetliğin süresi nereye kadar ulaşırsa ulaşsın hukuken değer taşımayacağı, kamu malı niteliğindeki ormanlarda özel mülklerin bağlı olduğu yasa hükümlerinin uygulanamayacağı, davacı kişinin tutunduğu tapu kaydının 4785 Sayılı Yasa karşısında hukuken değer taşımayacağı, tapu ve zilyetlikle ormandan … kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkralarının, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edildiği ve kalan fıkralarının da 03.03.2005 gün ve 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırıldığı gözetilerek … şekilde karar verilmesinde isabetsizlik bulunmaktadır.Ancak çekişmeli her bir parsel hakkında ayrı ayrı dava açıldığı halde mahkemece Hazine yararına tek ancak 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 31/3 maddesi gözetilmeksizin fahiş olarak 1.000.- TL vekalet ücreti takdir edilmesi doğru değil ise de bu durum hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple hükmün 5 numaralı bölümünün tamamen çıkarılarak bunun yerine “Hazine kendisini vekille temsil ettirdiğinden 3402 Sayılı Kadastro Yasasının 31/3 maddesi gereğince her bir dosya için 200,00.- TL olmak üzere toplam 600,00.-TL takdir edilen vekalet ücretinin …’ten alınarak Hazineye verilmesine” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine, ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda … onama harcının gerçek kişiye yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 01/12/2010 günü oybirliğiyle karar verildi.