YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/15549
KARAR NO : 2012/8892
KARAR TARİHİ : 07.05.2012
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm duruşmalı olarak süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de; işin mahiyeti itibarıyla duruşma isteminin reddine, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verilmiş olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin işverence haklı ve geçerli neden olmadan feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine,davacının işe iadesine ve yasal sonuçlarına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının açıklanan eylemlerinin haklı fesih nedeni oluşturduğu halde işverence iş sözleşmesinin fesih bildiriminde belirtilen geçerli nedene dayanılarak feshedildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece feshin geçerli nedene dayanmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
İş Kanunu’nun 18. maddesi bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanunun 25/II. maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan, işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde geçerli sebep olabilir. İşçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutumu işyerinde üretim ve iş ilişkisi sürecine herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli nedene dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Somut olayda; işverence dosyaya sunulan müfettiş soruşturmasında Elazığ şubesi vekil müdürü …’ın 12.07.2010 tarihinde teftiş kurulu başkanlığına yaptığı bildirimle bireysel pazarlama yönetmeni olan davacının bazı müşterilere kullandırılan kredilerin gerçek kullanıcısı olduğundan şüphe duyulduğunu aktardığı, yapılan incelemede davacının babası dışındaki müşterilerin kredi hesaplarını dolaylı yoldan kullandığını ispat edecek bir bulguya ulaşılamadığı, bununla birlikte davacının banka uygulamalarına aykırı olduğunu bildiği halde müşterilerin nakit alma-verme işlemlerini 3. kişiler üzerinden gerçekleştirdiği durumlar olduğu, şube dışında nakit para teslim alması, müşterilerin nakit alma-verme işlemlerini 3. kişiler üzerinden gerçekleştirmesi ve idari izinli olduğu tarihte görev yaptığı Elazığ şubesine gelerek incelemeye konu bir müşteri talimatının müşteriden temin edilmesini aynı ekipteki bir çalışandan talep etmesi sebepleriyle idari karar alınmasının önerildiği görülmektedir.
Müfettiş soruşturması esnasında davacıdan 19.07.2010 tarihinde beyan alınmış, 02.08.2010 tarihinde savunması istenmiş, davacı 03.08.2010 tarihli savunmayı vermiş, 04.08.2010 tarihli fesih bildirimiyle soruşturmada tespit edilen hususlar ayrıntılı şekilde açıklanarak iş sözleşmesinin 4857 sy, 17, 18, 19. md. göre feshedildiği bildirilmiştir.
Davacının tevil yollu savunmaları ve dinlenen tanık beyanlarıyla anılan davranışlar sübut bulduğu ve esasen mahkemece de davranışların vuku bulduğu kabul edildiği halde “davacının eğitilmediği”, davacı tarafından böyle bir husus ileri sürülmediği halde “savunma için verilen 1 günün az olduğu, yeterli süre verilmediğ”i, davacının feshe neden olan eylemlerinin “yöresel ihtiyaçlara cevap verdiği”gibi gerekçelerle ve feshe son çare olarak bakılması ilkesi tamamen hatalı olarak yorumlanmak suretiyle davanın kabulü doğru olmamıştır.
Dosya içeriğine göre geçerli nedenin varlığı sabit olduğundan davanın reddine karar verilmelidir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda belirtilen nedenlerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 70,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, kesin olarak 07.05.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.