Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/8170 E. 2010/11873 K. 06.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8170
KARAR NO : 2010/11873
KARAR TARİHİ : 06.10.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 291 ada 62. parsel sayılı 14.955 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, Temmuz 1960 tarih 7 nolu tapu kaydı nedeniyle zeytincilik parseli olarak … adına tespit edilmişse de kontrol memurlarının itirazı üzerine 3573 Sayılı Yasada öngörülen koşulların gerçekleşmediği belirlenerek 19.04.2007 tarihli kadastro komisyonu kararıyla Hazine adına tesbit edilmiş, davacı, imar, ihya koşullarının oluştuğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne, dava konusu parselin zeytinlik niteliğiyle davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1941 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ile daha sonra 12.07.2004 tarihinde ilan edilip kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
Mahkemece yapılan araştırma ve uygulama hükme yeterli değildir. Yörede ilk orman kadastrosunun 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre 1941 yılında yapıldığı, 2004 yılında da 4785 Sayılı Yasa hükümleri gözetilerek yapılan orman kadastrosunda dava konusu yerin orman sınırları dışında bırakıldığı, 2007 yılında yapılan arazi kadastrosunda 3573 sayılı yasaya göre oluşturulan Temmuz 1960 tarih 7 numaralı tapu kaydı nedeniyle … adına tesbit yapılmışsa da, itiraz üzerine 19.04.2007 tarihli kadastro komisyonu kararıyla imar-ihya edilmediği belirlenerek ilk tespitin iptal edildiği ve hazine adına tespit gördüğü anlaşılmaktadır.
Mahkemece imar ihya şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de, ilk tespite esas alınan Temmuz 1960 tarih 7 numaralı tapu kaydı, taşınmazın önceki maliki … … adına oluşturulan 15.260 m2 yüzölçümlü 38 numaralı zeytincilik parseline ait zeytincilik dosyası, yine komşu parsellere ait zeytincilik dosyaları ile 3573 Sayılı Yasaya göre oluşturulan tapu kayıtları getirtilip uygulanmamış, ziraat uzmanından taşınmaz üzerindeki zeytinlerin sayısı, yaşı, dikme mi, aşılama mı olduğu ve aşı yaşı konusunda yeterli rapor alınmadan, imar ihyanın tamamlandığı kabul edilerek karar verilmiştir.
3573 Sayılı Yasa, orman veya toprak dağıtımı öngören bir Yasa olmayıp, yabani zeytinliklerin aşılanmasını, zeytinciliğin ıslahını ve geliştirilmesini amaçlayan bir yasadır. Bu yasa hükümlerine göre çıkarılan 1940 tarihli Nizamnamenin 17. maddesi hükmü Zeytincilik Yasasına göre verilen yerlerin başka bir amaçla kullanılmasını yasaklamıştır.
Bu amaçla verilen yerlerin 3573 Sayılı Yasanın tayin ettiği koşullara uygun olarak aşılanmak, imar ve ıslah edilerek mahsuldar zeytinlik haline getirilmesi esastır. Bu koşulların yasanın belirlediği süre içinde gerçekleştirilmesi zorunludur ve Yasada öngörülen amacın gerçekleşmemesi halinde mülkiyet iddiasının dinlenme olanağı bulunmadığı gibi tapu kaydı oluşmuş olsa dahi yolsuz tescil niteliğinde olduğunun kabulü zorunludur.
3573 Sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkındaki Yasanın 2. ve devamı maddeleri ile 6831 Sayılı Yasanın 1/I maddesi gereğince Devlet ormanları içinde ve dışında kalan yabani zeytin sahaları tahsis, imar, ıslah koşulları yerine getirilip 3573 Sayılı Yasa uyarınca tapu kaydı oluştuğu takdirde ancak orman mefhumu haricinde kalırlar, bir başka anlatımla orman sayılmazlar. 28.02.1995 tarihinde yürürlüğe giren 3573 Sayılı Yasanın bazı hükümlerinin değiştirilmesi ve yürüklükten kaldırılmasına ilişkin 4086 Sayılı Yasa ile 3573 Sayılı Yasanın 2. maddesindeki “Devlet Ormanları içinde bulunan ve aşılı hale getirilecek olan bütün yabani zeytinlik sahaları” ibaresi Anayasanın 169. maddesindeki “31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini kaybeden yerler dışında, orman sınırlarında daraltma yapılamaz” hükmüne aykırı olması nedeniyle yürürlükten kaldırılmış, aynı yasanın 3. maddesi ile de değiştirilerek “Beşyıl süre ile taşınmazın gayesine uygun olarak kullanıldığı Tarım ve Köyişleri Bakanlığınca tespit edilenlere mahalin en büyük mülki amiri tarafından tapuları devredilir. Bu yolla verilen taşınmazlar hiçbir şekilde veriliş amacı dışında kullanılamaz. Bu taşınmazlar; miras dahil hiç bir şekilde bölünemez, veriliş tarihindeki yüzölçümü hiç bir şekilde küçültülemez. Aksi takdirde Hazinece geri alınır. Bu hususlarda taşınmaz siciline gerekli şerh verilir.
Bu maddeye göre verilen süre içinde aşılama, temizleme, dikim ve bakım işlemleri yapılmamış olursa verilen izin Bakanlıkça resen iptal edilir” hükmü getirilmiştir.
O halde, mahkemece öncelikle çekişmeli taşınmazın ilk tespitine esas alınan Temmuz 1960 tarih 7 numaralı tapu kaydı ile taşınmazın önceki maliki … … adına tahsis edilen 38 numaralı zeytincilik parseline ait zeytincilik dosyası Tapu Sicil Müdürlüğü ile Tarım İlçe Müdürlüklerinden araştırılarak getirtilmeli, aynı şekilde batıda komşu 293 ada 1 parselin ilk geldisi olan parsel tespit edilerek bu parsele ait ve yine kuzeyde 116 ada 61 parsele ait kadastro tespit tutanakları ile bu parseller için oluşturulan 17 ve 37 ve 43 numaralı zeytincilik parseli dosyaları getirtilip mahallinde uygulanmalı, çekişmeli taşınmaz yönünü ne olarak gösterdikleri araştırılmalı, Ziraat uzmanından taşınmazdaki zeytin ağaçlarının sayısı, yaşı, dikme mi, aşılama mı olduğu, aşı yaşı, imar ihyanın ne zaman başlayıp tamamlandığı konularında bilimsel verilere dayalı rapor alınmalı, sözü edilen tapu kayıtlarının çekişmeli taşınmaza uymadığı veya uysa bile Yasada öngörülen imar ihyanın gerçekleşmediği sonucuna ulaşılırsa taşınmazın eğimin % 12 nin üzerinde olduğu, yer yer maki bitki örtüsü bulunduğu bu hali ile sınırdaki ormanın devamı niteliğinde bulunduğu gözönünde bulundurularak davanın reddine karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 06/10/2010 günü oybirliği ile karar verildi.