YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/7822
KARAR NO : 2022/14602
KARAR TARİHİ : 26.10.2022
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Nitelikli hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-)Sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçundan yapılan istinaf başvurusunun esastan reddi kararına yönelik temyiz isteminin reddine dair ek kararın yapılan incelemesinde:
Sanık müdafisine, 02.07.2021 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edilen ek kararı, 5271 sayılı CMK’nın 296/2. maddesinde öngörülen yedi günlük yasal süresinden sonra sanığın temyiz ettiği anlaşıldığından, sanığın ek karara yönelik temyiz isteminin CMK’nın 296/2 ve 298. maddeleri gereğince tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
II-)Sanık hakkında nitelikli hırsızlık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddi kararının incelemesine gelince:
5271 sayılı CMK’nın 288. maddesinin ”Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.”, aynı Kanunun 294. maddesinin ”Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” ve aynı Kanunun 301. maddesinin ”Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek katılan ÇÖMÜ Rektörlüğü vekili dilekçesinde özetle; temel cezanın altı yıl olarak belirlenmesinin hukuka ve usule aykırı olduğunu, cezanın 10 yıldan başlatılması gerektiğini belirtmiş, sanık müdafii ise temyiz dilekçesinde özetle; 43. ve 58. maddelerin uygulanma koşullarının oluşmadığını, 168. maddenin değerlendirilmediğini, sanık hakkında 62. maddenin uygulanması gerektiğini ileri sürmüş, anılan temyiz dilekçelerindeki belirtilen sebeplere yönelik yapılan incelemede;
Sanığın 08/12/2021 günü, ÇOMÜ yerleşkesinde bulunan Deniz Teknolojileri M.Y.O binasından ve 15/12/2021 günü ÇOMÜ yerleşkesinde bulunan uygulama otelinden gerçekleştirmiş olduğu hırsızlık eylemlerinin mağduru Rektörlük olan zincirleme şekilde işlenmiş tek bir hırsızlık suçunu oluşturduğu, sanığın 08/12/2021 günü … Köyü, Dardanos mahallesi adresinde bulunan, ÇOMÜ yerleşkesi içinde yer alan, katılan …’ün sahibi olduğu Özel … Denizilik Eğitim Merkezi adlı işletmeye ait olan konteynerin içerisinden gerçekleştirdiği hırsızlık eyleminin ise katılan …’e yönelik ayrı bir hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden sanık hakkında zincirleme şekilde işlenmiş tek suçtan hüküm kurulması suretiyle eksik ceza tayin edilmiş olması hususu karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilamdaki mahkumiyetin, 5237 sayılı TCK’nın 155/2. maddesinde düzenlenen güveni kötüye kullanma suçuna ilişkin olması 24/10/2019 tarihinde 30928 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK’nın 155/2. maddesinde tanımı yapılan güveni kötüye kullanma suçunun uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 7/2. maddesi uyarınca; ”Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik CMK’nın 254. maddesi uyarınca aynı Kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilip hakkında bahsedilen ilamın esas alınarak TCK’nın 58. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi hususunun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Dosyada CMK’nın 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık hâllerinin herhangi birinin varlığı tespit edilememiştir.
Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine göre, sanık hakkında nitelikli hırsızlık suçundan kurulan hükümde ileri sürülen temyiz sebepleri yönünden eleştiri dışında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi uyarınca, sanık ve müdafii ile katılan … vekilinin yerinde görülmeyen TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN ONANMASINA, dosyanın mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine, 26/10/2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.