Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/1864 E. 2011/2510 K. 21.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1864
KARAR NO : 2011/2510
KARAR TARİHİ : 21.03.2011

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 1.1.1981-31.12.1999 tarihleri arasında askerlik devresi haricinde geçen çalışmalarının tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacı ile davalılardan Kurum ve … vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre, davalıların tüm davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2- Dava davacının 1.1.1981-31.12.1999 tarihleri arasında askerlik süresi dışında davalılara ait işyerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının 1.1.1981-14.1.1985 tarihleri arasındaki istemi hak düşürücü süreye uğradığından reddine, davalı …’a ait 5688.45 sicil nolu iş yerinde 15.01.1985 tarihinden 31.12.1991 tarihine kadar askerlik devresi ( 04.12.1987 -04.06.1989 ) hariç aralıksız olarak çalıştığı toplam 1966 günden, Kuruma bildirilen 370 gün dışında bildirilmeyen 1596 gün ile aynı işverene ait 1035122.45 sicil numaralı iş yerinden 01.02.1998 tarihinde işe başladığı ve aralıklı olarak 31.12.1999 tarihine kadar çalıştığı toplam 638 günden Kuruma bildirilen 608 gününün dışında bildirilmeyen 1998/11. Ayında 30 gününün tesbiti ile davacının diğer davalı işveren …’a ait 5688.45 sicil numaralı iş yerinde 01.01.1992-31.12.1997 tarihleri arasında kadar aralıksız olarak toplam 2160 günden Kuruma bildirilen, 901 gün dışında bildirilmeyen , 1259 günün tesbitine karar verilmiştir
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davalılara ait soğuk demir işyerinin ilk defa 22.10.1968 de davalı … ve … adına 506 sayılı Yasa kapsamına alındığı ve davacı … adına 9.5.1970 tarihinde, … adına ise 1.1.1992 tarihinde devredildiği, davalı işyerinden 15.1.1985, 4.6.1990, 15.6.1992, 1.2.1998 ve 16.9.1999 tarihli işe giriş bildirgelerinin Kuruma verildiği, davacının 4.12.1987-4.6.1989 tarihleri arasında askerlik yaptığı, hizmet cetveline göre davalı …’e ait işyerlerinden 15.1.1985-20.12.1991 ve 1.2.1998-31.7.1999 tarihleri arası ile diğer davalı Vesileye ait işyerinden 1.1.1992-31.12.1997 tarihleri arasında Kuruma kısmi bildirimlerin yapıldığı, davalı …’in 20.11.1987 tarihli bonservis yazısında davacının 8.10.1979-20.11.1987 arasında kaynakçı olarak çalıştğını bildirdiği anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağı belirgin olarak 506 sayılı Yasanın 79/10. maddesidir. Anılan maddede; yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar çalıştıklarını, hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilecekleri öngörülmüştür. Somut olayda davacının 1.1.1981-15.1.1985 tarihleri arasındaki çalışmaları davalı … işyerinden Kuruma verilen 15.1.1985 tarihi işe giriş bildirgesinden sonraki çalışmalarıyla birlikte sürekli olup, işyeri diğer davalı … Oktara devredilmiş olsa da davacının hep aynı işyerinde çalışmaya devam ettiği kayıtlardan anlaşılmaktadır. Bu durumda davacının çalışmasının Kuruma bildirilmeye başlandığı 15.1.1985 tarihinden önceki çalışmaları yönünden hak düşürücü sürenin dolduğundan söz edilemeyeceği açıktır. Mahkemece toplanan tüm delillere ve davalı işveren tarafından verilen bonservis yazısına göre çalışma olgusunun kanıtlandığı 1.1.1981-14.1.1985 tarihleri arasındaki dönme yönünden de istemin kabulüne karar verilmesi gerekirken hak düşürcü süre dolduğu gerekçesi ile reddine karar verilmesi isabetsiz olmuştur . Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 27.2.2008 tarih, 2008/21-113 E:, 2008/207 K. sayılı kararı da bu yöndedir
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden ilgilisine yükletilmesine, 21.3.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

.