YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/837
KARAR NO : 2011/2276
KARAR TARİHİ : 17.03.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, l.l.2008 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitiyle fazlalık olarak çıkartılan 2003- 2009 yılları arası prim borcunun iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacıya 01.01.2008 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması ve prim borcu bulunmadığının tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 31.07.1981 tarihinden itibaren oda kaydı nedeni ile 1479 sayılı Yasa kapsamında zorunlu sigortalı olarak tescil edildiği, 16.11.1981-31.12.1988, 01.01.1990-31.12.1990, 01.06.1991-03.08.1991, 19.06.1992-29.01.1996, 20.05.1996-30.11.2006 tarihleri arasında ve 06.03.2008 tarihinden itibaren vergi kaydı; 31.07.1981 tarihinden itibaren oda kaydı ve 09.05.1984 tarihinden itibaren esnaf ve sanatkar sicil kaydı bulunduğu, Sosyal Sigortalar Kurumu Kocaeli Sigorta İl Müdürlüğünün 24.10.2001 tarihli yazısı ile … Gümüşhane İl Müdürlüğüne davacının 31.10.1967-01.03.1971 ve 01.06.1974-30.06.1974 tarihleri arasında toplam 1245 gün 506 sayılı Yasa kapsamında zorunlu sigortalılığı olduğunun bildirildiği, davacının 31.03.2003 tarihli dilekçesi ile …’dan yaşlılık aylığı talep ettiği, toplam 9045 gün prim ödeme gün sayısı üzerinden 01.04.2003 tarihinden geçerli olmak üzere yaşlılık aylığı bağlandığı, Sosyal Sigortalar Kurumu Kocaeli Sigorta İl Müdürlüğünün, … Gümüşhane İl Müdürlüğüne 04.05.2004 tarihli yazısıyla davacının 31.10.1967-01.03.1971 ve 01.06.1974-30.06.1974 tarihleri arasında 1155 gün 506 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu sigortalılığının bulunduğunu, bu nedenle toplam 1245 günle ilgili 24.10.2001 tarihli yazının dikkate alınmamasının bildirilmesi üzerine … Gümüşhane İl Müdürlüğünün 26.05.2004 tarihli yazısı ile yaşlılık aylığının bağlanış tarihi itibariyle iptal edildiğinin davacıya bildirildiği, ayrıca, 3.985,66.-TL asıl ve 619,42.-TL faizden oluşan toplam 4.605,07.-TL yersiz olarak ödenen aylıkların ödemesini ve 1479 sayılı Yasa uyarınca … sigortalılığı da devam ettiğinden birikmiş prim borçlarını ödemesini ve ayrıca her ay prim borcunu yatırması gerektiğinin bildirildiği, davacının Gümüşhane Asliye Hukuk (İş) Mahkemesine açtığı dava sonucunda, anılan mahkemenin 12.01.2007 gün ve E:2005/668, K:2007/5 sayılı kararı ile, davacının 506 sayılı Yasa kapsamında 1967-1968-1969-1970 ve 1971 yıllarında toplam 1145 günlük çalışması olup, bu nedenle yasal şartlar oluşmadığından yaşlılık aylığının Kurumca iptalinde yasaya aykırı bir cihet bulunmadığı gerekçesiyle, davacının Kurumun iptal işleminin iptali davasının reddine ve iptale konu tahsiste davacının kusuru olmadığından, davacının ödenen yaşlılık aylığından dolayı …’a borçlu olmadığının tesbitine karar verildiği, taraflarca temyiz edilen kararın, Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 21.06.2007 tarih ve E:2007/7516, K:2007/10445 sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği, davacının 06.11.2007 ve 17.07.2008 tarihlerinde tekrar yaşlılık aylığı talebinde bulunduğu, Kurumun, mahkemeye verdiği 24.06.2010 tarihli cevabi yazısında, davacının 06.11.2007 tarihli aylık talep tarihi itibariyle 16.844,31.-TL pirim borcunun olduğunu, bu borcun 01.04.2003-30.11.2006 tarihleri arası hizmet süresine ait olduğunu, davacının emekli edilebilmesi için 30.06.2010 tarihi itibariyle mevcut olan 29.016,44.-TL borcunu ödeyerek aylık talebinde bulunması gerektiğinin bildirildiği anlaşılmaktadır.
01.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1479 sayılı Yasa’nın 24. maddesinde zorunlu … sigortalılığı için esnaf sicili veya kanunla kurulu meslek kurulumu kaydı aranırken, 20.04.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Yasa ile 1479 sayılı Yasa’nın 24. maddesi değiştirilecek zorunlu … sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olması şartı getirilmiş, ancak gelir vergisinden muaf olanlar için meslek kuruluşuna kayıtlı olma yeterli görülmüş, 22.03.1985 tarihinde yürürlüğe giren 3165 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu … sigortalılığı için vergi kaydı veya esnaf sicil kaydı veya oda kaydının bulunması yeterli görülmüş, 02.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Yasa ile 24. madde yeniden değiştirilerek zorunlu … sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olma şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için esnaf sicil kaydı ve oda kaydının bir arada bulunması yeterli görülmüştür.
17.04.2008 gün ve 5754 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 73. maddesi ile eklenen 5510 sayılı Yasa’nın geçici 17. maddesinde de, kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlarla tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan, 1479 ve 2926 sayılı Yasalara göre tescilleri yapıldığı halde, bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla beş yılı aşan süreye ilişkin prim borcu bulunanların, bu sürelere ilişkin prim borçlarını, prim borçlarının ödenmesine ilişkin Kurumca çıkarılacak genel tebliğin yayımı tarihini takip eden aybaşından itibaren 6 ay içerisinde ödememeleri halinde, prim ödemesi bulunan sigortalıların daha önce ödedikleri primlerin tam olarak karşıladığı ayın sonu itibarıyla, prim ödemesi bulunmayan sigortalıların ise tescil tarihi itibarıyla sigortalılığının durdurulacağı, prim borcuna ilişkin süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilemeyeceği ve bu sürelere ilişkin Kurum alacakları takip edilmeyeceği, Kurum alacakları arasında yer verilmeyeceği, ancak, sigortalı ya da hak sahipleri daha sonra müracaatları tarihindeki 80. maddenin ikinci fıkrasına göre belirlenecek prime esas kazanç tutarı üzerinden hesaplanacak borç tutarının tamamını, borcun tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde ödedikleri takdirde, bu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirileceği düzenlenmiştir.
14.01.2009 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasa Gereğince Kendi Adına Ve Hesabına Bağımsız Çalışanlardan 5 Yılı Aşan Süreye İlişkin Prim Borcu Bulunanlar İçin Yapılacak İşlemler Hakkında Tebliğin “Kapsamda bulunan sigortalılar” başlıklı (A) maddesinin 1. bendine göre, 02.09.1971 tarihli, 1479 sayılı ve 17.10.1983 tarihli, 2926 sayılı Kanunlara göre tescilleri yapıldığı halde 30.04.2008 tarihi itibarıyla beş yılı aşan süreye ilişkin prim borcu bulunan sigortalılarla bunların hak sahipleri söz konusu Geçici 17. madde hükümlerinden yararlanabilirler.
Kanunların geriye yürümesi konusunda mevzuatımızda genel bir düzenleme bulunmamaktadır. İlke olarak her yasa yürürlüğe girdiği andan itibaren derhal hukuksal sonuçlarını doğurmaya başlar. Bunun doğal sonucu da yasaların yürürlüğe girmelerinden önceki olayları etkilemeyeceği, başka bir anlatımla geriye yürümeyeceklerdir. Ancak devam eden uyuşmazlıklarda, tamamlanmamış hukuki durumlara yeni yasa veya düzenleyici kural “derhal yürürlüğe girme” niteliği nedeniyle uygulanacak ve hukuki sonuçlarını doğuracaktır. Bu gibi durumlarda kanunların geriye yürümesi değil ani etkisi söz konusudur. Sosyal güvenlik hukukunun ilgi alanı kamusal olup otoritesi kamu düzenini ilgilendirmektedir. Bu nedenle sosyal güvenlik hukuku ile ilgili yasalar yürürlüğe girdiği andan itibaren derhal hukuksal sonuçlarını doğurur. Bu açıklamalar karşısında 17.04.2008 gün ve 5754 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 73. maddesi ile eklenen 5510 sayılı Yasa’nın Geçici 17. maddesinin tamamlanmamış hukuki durumlara uygulanacağının kabulü gerekir.
Somut olayda, davacının 01.04.2003 tarihinden itibaren sicil ve oda kaydı kesintisiz devam ettiğinden, anılan tarihten itibaren … sigortalısıdır. Ancak, 01.04.2003 ila 5510 sayılı Yasa’nın Geçici 17. maddesinin yürürlüğe girdiği 30.04.2008 tarihleri arasında davacının 5 yılı aşkın süreye ilişkin prim borcunun bulunmasına göre 5510 sayılı Yasa’nın geçici 17. maddesinin getirdiği olanaklardan yararlanacaktır.
Davacının davadaki isteminden prim borcunu ödeme isteği olmadığı sonucu çıktığından talebi de gözetildiğinde uyuşmazlığa 5510 sayılı Yasanın geçici 17 maddesinin uygulanacağının kabulü gerekir. Nitekim, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 21.06.2006 gün ve E:2006/21-363, K:2006/466; 28.06.2006 gün ve E:2006/21-485, K:2006/483 sayılı kararları da bu yöndedir. Davacının 01.04.2003 tarihinden 5510 sayılı Yasa’nın Geçici 17. maddesinin yürürlüğe girdiği 30.04.2008 tarihleri arasında 5 yıl ve daha fazla prim borcu bulunduğundan talep gözetilerek … sigortalılığının durdurulması ve prim borcunun ait olduğu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilmemesi gerekir.
Öte yandan, 01.01.1951 doğumlu olan davacı, üçüncü yaşlılık aylığı talep tarihi olan 17.07.2008 tarihinde 57 yaşında olup, 506 sayılı Yasa kapsamında 31.10.1967-01.03.1971 ve 01.06.1974-30.06.1974 tarihleri arasındaki 1155 gün prim ödeme gün sayısı ile 1479 sayılı Yasa kapsamında 31.07.1981-31.03.2003 tarihleri arasındaki 7800 gün prim ödeme gün sayısı ile birlikte toplam 8955 gün prim ödeme gün sayısı mevcut olduğundan, 1479 sayılı Yasa’nın Geçici 10. maddesinin III. Fıkrasının (c) bendi gereğince yaşlılık aylığı tahsis talep tarihini takip eden aybaşı olan 01.08.2008 tarihinden geçerli olmak üzere kısmi yaşlılık aylığını hak etmektedir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın davacıya 17.07.2008 tarihli yaşlılık aylığı talep tarihini takip eden aybaşı olan 01.08.2008 tarihinden itibaren kısmi yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tesbiti ile prim borcu bulunmadığının tesbitine karar verilmesi gerekirken, yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 17.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.