Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/2305 E. 2011/2919 K. 29.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2305
KARAR NO : 2011/2919
KARAR TARİHİ : 29.03.2011

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalı işverene ait işyerinde 22.5.2007-14.6.2007 tarihleri arasında çalıştığının tesbitiyle Haziran 2007 ayına ilişkin 14 günlük ücret alacağının hüküm altına alınmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacı ile davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, 22.05.2007-14.06.2007 tarihleri arasında geçen ve Kuruma bildirilmeyen sigortalı çalışmaların tespiti ile 2007 yılı Haziran ayına ait 14 günlük 373,00 TL ücret alacağının davalı işverenden tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile hizmet sürelerine ait primler ödendiği için hizmet tespiti davasının reddine ve davalı Kurum yararına 575,00 TL avukatlık ücretinin hüküm altına alınmasına karar verilmiş ise de varılan bu sonuç avukatlık ücreti yönünden yerinde değildir.
Somut olayda davacının 01.06.2007 – 14.06.2007 tarihleri arasında davalı işyerinde geçen sigortalı çalışmaları Kuruma bildirilmiş olup Kurum müfettişi tarafından yapılan inceleme sonrasında davacının 22.05.2007-31.05.2007 tarihleri arasında geçen çalışmaları da işveren tarafından 21.02.2008 tarihinde Kuruma bildirmiştir.
Davacının 22.05.2007-31.05.2007 tarihleri arasında geçen sigortalı çalışmalarının Kuruma dava tarihinden sonra bildirilmesi nedeniyle bu döneme ilişkin davanın konusunun kalmadığı, davacının davasını açarken haklı olduğu, davalı işverenin de sigortalı çalışmaları süresinde Kuruma bildirmemesi nedeniyle davanın açılmasına neden olduğu anlaşılmakla konusu kalmayan hizmet tespiti davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, avukatlık ücretinin davaya sebebiyet veren davalı işverenden alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken davasında haklı olan davacının Kuruma avukatlık ücreti ödemesine karar verilmesi usül ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı, düzeltilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm fıkrasının 1 nolu bendinin (a) fıkrasının silinerek yerine “a) Hizmet tespiti davasının konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına, ” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına, avukatlık ücretine ilişkin 6 nolu bendinin tümüyle silinerek yerine,
“6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddine karar verilen işçi alacakları üzerinden hesaplanan 575,00 TL maktu avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı işverene ödenmesine, hizmet tespiti davasının sigortalı çalışmaların dava tarihinden sonra davalı işverence Kuruma bildirilmesi nedeniyle 575,00 TL maktu avukatlık ücretinin davanın açılmasına sebebiyet veren davalı işverenden alınarak davacıya ödenmesine ” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden ilgilisine yükletilmesine, 29.03.2011 gününde oybirliğiyle ile karar verildi.

.