Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/2375 E. 2011/2828 K. 28.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2375
KARAR NO : 2011/2828
KARAR TARİHİ : 28.03.2011

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacılar murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacılar vekilince süresi dışında, davalılar vekilincede süresinde temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

1-Hüküm, İş Mahkemesinden verilmiştir. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 8.maddesi hükmüne göre ise İş Mahkemelerinden verilmiş bulunan nihai kararların 8 gün içinde temyiz olunması gerekir.
Olayda hüküm 4.11.2009 tarihinde temyiz eden davacılar vekilinin yüzüne karşı tefhim edilmiş, temyiz ise 7.1.2010 tarihinde gerçekleşmiştir. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nda katılma yolu ile temyize ilişkin bir hükümde bulunmadığına göre bu durumda davada 8 günlük temyiz süresi fazlası ile geçmiştir.
O halde, 1.6.l990 Tarih ve l989/3 E. 1990/4 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı da gözönünde tutularak davacılar vekilinin temyiz dilekçesinin süre aşımı yönünden reddi cihetine gitmek gerekmiştir.
2-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
3-Dava, iş kazası sonucu ölen sigortalının yakınlarının uğramış oldukları maddi ve manevi zararın giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Zararlandırıcı sigorta olayına maruz kalan sigortalının hak sahiplerinin maddi zararlarının hesaplanmasında, gerçek ücretin esas alınması koşuldur. Öte yandan, gerçek ücretin ise, işçinin kıdemi ve yaptığı işin özelliği ve niteliğine göre işçiye ödenmesi gereken ücret olduğu, işyeri veya sigorta kayıtlarına geçmiş ücret olmadığı Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir.
Somut olayda, davacının çelik konstürüksiyon işlerinde boya ustası olduğu, boya ustasının da asgari ücretle çalışmasının hayatın olağan akışına ve yaşam deneyimlerine uygun düşmeyeceği dikkate alınarak yapılan değerlendirmede boya vb işler nedeniyle kurulan meslek odaları yerine bu konuda yetkin olmayan Ticaret Odasının bildirdiği ücrete göre tazminatın hesaplanmasının gerçeğe uygun olmadığı açık-seçiktir.
Yapılacak iş, davacılar murisinin çelik konstürüksiyon işlerinde boya ustası olduğu göz önünde tutularak, işçinin yaşı, kıdemi, meslek durumu nazara alınarak emsal işi yapan işçilerin aldığı ücretin ilgili meslek kuruluşundan sormak ve meslek kuruluşu tarafından bildirilen ücretin esas alınmak suretiyle davacıların maddi zararlarını yeniden hesaplatmak ve Kurum tarafından hüküm tarihine en yakın tarihe göre hesaplanan peşin sermaye değerini, belirlenen zararlardan indirmek ve çıkacak sonuca göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz dilekçesinin süreaşımı yönünden REDDİNE, hükmün davalılar yönünden yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 28.3.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi