Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/11858 E. 2010/15949 K. 15.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11858
KARAR NO : 2010/15949
KARAR TARİHİ : 15.12.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali, tescil, elatmanın önlenmesi ve beyanlar hanesindeki şerhin silinmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

1964 yılında yapılan kadastro sırasında … İlçesi … Köyü 2177 ve 2180 parsel sayılı sırasıyla 12.180 m2 – 2.440 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, senetsiz ve belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile … oğlu … , … çocukları … ve …, …’nin ölü kızı …’nın …’ten olma kızı … adlarına tespit edilmiş, itirazsız kesinleşmiştir. Davacı … Yönetimi, çekişmeli taşınmazların kesinleşen orman tahdidi içinde kaldığından tapu kayıtlarının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescili, beyanlar hanesindeki şerhlerin silinmesi ve davalıların elatmalarının önlenmesine karar verilmesi istemiyle dava açmıştır.Mahkemece, davacı … Yönetiminin verilen süre içinde davalıların isim, adres ve kimlik bilgilerini bildirmediğinden taraf teşkilinin sağlanamadığı gerekçesiyle davanın husumet yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen tahdit içinde kalan taşınmazlar tapu kayıtlarının iptali, tescil, elatmanın önlenmesi ve beyanlar hanesindeki şerhlerin silinmesi niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1944 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp 3.12.1945 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu, 1957 yılında arazi kadastrosu, 3302 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan ve 23.08.1991 tarihinde ilan edilen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Mahkemece davanın husumet yönünden reddine karar verilmişse de, davacı … Yönetimi dava dilekçesinde tapu maliklerinden … kızı … ve … ile …’nin ölü Kızı …’nın …’ten olma kızı …’ın adreslerini ve mirasçılarını tespit edemediğinden sadece … kızı … mirasçıları, … kızı … mirasçıları, … kızı … mirasçıları denmek suretiyle ve adresleri belirlenen … ’ın da mirasçılarının isimlerini belirterek temyize konu davayı açmıştır. Mahkemece yaptırılan zabıta araştırması sonucunda, tapu maliklerinden … kızı … ve … ile …’nin ölü kızı … ‘nın …’ten olma kızı …’ın ve mirasçılarının kimler oldukları ve adresleri tespit edilememiştir. Bu durumda mahkemece, öncelikle nüfus müdürlüğünden çekişmeli taşınmazın tapu kayıt maliklerinin aile nüfus kayıt tablolarının istenmesi, tapu sicil müdürlüğünden adreslerinin sorulması,sağ olmaları halinde tapu maliklerinin, ölmüş ve mirasçıları var ise mirasçılarının, mirasçı bırakmadan ölmüş olmaları halinde, mirasın Devlete kalacağı gözetilerek Hazinenin davaya katılımları sağlanarak ya da mirasçılar aleyhine ayrı bir dava açılıp, bu dava ile birleştirilmesi konusunda Orman Yönetimine önel verilmesi ve bundan sonra yargılamaya

-2- 2010/11858 – 15949

devam edilmesi, mirasçılarının bilinmemesi halinde ise, çekişmeli taşınmazların mirasçıları ve adresleri tespit edilemeyen tapu kayıt maliklerine kayyım tayin ettirilmek üzere Orman Yönetimine yine süre verilmesi ve tayin edilecek kayyımlar huzuruyla davaya devam edilmesi gerekirken davacı … yönetiminin verilen süre içinde bir kısım davalıların isim, adres ve kimlik bilgilerini bildirmediğinden taraf teşkilinin sağlanamadığı gerekçesiyle davanın husumet yönünden reddine karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer konuların incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 15/12/2010 günü oybirliğiyle karar verildi.