YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8110
KARAR NO : 2010/5288
KARAR TARİHİ : 04.05.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (…) Mahkemesi
Davacı, 01.04.1989-31.08.2008 tarihleri arasında kısa süreli S.S.K. sigortalılığı dışında tarım … sigortalısı olduğunun ve 01.09.2008 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının kısa süreli SSK na tabi çalışması dışında 01.04.1989-31.08.2008 tarihleri arasında 2926 sayılı Yasaya tabi tarım … sigortalısı olduğunun ve 01.09.2008 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece istemin reddine karar verilmişise de bu sonuca eksik inceleme ve araştırma ile varılmıştır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Yasa’da 506 sayılı Yasa’nın 79.maddesine koşut geçmiş tarım … hizmetlerinin tesbitine ilişkin bir düzenleme mevcut değildir. 2926 sayılı Yasa’nın 7. maddesi hükmüne göre, bu yasaya göre sigortalı sayılanlar, sigortalı sayıldıkları tarihten itibaren en geç üç ay içinde Kurum’a başvurarak kayıt ve tescillerini yaptırmak zorundadırlar. Anılan Yasa’nın 5. maddesi ile 7. madde de belirtilen süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlayacağı hükmü getirilmiştir. 2926 sayılı Yasa’nın 2. ve 3. maddeleri kapsamında, kendi nam ve hesabına tarımsal faaliyette bulunanlardan yasanın uygulanma tarihinde 58 yaşını dolduran kadınlarla, 60 yaşını dolduran erkekler dışındakiler bakımından tarım … sigortalılığı zorunlu sigortalılık niteliğinde bulunmaktadır.Başka bir ifade ile sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçip kaçınmak mümkün değildir. Diğer yandan resen tescil başlığını taşıyan 9.maddeye göre bu yasa kapsamında sigortalı sayılanların sigortalılıklarının başladığı tarihten itibaren 3 ay içinde Kurum’a kayıt ve tescilini yaptırmayanların tescil işlemlerinin Kurum’ca re’sen yapılması gerekmektedir. 2926 sayılı Yasa’nın 36.maddesi kapsamında Kurum’un prim alacaklarını Bakanlar Kurulu Kararı ile ürün bedellerinden tevkifat suretiyle tahsil etmesi mümkündür. Bu bağlamda 2.madde kapsamına girenlerin belirtilen şekilde prim borçlarının ürün bedellerinden tevkifat suretiyle kesilerek …’a ödenmesi halinde kayıt ve tescil için kurum’a başvuru olmasa dahi bahse konu biçim de prim ödenmesi suretiyle kayıt ve tescil konusundaki iradelerini ortaya koydukları tartışmasızdır. …’un … bu prim ödenmesine rağmen, sigortalıyı re’sen kayıt ve tescil etmemesi yasanın kendisine yüklediği re’sen tescil mükellefiyetine aykırılık teşkil etmektedir. 2926 sayılı Yasa’nın 10.maddesine göre kayıt ve tescil işlemlerinde Valilik, Kaymakamlık, Özel İdare, Belediye, Muhtarlık ve Nüfus İdareleri kayıtları ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, tarım satış kooperatifler kanununa göre kurulan … Kooperatifleri ile Birliği, … Fabrikaları Anonim Şirketi ve tarım kesimine yönelik faaliyette bulunan milli bankaların kayıtlarının esas alınacağı bildirilmiştir. Bu kayıtların tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışmanın yasal karinesi olduğu ortadadır.
Öte yandan tarım … sigortalılığının devamı sırasında diğer sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi çalışmaların bulunması halinde bunların özellikle kısa süreli çalışmalar olması ve bu çalışmaların varlığı halinde de tarımsal faaliyetin devam ettiğinin kayıt, belge ve delillerle desteklenmesi durumunda tarımsal faaliyeti devam ettirme iradesinin kaybolmadığı kabul edilir. Uzun süreli çalışmaların devreye girmesi durumunda artık iradenin, bu çalışmanın tabi olduğu sigorta kolunda oluşacağı açık olduğundan, uzun süreli çalışma sonrasında tarım sigortalılığının devam etmeyeceği ancak kuruma yeniden müracaatın bulunması veya tarım … sigortalılığına devam etme iradesini ortaya koyacak şekilde düzenli prim ödemelerinin ya da sattığı ürünlerden prim tevkifatlarının yapılmış olması durumunda devam edebileceği Dairemizin giderek Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 14.02.2007 gün ve E:2007/21-73, K:2007/71; 11.07.2007 gün ve E:2007/21-543, K:2007/541 sayılı kararları).
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının 01.04.1989 tarihinde tahıl üretimi nedeni ile 2926 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olarak tescil edildiği,08.11.1992 tarihinde başlayan SSK ya tabi sigortalılığı nedeni ile 2926 sayılı yasa kapsamındaki sigortalılığının terkin edildiği,1992 yılında 100 gün,1993 yılında 107 gün,1995 yılında 46 gün 506 sayılı Yasa’ya tabi kısa süreli ve kesintili sigortalı olduğu,1970 yılında ölen murisinden zirai taşınmaz kaldığı,kooperatif kaydının olmadığı,9.2.2009 tarihinde Ziraat Odasına üye olduğu,2.2.2009 tarihli tutanakta davacının tarımsal faaliyetine 10 yıl önce son verdiği yazılı olduğu halde 8.4.2009 tarihli tutanakta tarımsal faaliyetinin aralıksız devam ettiğinin bildirildiği anlaşılmaktadır.
Bu tür kişinin sosyal güvenlik hakkını ilgilendiren davalar kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemenin re’sen araştırma ve delil toplama yetkisi bulunmaktadır.Bir başka deyişle taraflarca sunulan deliller hüküm kurmaya yeterli değil ise mahkeme kendiliğinden arştırmayı genişleterek re’sen delil toplamalıdır.
Yapılacak …;dosyada mevcut tapu kayıtlarına göre davacıya intikal eden zirai taşınmazlar da bulunduğu anlaşıldığına göre; uyuşmazlık konusu dönemle ilgili köy muhtar ve azaları ile yukarıda tarihleri yazılı tutanak imzacısı olan tanıkların bilgisine başvurularak tarımsal faaliyetin hangi tarihler arasında geçtiğini hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde tesbit edip tutanaklar arasındaki çelişkiyi gidermek ve sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir.
O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan gerekçelerle hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 04.05.2010 tarihli oturumda oybirliği ile karar verildi.