YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5174
KARAR NO : 2010/8041
KARAR TARİHİ : 08.06.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki TESCİL davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 20/05/2009 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davalı HAZİNE vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 08/06/2010 günü için yapılan tebligat üzerine, duruşmalı temyiz eden davalı HAZİNE vekili avukat ….geldi, davalı … vekili avukat … ile davalı … YÖNETİMİ vekili avukat … … geldi, karşı taraftan davacı … ve … vekili avukat…. geldi, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdikleri …Köyünde bulunan yaklaşık 30 dönüm yüzölçümündeki taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararlarına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adlarına tescilini istemişlerdir.
Mahkemece; davanın kabulüne, … bilirkişi … … tarafından düzenlenen 17/03/2004 tarihli krokide (A) ile gösterilen 17185 m2 yüzölçümündeki taşınmazın 1/2’şer pay ile davacı gerçek kişiler adlarına tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar Hazine, Orman Yönetimi ve … vekili tarafından temyiz edilmekle Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 04/01/2006 gün ve … sayılı kararı ile,(Mahkemece, çekişmeli taşınmaz hakkında davacı lehine zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz kazanma koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle tescil kararı verilmişse de delillerin taktirinde hataya düşüldüğü,dairenin …. Karar sayılı, mahkemenin sırasıyla … E.K ve…/748 E. K sayılı davalarına konu olan taşınmazların aynı paftada yer alan ve biribirine yakın taşınmazlar olduğu, dava konusu taşınmazların 1962 yılında taşlık niteliği ile tespit harici bırakıldığı, taşınmazlara komşu … Köyü tapulama sahasında kalan orman niteliği ile Hazine adına kayıtlı 939, 940, 941 ve 943 parsellerin yer aldığı ve aynı yönde, … Ağaçlandırma Uygulama Projesi çerçevesinde 1964 yılında ağaçlandırılmaya başlanılıp 1983 yılında tamamlanmak suretiyle yetiştirilen orman alanı bulunduğu, ancak anılan proje çerçevesinde çekişmeli taşınmazlarda ağaçlandırma yapılmadığı, keşifte uzmanlığına başvurulan orman bilirkişi raporunda, taşınmazların memleket haritasında (1962) açık alanda, üzerinde orman bitkisi bulunmayan tarımsal amaçlarla kullanılan orman sayılmayan yerlerden olduğu, zirai bilirkişi raporunda ise tarım arazisi niteliğinde olduğu açıklandığı, ne var ki; …Köyündeki çekişmeli taşınmazlara komşu 1307 parsel sayılı arsa niteliği ve 111877,21 m2 yüzölçümünde … … ve arkadaşları adına tapuda kayıtlı taşınmazın öncesinin kadastro sırasında bağ – tarla niteliği, 331800 m2 yüzölçümünde Şubat 935 tarih 15 ila 20 nolu tapulara dayanılarak 13/07/1961 tarihinde … oğlu … mirasçıları adına tespit edildiği, Hazinenin itirazı üzerine Tapulama Mahkemesinin 1972/589 -1976/314 E.K sayılı kararı ile 532 parsel sayılı taşınmazın krokide (A) ile işaretli 151000 m2 bölümünün Hazine, (B) ile işaretli 180800 m2 bölümünün davalı gerçek kişiler adına tesciline karar verildiği, kararın infazı sırasında (A) bölümüne 2306 parsel (ifraz ile 2124, 2125, ve 2126 numaralı parsel olmuştur.) (B) bölümüne 1307 parsel numarası verildiği, anılan parselin tespit dayanağının: toplam 248211 m2 yüzölçümündeki, Şubat 1935 tarih 15 ila 20 nolu tapu kayıtları olduğu, bu kayıtların edinme nedeninin
“Tamamı eşhası mütegayyiplerinden Hazineye devir edilip ve Hazinece bilmüzayede satıldığına dair Defderdarlığın 07/08/1933 müzekkeresi ve mahallen icra kılınan tahkikat ve tapu kaydı 28 nolu ve 25/09/1933 tarihli karar mucibince hazineye mümessili temlikinden” olduğu, hudutlarının (15 nolu tapunun doğu, batı ve kuzeyinin kıraç, güneyinin bozalaç), (16 nolu tapunun doğusu: Tascı Şeko, kuzeyi: İnoz Deresi, batı ve güneyinin: kıraç), (17 nolu tapunun doğusu; çulcu, batısı: gülap yolu, kuzeyi: … Neso, güneyinin; meşrefa), (18 nolu tapunun doğu-batı ve güneyi kıraç, batısının mütaf), (19 nolu tapunun doğusu: Bozoğlu, kuzeyi: Kıraç, batısı: Müktiz azotoğlu yones, güneyinin: Bağdat oğlu yones), (20 nolu tapunun doğu ve güneyinin: kıraç, kuzeyinin gülap yolu, batısının mütefa oğlu yones) olduğu, komşu 536 parsel sayılı taşınmazın ise, kadastro tespit tutanağının dayanağı ekim 1959 tarih 15 nolu tapu kaydının hudutlarının (doğusu, bozoğlu ara batısı, bağdat oğlu vanis, kuzeyi Kıraç güneyi mescit yolu) olduğu,bu durumda; komşu taşınmazlarının dayanak kayıtlarının hem kendisinin evveliyatı itibarıyla kaçak ve yitik kişiden kaldığı, hem de hudutlarının kaçak ve yitik kişi okuduğu anlaşıldığından, çekişmeli taşınmazın, yasa gereği kaçak ve yitik kişilerden Hazineye kalan ve 3402 Sayılı Yasanın 18/2. maddesi hükmü uyarınca, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilemeyen taşınmazlardan olduğundan mahkemece, davanın reddine karar verilmesi gereğine) değinilmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyulduğu halde,bozma kararına aykırı biçimde, davanın kabulüne, …beldesi Pafta:19 da yer alan ve Fenni Bilirkişi … …’ın 17.03.2004 tarihli krokili raporunda (A) ile gösterilen 17185.03.m2 yüzölçümündeki taşınmazın 3402 sayılı yasaya istinaden … oğlu 1944 d.lu … ile … oğlu 1954 d.lu Hammadi … adlarına 1/2’şer pay olarak tapuya TESCİLİNE, karar verilmiş, hüküm davalılar Hazine vekili, Orman Yönetimi ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde dava tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır. Genel arazi kadastrosu işlemi 1962 yılında yapılmış ve kesinleşmiştir.
Yapılan incelemede;…. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1999/478 esas sayılı dava dosyasında çekişmeli taşınmaz ile aynı paftada yer alan ve aynı mevkideki taşınmazlarla ilgili olarak yapılan keşifte dinlenen … bilirkişisi … … ’in 5/6/2000 tarihli rapor ve ekli krokisinde ;
1) (M) ile gösterilen taşınmaz hakkındaki, (… … VE ARKADAŞLARI tarafından açılan davanın … Asliye Hukuk Mahkemesinin 1999/478-2001/371 sayılı kararıyla kabul edildiği, Dairenin … sayılı kararıyla taşınmazın kaçak ve yitik kişilerden kaldığı nedeniyle zamanaşımı zilyetliği ile kazanılamayacağı gerekçesi ile bozulduğu,mahkemece bozmaya uyulduktan ve davacılar … … ve arkadaşları ile … ve arkadaşlarının davasını ayırdıktan sonra,) … …’in davasının 11/04/2005 gün … sayılı kararla reddedildiği ve kararın davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece 20/12/2005 gün ve … sayılı karar ile ONANDIĞI,
2) (L) ile gösterilen taşınmaz hakkındaki, … …ve arkadaşları tarafından açılan davanın …. Asliye Hukuk Mahkemesinin 11/04/2005 gün ve ….sayılı kararıyla kabul edildiği,Dairenin 24/11/2005 gün ve… sayılı kararıyla taşınmazın kaçak ve yitik kişilerden kaldığı nedeniyle zamanaşımı zilyetliği ile kazanılamayacağı gerekçesi ile bozulduğu,mahkemece bozmaya uyulduktan sonra, 04/12/2006 gün 342-764 sayılı kararıyla davanın reddedildiği ve kararın davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece 16/03/2010 gün ve 2010/1278-3293 sayılı kararı ile ONANDIĞI,
3) (B) ile gösterilen taşınmaz hakkındaki, … … tarafından açılan davanın … Asliye Hukuk Mahkemesinin 11/04/2005 gün ve …. sayılı kararıyla kabul edildiği,Dairenin 24/11/2005 gün ve …. sayılı kararıyla taşınmazın kaçak ve yitik kişilerden kaldığı nedeniyle zamanaşımı zilyetliği ile kazanılamayacağı gerekçesi ile bozulduğu, mahkemece bozmaya uyulduktan sonra, 02/10/2006 gün …. sayılı kararıyla davanın reddedildiği,
4) (H) ile gösterilen taşınmaz hakkındaki, … … tarafından açılan davanın, … Asliye Hukuk Mahkemesinin 19/01/2004 gün … sayılı kararıyla kabul edildiği, Dairenin 23/09/2005 gün … sayılı kararıyla taşınmazın kaçak ve yitik kişilerden kaldığı nedeniyle zamanaşımı zilyetliği ile kazanılamayacağı gerekçesi ile bozulduğu,mahkemece bozmaya uyulduktan sonra, 27/11/2006 gün … sayılı karar ile davanın ile reddedildiği ve kararın davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece 01/10/2007 gün ve … sayılı kararı ile ONANDIĞI,
5) (K) ile gösterilen taşınmaz hakkındaki, … tarafından açılan dava …. Asliye Hukuk Mahkemesinin 12/10/2004 gün … sayılı kararıyla kabul edildiği, Dairenin 23/09/2005 gün …sayılı kararıyla taşınmazın kaçak ve yitik kişilerden kaldığı nedeniyle zamanaşımı zilyetliği ile kazanılamayacağı gerekçesi ile bozulduğu, mahkemece bozmaya uyulduktan sonra, 28/12/2006 gün … sayılı karar ile davanın reddedildiği, kararın davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece 30/10/2007 gün ve …sayılı kararı ile ONANDIĞI, anlaşılmıştır.
Hukuk mahkemesince verilen bir kararın, Yargıtay tarafından bozulması üzerine, Yargıtay’ın bu bozma kararına gerek iradi ve gerekse kanuni şekilde uymuş olan mahkeme, bozma kararı doğrultusunda inceleme yapmak ve hüküm vermek zorundadır. Mahkeme, bozma kararından dönerek direnme kararı veremeyeceği gibi, hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan bölümleri hakkında da … bir hüküm kuramaz. Bu müesseseye “usulü müktesep hak” veya “usule ilişkin kazanılmış hak” denir
Somut olayda; mahkemece, uyulan Yargıtayın bozma kararında, davaya konu taşınmaza komşu taşınmazlarının dayanak kayıtlarının hem kendisinin evveliyatı itibarıyla kaçak ve yitik kişiden kaldığı, hem de hudutlarının kaçak ve yitik kişi okuduğu anlaşıldığından, çekişmeli taşınmazın, yasa gereği kaçak ve yitik kişilerden Hazineye kalan ve 3402 Sayılı Yasanın 18/2. maddesi hükmü uyarınca, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilemeyen taşınmazlardan olduğundan, davanın reddine karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir.
O halde, benzer durumdaki komşu taşınmazlar hakkında yukarıda anlatılan davalarda verilen kararlarda olduğu gibi, uyuşmazlığın çözümü için uyulan bozma kararında belirtilen duruma göre hüküm kurulması yolunda usulü kazanılmış hak oluştuğu gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, … biçimde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalılar Orman Yönetimi vekili, Hazine vekili ve … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ve yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 750.00.- TL vekalet ücretinin davacı gerçek kişilerden alınarak, davalılar Orman Yönetimi, Hazine ve …Belediye Başkanlığına verilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 08/06/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.