Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2013/1704 E. 2013/9754 K. 14.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/1704
KARAR NO : 2013/9754
KARAR TARİHİ : 14.05.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden … maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, iş kazasına uğrayan davacının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkeme, dahili davalı SGK ve davalılar …, …, …, … yönünden açılan davanın husumet yokluğu sebebiyle reddine, davalı … Deri Tekstil San. Ltd. Şti. yönünden açılan dava ispat edilemediğinden reddine, karar vermiştir.
Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmayan zararın ödetilmesine ilişkin davalarda (tazminat davaları) öncelikle haksız zenginleşmeyi ve mükerrer ödemeyi önlemek için Kurum tarafından sigortalıya bağlanan gelirin peşin sermaye değerinin tazminattan düşülmesi gerektiği Yargıtay’ın oturmuş ve yerleşmiş görüşlerindendir. Diğer yandan, sigortalıya bağlanacak gelir ve hükmedilecek tazminatın miktarını doğrudan etkilemesi nedeniyle, işçide oluşan meslekte güç kayıp oranının hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeksizin kesin olarak saptanması gerekir.
5510 sayılı Yasa’nın 13.maddesinde İş kazasının 4’ncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ile 5’nci madde kapsamında bulunan sigortalılar bakımından bunları çalıştıran işveren tarafından, o yer yetkili kolluk kuvvetlerinde derhal ve Kuruma en geç kazadan sonraki üç işgünü içinde iş kazası ve meslek hastalığı bildirgesi ile doğrudan ya da taahhhütlü posta ile bildirilmesinin zorunlu olduğu, iş kazasının işverenin kontrolü dışındaki yerlerde meydana gelmesi halinde iş kazasının öğrenildiği tarihten başlayacağı, Kuruma bildirilen olayın iş kazası sayılıp sayılmayacağı hakkında bir karara varılabilmesi için gerektiğinde, Kurumun denetim ve kontrol ile yetkilendirilen memurları tarafından veya Başkanlık iş Müfettişleri vasıtasıyla soruşturma yapılabileceği bildirilmiştir.
Öte yandan, 5510 sayılı Yasa’nın 18’nci maddesinde Kurumca yetkilendirilen hekim veya sağlık kurullarından istirahat raporu alınmış olması şartıyla; iş kazası nedeniyle iş göremezliğe uğrayan sigortalıya her gün için geçici iş göremezlik ödeneği verileceği, 19’ncu maddesinde iş kazası sonucu oluşan hastalık ve özürler nedeniyle Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık Kurulları tarafından verilen raporlara istinaden Kurum Sağlık Kurulunca meslekte kazanma gücü en az % 10 oranında azalmış bulunduğu tespit edilen sigortalıya sürekli iş göremezlik geliri bağlanacağı bildirilmiştir.
Kurumca sigortalının sürekli iş göremezlik oranının belirlenerek sigortalıya gelir bağlanabilmesi için öncelikle zararlandırıcı olayın iş kazası niteliğinde olup olmadığının tespiti ön sorundur.
Somut olayda iş kazası olduğu iddia olunan olayın Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirildiği ancak kurumun ‘düzenlenen müfettişlik raporlarında olayın iş kazası olup olmadığı yönünde bir tespitte bubunulamadığı kanısına varılmış, iş kazası ile ilgili işgöremezlik oran tespiti yoluna gidilmemiştir’ şeklinde belirttiği, Mahkemenin ise , ‘Davacı vekili ayrı bir iş kazası tespit davası açmayacağını, bu dosyada tespit yapılmasını istediğinden iş kazası tespit sonucunun hak alanı etkileneceğinden kurumun davaya dahil edilmesine’ karar verdiği, anlaşılmaktadır.
Kurumca sigortalıya gelir bağlanabilmesi için öncelikle zararlandırıcı olayın iş kazası niteliğinde olup olmadığının tespiti ön sorundur. Somut olaydaki uyuşmazlık da olayın iş kazası olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. İş kazasının tespiti ile ilgili ihtilaf Sosyal Güvenlik Kurumunun hak alanının doğrudan ilgilendirmekte olup genel olarak tazminat davasında kurum taraf değildir. Bu dava yönünden ise kurum davaya dahil edilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden;
Davacının işcilik alacaklarına ilişkin, Uşak İş Mahkemesi’nin 2011/216 Esas, 2011/426 Karar sayılı kararı ile, “… Deri Tekstil San. Tic. Ltd. Şirketi’nde çalıştığı ve çalışmalarının tümünün şirkette geçtiği, davalı şahısların işveren sıfatı olmadığından gerçek kişi hakkında dava açılamayacağından bu şahıslar yönünden davanın reddi gerektiği, şirket yönünden ise hizmet akdi ile şirkette çalıştığı sırada iş kazası geçirip bundan sonra haksız olarak çıkarıldığı, haklı fesih davalı tarafça ispatlanamadığından kıdem ihbarı hakkettiği, herne kadar ibraname sunulmuş ise de buna göre davacının iş akdinin 01/10/2003 tarihinde sona erdiği belirtilip davalı tarafın davacının işi kendisinin bıraktığını belirttiği halde ibranamede ihbar tazminatı aldığının belirtildiği, bu hali ile ibranamenin çelişkili olduğu, yasal şartları taşımadığından itibar edilmeyerek iş akdinin 13/03/2004’te sona erdiği’ gerekçesi ile davalı şirket yönünden davanın kabulüne karar verildiği, kararın Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 2011/32228 Esas, 2011/19304 Karar ve 28.6.2011 tarihli kararı ile onanmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş; Uşak İş Mahkemesi’nin 2011/216 Esas, 2011/426 Karar sayılı kararı Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin kararı ile onanarak kesinleştiğinden ve bu dosya eldeki dosya için de güçlü delil oluşturduğundan artık meydana gelen olayın iş kazası olduğuna karar vermek sonra davacıya sürekli iş göremezlik oranının belirlenerek sürekli iş göremezlik geliri bağlanması için SGK Başkanlığına müracaat etmek üzere önel vermek ve çıkacak sonuca göre bir karar vermektir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 14/05/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.