Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/349 E. 2010/1638 K. 18.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/349
KARAR NO : 2010/1638
KARAR TARİHİ : 18.02.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk(İş)Mahkemesi

Davacılar,murisinin,davalılardan işverene ait işyerinde 1.1.1999-20.7.2003 tarihleri arasında geçen ve Kuruma eksik bildirilen çalışmaların tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R

Davacı, murisi…..’ün davalıya ait …… adlı işyerinde 01.01.1999-20.07.2003 tarihleri arasında geçen ve SGK’na bildirilmeyen çalışmalarının tesbitini istemiştir.
Mahkemece, istemin reddine karar verilmiş ise de, bu sonuca eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak varılmıştır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. maddesinde, bu tür hizmet tesbit davasının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında, resmi belge veya yazılı delillerin bulunması, sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olur. Ne varki bu tür kanıtlar salt bu nedene dayanarak istemin reddine neden olmaz; aksi durumun ispatı olanaklıdır. Somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla, Kuruma bildirilen dönem bordro tanıkları ve komşu işyerinin kayıtlı çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer kanıtlarla dahi sonuca gitmek mümkündür.
Mahkemenin bu tür davaların kişilerin sosyal güvenliğine ilişkin olması ve kamu düzenini ilgilendirdiğini göz önünde tutarak gerektiğinde; doğrudan soruşturmayı genişletmek suretiyle ve olabildiğince delilleri toplaması gerekmektedir. Bu yön, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555, 5.2.2003 gün 2003/21-35-64, 15.10.2003 gün 2003/21-634-572, 3.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 2004/21-479-578, 10.11.2004 gün 2004/21-538 ve 1.12.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.
Somut olayda; davacı murisinin davalı işverene ait işyerinden SGK’na bildirilen çalışması yoktur. Davalı tanığı olarak dinlenen ve bu işyerinde halen çalışmaya devam eden bordro tanığı…….. (davacı) adında birini tanımadığını beyan etmiş olduğundan davacı murisinin çalışmasına ilişkin beyanda bulunmamıştır.Yine Davalı tanığı olarak dinlenen ve bu işyerinde halen çalışmaya devam eden bordro tanığı……de davacı murisinin bu işyerinde çalışmadığını, yemek yemeğe ve gezmeye geldiğini beyan etmiştir. Halen davalıya ait işyerinde çalışan bu tanığın anlatımlarının tarafsız olamayacağı açıktır.Davacı tanığı olarak dinlenen……., davalıya ait bu işyerinde 6 ay kadar sigortasız çalıştırıldığı dönemde davacı murisinin de ne iş verirlerse yaptığını , yemek dağıttığını, diskoda, barda garsonluk yaptığı gibi, ihalelerde işverenlerin yanında bulunduğunu da belirtmiştir. Davacı tanığı olarak dinlenen kısmi bordro tanığı Cumhur Gezer de davacı murisinin işçi olarak değil ama ihalelerde davalı şirket sahiplerinden ……’ın yanında bulunduğu için kendisine ücret ödenmiş olabileceğini belirtmiş ise de bu tanığın çalışmaları sadece 1999 yılının 3.döneminde kısmen geçtiğinden tespiti istenen hizmetin tümü hakkında bilgi sahibi olamayacağı ortadadır. Tanık …..ise çalışmanın geçtiği disko işyerinden uzaktaki bir ekmek fırınında çalıştığından davacı murisinin çalışması konusunda bilgi sahibi olmadığını beyan etmiştir. Davacı murisi …….’ün hizmet cetvelinde ise tespiti istenen hizmet süresi ile çakışır şekilde 05.04.1999-09.07.1999 tarihleri arasında 94 gün ve 07.10.1999-20.10.1999 tarihleri arasında 14 gün dava dışı işyerlerinden bildirilmiş çalışmalarının bulunduğu anlaşılmaktadır.
Yapılacak iş; davacının tesbitini istediği tarihlerde davacı murisinin çalıştığını iddia ettiği işyerine komşu olan işyerlerini belediye, emniyet veya jandarma vasıtasıyla saptamak, saptanan bu işyerlerinin kayıtlarına geçmiş kişilerin, başka bir anlatımla, …’da, Sosyal Sigortalar Kurumu’nda veya diğer sosyal güvenlik kuruluşlarında kayıtları olan komşu işyeri sahiplerinin veya çalışanlarının bilgilerine başvurulmak çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak, davalıya ait işyerinde fiili çalışma olgusunun somut ve inandırıcı bilgilere dayalı olup olmadığını belirledikten sonra, dava dışı işyerlerindeki tespiti istenen hizmet süresi ile çakışan çalışmalar da dikkate alınarak sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz hcrının istek halinde davacıya iadesine 18.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.