Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/16438 E. 2013/10979 K. 28.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/16438
KARAR NO : 2013/10979
KARAR TARİHİ : 28.05.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, 14/11/2008-31/07/2009 tairhleri arasındaki Tarım … sigortalılığının iptaline, tahsis talep tarihini takip eden aybaşından itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava; davacının 14.11.2008 – 31.7.2009 tarihleri arasındaki tarım … sigortalılığının iptali ile 6.1.2011 tahsis talep tarihini takip eden aybaşından itibaren davacıya yaşlılık aylığı bağlanması istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile; davacının 14.11.2008 – 31.7.2009 tarihleri arasında 5510 sayılı Kanunun 4. maddesinin a fıkrası kapsamında sigortalı olduğunun tespitine, bu döneme ilişkin tarım … sigortalılığının iptaline ve davacıya 1.2.2011 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; 5.12.1957 doğumlu olan davacının 6.1.2011 tarihinde tahsis talebinde bulunduğu, 1.11.1982 – 30.12.2012 tarihleri arasında kısmi ve kesintili şekilde toplam 1291 gün 506 sayılı Kanun kapsamında çalışmasının olduğu, bu çalışmalardan 214 günün … sigortalılığın başladığı 1.1.1986 tarihinden önce gerçekleştiği, 1.1.1986 – 9.12.2002 tarihleri arasında ihtilafsız şekilde 16 yıl 11 ay 8 gün tarım … sigortalı olan davacının 9.12.2002 tarihinde iş bırakma formu ile tarım … sigortalılığını sonlandırdığı, davacının 17.6.2003 – 31.7.2009 tarihleri arasında ziraat odası kaydının bulunduğu, 21.11.2006 tarihinde yaklaşık 15 dönüm araziyi kadastro sonucu edindiği, davacının ziraat odası kaydından dolayı 14.11.2008 – 31.7.2009 tarihleri arasında tarım … sigortalı olarak kabul edildiği ve çakışan dönemdeki 506 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılığının iptal edildiği anlaşılmaktadır.
2829 sayılı Kanunun 4. maddesi uyarınca; “Kurumlara tabi çeşitli işlerde çalışmış olanların hizmet süreleri, aynı tarihlere rastlamamak kaydıyla bu Kanuna göre aylık bağlanmasına hak kazanıldığında birleştirilir.” Aynı Kanunun 8. maddesine göre de; “Birleştirilmiş hizmet süreleri toplamı üzerinden, ilgililere; son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan kurumca, hizmet sürelerinin eşit olması halinde ise eşit hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanır ve ödenir.”
Somut olayda; davacının, 9.12.2002 tarihinde iş bırakma formu ile tarım … sigortalılığını sonlandırdığı, kolluk araştırmasına göre tarımsal faaliyette bulunmadığının tespit edildiği, bu dönemde 506 sayılı Kanun kapsamında çalışmalarının olduğu, toplam 1291 gün olan 506 sayılı Kanun kapsamındaki çalışmasından 214 gününün tarım … sigortalığının başladığı 1.1.1986 tarihinden önce gerçekleştiği, bu sürenin düşmesinden sonra son yedi yıllık fiili hizmet süresi içindeki 506 sayılı Kanun kapsamındaki çalışmanın 1077 gün olduğu, buna göre son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan sigortalılığın tarım … sigortalılığı olduğu görülmüştür.
Yukarıda yapılan açıklamalara göre, davacının 14.11.2008 – 31.7.2009 tarihleri arasında 5510 sayılı Kanunun 4. maddesinin a fıkrası kapsamında sigortalı olduğunun tespitine, bu döneme ilişkin tarım … sigortalılığının iptaline şeklindeki Mahkeme kararı yerindedir.
Ancak, davacının son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde, tarım … sigortalılığına ilişkin fiili hizmet süresinin fazla olması karşısında, davacının yaşlılık aylığının şartlarının oluşup oluşmadığının 1479 sayılı Kanuna göre değerlendirilmesi gerekmektedir. Tahsis talep tarihinde, 54 yaşında olan davacının 20 yıl 6 ay 9 gün prim ödediği, buna göre, 1479 sayılı Kanunun geçici 10. maddesinin 2. fıkrasındaki 25 yıl prim ödeme şartı gerçekleşmediğinden tam yaşlılık aylığının şartları oluşmadığı gibi, 3. fıkradaki yaş şartı gerçekleşmediğinden kısmi yaşlılık aylığının şartlarının da oluşmadığı anlaşılmıştır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde bulundurularak, yaşlılık aylığı bağlanması istemin reddine karar vermek gerekirken yazılı gerekçelerle kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 28.5.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.