Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/2362 E. 2011/2859 K. 29.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2362
KARAR NO : 2011/2859
KARAR TARİHİ : 29.03.2011

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, yaşlılık aylığının geç ödenmesi nedeniyle 1.2.2006 ile 27.7.2008 ödeme tairhleri arasında işleyecek faiz alacağının Kurumdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava nitelikçe: 01.02.2006 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiği halde, davacıya aylılarının 27.08.2008 tarihinde ödenmesi nedeniyle, aylığın hak ediş tarihi ile ödeme tarihi arasında ay be ay işleyen faizin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece aylığın başlatılması gereken tarihten ödeme tarihine kadar geçen sürede işleyen faizin ay be ay hesaplandığı bilirkişi raporu esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiş ve bu karar süresinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının 18.01.2006 tarihinde tahsis talebinde bulunduğu 01.02.2006 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığı ve hak edilen aylıkların 27.07.2008 tarihinde ödendiği, faiz alacağına ilişkin davanın ise asıl alacak ödenmeden 16.06.2008 tarihinde açıldığı uyuşmazlık konusu değildir.
Uyuşmazlık, kurumun yaşlılık aylığını geç ödemesinden kaynaklanan faiz yükümünün hangi tarihte başladığına ilişkindir, Bu yönüyle davanın yasal dayanağı 1479 sayılı Yasanın 65. Maddesi olup anılan maddede “Kurumun malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarından aylık bağlanması veya toptan ödeme yapılması için gerekli belgeler tamamlanınca, bağlanacak aylıkları ve yapılacak toptan ödemeleri hesap ve tespit ederek en geç üç ay içinde ilgililere yazı ile bildireceği düzenlenmiştir. Somut olayda hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise bu süre göz ardı edilerek 18.01.2006 tarihli tahsis talebine göre birikmiş aylıklara 01.02.2006 tarihinden itibaren faiz hesaplandığı anlaşılmaktadır. Kurumun yaşlılık aylığını bağlayabilmesi için işlem yapması gereken yasal sürenin faiz hesabına dahil edilmesi hatalıdır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın ve özellikle faiz başlangıcının hatalı belirlendiği bilirkişi raporunun hükme esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 29.03..2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.