YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/17339
KARAR NO : 2013/5819
KARAR TARİHİ : 27.03.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, davalı kuruma ödenen 61.383,87-TL faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
Dava, asgari işçilik incelemesi sonucu Kurumca tahakkuk ettirilerek davacıya tebliğ edilen ve ödenen 61.383,87 TL prim ve gecikme zammının davalı Kurumdan tahsili (geri alınması) istemine ilişkindir.
Mahkemece, yanlış ve yersiz alınan primlerin geri verilmesine ilişkin 506 sayılı Kanun’un 84.maddesine göre davanın kısmen kabulü ile 55.949,77 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Kurumdan tahsili ile davacıya ödenmesine ve fazla talebin reddine karar verilmiştir.
506 sayılı Kanun’un 84 ve 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun’un 89.maddesinin 3.fıkrasına göre yanlış veya yersiz alınmış olduğu tespit edilen primler, alındıkları tarihten on yıl geçmemiş ise, hisseleri oranında işverenlere, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara veya genel sağlık sigortalılarına veya hak sahiplerine kanunî faizi ile birlikte geri verilir. Kanunî faiz, primin Kuruma yatırıldığı tarihi takip eden ay başından, iadenin yapıldığı ayın başına kadar geçen süre için hesaplanır.
Fazla ve yersiz ödeme; işverenlerin, sigortalıların, isteğe bağlı sigortalıların veya genel sağlık sigortalılarının veya hak sahiplerinin Kuruma fazla veya hukuki dayanağı bulunmaksızın yaptığı ödemeyi ifade eder. O halde, bir ödemenin yersiz nitelikte olup olmadığı ödemenin dayanağı olan Kurum işleminin hukuka aykırı olup olmadığına göre belirlenir.
Somut olayda, davacı tarafından iadesi istenilen prim ve gecikme zammı, asgari işçilik uygulaması sonucu tahakkuk ettirilerek davacıya tebliğ edilmiş olup uyuşmazlığın sağlıklı bir çözüme kavuşturulabilmesi için öncelikle davacı tarafından ödenen prim ve gecikme zammının yersiz ödeme niteliğinde olup olmadığının tartışılması gerekir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, … Belediyesince ihale yoluyla yaptırılan “Çamlık Nikah Sarayı Tadilat ve İlave İnşaat Yapılması” işinin davacı şirket tarafından üstlenilerek 15.9.2006 tarihinde yapımına başlanmasına karşın 56 günlük çalışma sonrasında 10.11.2006 tarihi itibariyle tasfiye edildiği, davacı şirketin ilişiksizlik belgesi talep etmesi üzerine Kurumca yapılan ön değerlendirme (araştırma) sonucunda tebliğ edilen prim ve gecikme zammının davacı tarafından ödenmemesi ve inceleme talep edilmesi üzerine Kurum müfettişince asgari işçilik incelemesi yapıldığı, 19.06.2008 tarih ve 2008/61- 45/AİR 05 sayılı inceleme raporuna göre ihale konusu iş nedeniyle 121.116,87 TL eksik işçilik bildirildiği, eksik işçilik miktarı üzerinden % 35,50 prim oranına göre hesaplanan 42.996,49 TL prim ve 18.387,38 TL gecikme zammı olmak üzere toplam 61.383,87 TL borcun davacıya 24.7.2008 tarihinde tebliğ edildiği, davacının prim ve gecikme zammı borcunu 29.07.2008 tarihinde ödeyerek 7.8.2009 tarihinde eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır.
506 sayılı Kanun’un 79.maddesinin 13.fıkrasına göre sigorta müfettişi tarafından, Kuruma bildirilmediği tespit edilen asgari işçilik tutarı üzerinden Kurumca resen tahakkuk ettirilen sigorta primleri bu Kanunun 80 inci maddesi de nazara alınarak işverene tebliğ olunur. İşveren, tebliğ edilen prim borcuna karşı tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde Kuruma itiraz edebilir. İtiraz takibi durdurur. Kurumca itirazın reddi halinde, işveren, kararın tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde yetkili iş mahkemesine başvurabilir. Mahkemeye başvurulması prim borcunun takip ve tahsilini durdurmaz.
Asgari işçilik uygulaması sonucu belirlenen eksik işçilik miktarı üzerinden tahakkuk ettirilerek işverene tebliğ edilen prim ve gecikme zammına dayanak inceleme raporu ve Kurum işlemlerinin hukuka aykırı olması halinde ilişiksizlik belgesi alabilmek için işverence yapılan ödemelerin tamamen veya kısmen yersiz ödeme olarak kabulü ile iadesine karar verilmesi mümkündür.
Ne var ki Kurumca Kanun’un verdiği yetkiye dayanılarak yapılan asgari işçilik uygulaması sonucunda tahakkuk ve tebliğ edilen prim borcunun, yine kanunda belirtilen hakdüşürücü süre içerisinde itiraz ve dava yoluna başvurulmaması nedeniyle kesinleştiği hallerde, Kurumun prim tahakkuku işleminin tamamen veya kısmen hukuka aykırı olduğu söylenemeyeceğinden işverenin yaptığı ödemenin de yersiz olarak kabulü mümkün değildir.
Yersiz ödeme, hukuki dayanağı bulunmaksızın yapılan ödemeyi ifade ettiğine göre asgari işçilik uygulamasının ve sonucunda yapılan prim tahakkuku işleminin yine kanunda öngörülen itiraz ve dava yolu ile tamamen veya kısmen hukuka aykırı olduğu kanıtlanmadıkça, Kurumun bu yöndeki işlemi şeklen hukuka uygun olmaya devam eder ve bu işleme göre yapılan ödeme de yersiz ödeme olarak nitelendirilemez.
Aksi halde, Kanunla özel bir itiraz ve dava yolu öngörülen Kurum işlemlerinin kesinleşmesine karşın yeniden dava konusu edilmesi sonucu doğar ki bunun da itiraz ve dava yolunun amacına ve Kurum alacaklarının yasada öngörülen prosedüre uygun olarak kesinleşmesini hedefleyen Kanun’un ruhuna uygun olduğu söylenemez.
Yukarıda yer alan hukuki açıklamalar ışığında somut olaya gelince, davacının 24.7.2008 tarihinde tebliğ edilen prim ve gecikme zammı borcunu 29.07.2008 tarihinde ödemesine karşın bir aylık süre içerisinde itiraz ve dava yoluna başvurmadığından Kurumun tahakkuk ettiği prim ve gecikme zammının kesinleştiği, eldeki davanın da bir aylık hakdüşürücü sürenin dolmasından sonra 7.8.2009 tarihinde açtığı anlaşılmakla davacının ilişiksizlik belgesi almak amacıyla yaptığı ödemenin yersiz ödeme olarak kabulü mümkün olmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek … biçimde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 27/03/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.