YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2307
KARAR NO : 2011/2932
KARAR TARİHİ : 29.03.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Davacı, maaşına konulan haczin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
Dava, davacının malullük aylığına konulan haczin kaldırılması istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile davacının malullük aylığına 2000/2391 sayılı takip dosyası üzerinden konulan haczin şikayet yoluyla iptaline ve haczin kaldırılmasına karar verilmiş ise de varılan bu sonuç yerinde değildir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 01.10.1999 tarihinden bu yana 1479 sayılı Yasa hükümlerine göre Kurumdan malullük aylığı aldığı, davacı hakkında otel işletmecisi olduğu dönemden kalan prim, işsizlik sigortası primi ve damga vergisi borçları nedeniyle 2000/2391 sayılı dosyada takip yapıldığı ve yaşlılık aylığı üzerine haciz konarak 28.4.2008 tarihinden itibaren aylıklarından kesinti yapılmaya başlandığı, davacının itiraz etmesi üzerine davalı Kurumca Aralık 2008 tarihinde haczin kaldırılarak 2.7.2009 tarihinde yeniden haciz konularak 28.03.2009 tarihinden itibaren malullük aylığından haciz yoluyla kesinti yapıldığı anlaşılmaktadır.
1.10.2008 tarihinde yürürlüge giren 5510 sayılı Yasanın 93/1.maddesine göre bu Kanun gereğince sigortalılar ve hak sahiplerinin gelir, aylık ve ödenekleri, sağlık hizmeti sunucularının genel sağlık sigortası hükümlerinin uygulanması sonucu Kurum nezdinde doğan alacakları, devir ve temlik edilemez. Gelir, aylık ve ödenekler; 88 inci maddeye göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemez. Bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine ilişkin talepler, borçlunun muvafakati bulunmaması halinde, icra müdürü tarafından reddedilir.
5510 sayılı Yasanın 3.maddesinin 17.bendine göre aylık; malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları ile vazife malûllüğü halinde yapılan sürekli ödemeyi ifade etmektedir.
5510 sayılı Yasanın 88/16.maddesine göre Kurumun süresi içinde ödenmeyen prim ve diğer alacaklarının tahsilinde, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usûlü Hakkında Kanunun 51 inci, 102 nci ve 106 ncı maddeleri hariç, diğer maddeleri uygulanır. Kurum, 6183 sayılı Kanunun uygulanmasında Maliye Bakanlığı ile diğer kamu kurum ve kuruluşları ve mercilere verilen yetkileri kullanır.
Somut olayda; davacının Kurumdan almakta olduğu malullük aylığına konulan haczin dayanağı davacının otel işletmecisi olduğu döneme ilişkin ve 88 inci maddeye göre takip ve tahsili gereken Kurumun prim, işsizlik sigortası primi ve damga vergisi alacağı olduğundan ve 5510 sayılı Yasanın 93. maddesinin yürürlüğe girdiği 1.10.2008 tarihinden sonra 28.3.2009 tarihinden itibaren yapılan haciz işlemi hukuka uygundur.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 29.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.