Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/13414 E. 2010/15528 K. 09.12.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/13414
KARAR NO : 2010/15528
KARAR TARİHİ : 09.12.2010

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAHİLİ DAVALI : ORMAN YÖNETİMİ

Taraflar arasındaki orman sınırlamasına ve kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vakıf tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında … Köyü …çevresi mevkii 101 ada 1 Parsel: 440 hektar 7468 m2, muhtar ve yerel bilirkişilerin köyde orman bulunmadığından, orman sınırlandırmasına katılmayacaklarını bildirdikleri, 5304 Sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Yasanın 4/3 Maddesi gereğince orman olarak sınırlandırıldığından söz edilerek, orman niteliğiyle Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı Vakıf 16.10.2008 tarihli dilekçeyle, … köyü… mevkiinde bulunan malik sıfatıyla zilyet ettikleri taşınmazın bu parsel içinde devlet ormanı olarak tesbit gördüğünü, bu tesbitin iptalini ve vakıfları adına tapuya tescilini istemiş, davayı Orman Yönetimine yaygınlaştırmıştır. Mahkemece davanın REDDİNE çekişmeli 101 ada 1 sayılı parselin ekli 13.04.2009 tarihli … bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen 275469,48 m2 bölümün 101 ada 1 parsel kapsamında orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı vakıf tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava 5304 Sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Yasanın 4/3 Maddesi gereğince yapılan orman sınırlamasına ve kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce yapılmış orman kadastrosu yoktur.
Mahkemece, eski tarihli memleket haritası, aminajman planı ve … fotoğraflarının uygulanmasına dayalı araştırma inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi ve ziraat uzmanı bilirkişi raporlarıyla, çekişmeli … bilirkişi krokisinde (A) ile gösterilen çekişmeli taşınmaz bölümünün yüksek eğimli üzerinde tarımsal faaliyet yapılmamış, orman olduğu, başka amaçlar için düzenlenmiş 1/25000 ölçekli eski tarihli memleket haritasında geniş yapraklı ağaçlarla tam kapalı (0.3 ün üzerinde) devlet ormanı olduğu, dava Vakfın mülkiyet belgesinin bulunmadığı, sadece kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme iddasının bulunduğu, taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla edinilecek yerlerden olmadığı gibi,
Midyat … Manastırı Vakfı tarafından 10.01.1961 tarihinde, kilise binaları ile 21 parça tarlanın vakıf adına tescili istemiyle Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açtığı ve yapılan yargılama sonucu verilen 11/12/1964 gün ve 1964/114-167 sayılı kararının içeriğinden, vakıf tarafından tescil davasına konu taşınmazlardan
-2-
2010/13414-15528

17 parça taşınmaz hakkındaki davadan vazgeçildiği ve sadece 5 parça taşınmazın davasının görüldüğü ve bunların da kilise binası ve müştemilatı ile etrafındaki 4 parça metruk bağ, bahçe ve tarla olduğu ve mahkemece de bu 5 parça taşınmaz hakkındaki davayı kabul ederek, … bilirkişi … tarafından düzenlenen, manastır binası ve müştemilatını kenar uzunlukları ile gösterir sadece bina salon ve avluya ait olan ve fotogometri yöntemiyle düzenlenen haritada da 478 parsel üzerinde açıkça görülmekte olan;
a) Doğusu manastıra ait tarla, batısı manastıra ait bahçe, kuzeyi manastıra ait bahçe, güneyi yol ile çevrili kilise binası.
b) Doğusu kıraç, batısı hususi yol ve müteakiben kıraç, kuzeyi yol ve müteakiben 150 metre sonra ve şimalde kilise bahçesi duvarı ve kilise, güneyi kıraç müteakiben 250 metre sonra … ile çevrili 11400 m2 yüzölçümlü susuz tarla.
c) Doğusu yol ve müteakiben … kilise bahçe ve duvar, batısı kıraç, kuzeyi yol, güneyi yol ile çevrili 14484 m2 yüzölçümlü susuz tarla.
d) Doğusu kıraç, batısı narlık ve müteakiben yol, kuzeyi kıraç, güneyi kilise binası ve yol ile çevrili 23.000 m2 yüzölçümlü susuz tarla
e) Doğusu hırba habis ve yol ve batısı kıraç, kuzeyi diyari killike kıracı, güneyi guharra habis kıracı ile çevrili 9216 m2 yüzölçümlü susuz tarlanın davalı vakıf adına tesciline karar verildiği ve bu kararın temyiz edilmeden kesinleşmesi üzerine vakıf adına Temmuz 1967 tarih 15, 16, 17, 18 ve 19 numaralarda tescil edildiği ve bu 5 adet tapudan kilise binası hariç diğer 4 adet tapu kaydının toplam yüzölçümünün 60.100 m2 olduğu halde, Temmuz 1965 tarih 16 numaralı 11400 m2 yüzölçümlü tapu hariç diğer Temmuz 1965 tarih15, 17, 18 ve 19 numaralı kayıtların toplam yüzölçümünün 48700 m2 olduğu ve sınırlarının kıraç okuması ve zeminde orman sınırının bulunması nedeniyle değişir sınırlı olduğu ve tapuların dayanağı kenar uzunluklarının krokilerinde … bulunduğu halde, 3402 Sayılı Yasanın 20/A madde hükmüne göre krokileri yerine uygulanıp kapsamları belirlenmeden 164.471, 25 m2 yüzölçümlü 478 numaralı parsele uyduğu kabul edilerek bu parselin vakıf adına tespit ve tescili yapıldığı ve 1965 tarihli eski tapu kayıtlarının yüzölçümünden 100.000 m2 fazla yerin 478 numaralı parselde davalı Vakıf adına tespit ve tescilinin yapıldığı ve Hazine tarafından 478 numaralı parselin tespitine itiraz edilmediği ve dava açılmadığı,
Dosyadaki tespit tutanaklarına göre davalı vakıf adına aynı köyde 101 ada 9, 22, 271, 278, 279, 460, 487, 489, 491, 492 numaralı toplam yüzölçümü 127158 m2 olan 10 parça taşınmazın belgesiz zilyetlik nedeniyle tespit edildiği ve tutanaklarının kesinleşmesi ile tapuya tescillerinin yapıldığı, 3402 Sayılı Yasanın 14. Maddesi özel ve tüzel kişi ayırımı yapmadan bir çalışma alanında susuz toprakta en fazla 100.000 m2 taşınmazın tespit ve tescili yapılması gerekirken bu 10 parça taşınmazın hiç birisine eski herhangi belge uygulanmayarak yasa hükmünün ihlal edildiği, davalı vakıf adına tespit ve tescil edilen 267 numaralı parsele 11.400 m2 yüzölçümlü Temmuz 1965 tarih 16 numaralı tapu kaydının uygulandığı, 267 numaralı parselin yüzölçümünün ise 49302 m2 olduğu ,tespit dayanağı tapu kaydı 478 numaralı parsel üzerindeki kilise binasına sınır olduğu halde, 267 sayılı parselin kilise binasının uzağında olduğu ve Hazine tarafından itiraz edilmediği,
Toplam yüzölçümü 244.265,44 m2 olan Dava dışı 101 ada 428, 429, 430, 431, 477, 479, 480, 481, 482, 483, 484 ve 485 sayılı parseller, herhangi bir tapu ve vergi kaydı uygulamadan belgesiz zilyetlikten bir kısım kişilerin zilyetliğinde olduğu ve onların da 1950-1953 yıllarında Manastır Vakfına bağışladığı belirtilerek davalı vakıf adına tespit tutanakları düzenlendiği, Davacı Hazine tarafından davalı Vakıf yararına 3402 Sayılı Yasanın 14. maddesinde … kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluşmadığı iddiasıyla dava açıldığı, sözü edilen parsellerin … bölümünde bulunan manastır ve müştemilatı, cinsli 101 ada 478 sayılı parsele Asliye Hukuk Mahkemesinin 11.12.1964 gün 1964/114-167 sayılı kesinleşmiş kararı ile oluşturulan Temmuz 1965 tarih 15, 17, 18 ve 19 numaralı tapu kayıtları revizyon gösterilerek 164471,25 m2 yüzölçümü ile davalı vakıf adına yapılan tespitinin 30.01.2009 tarihinde kesinleştiği, Hazine tarafından açılan davanın Türk
-3-
2010/13414-15528
Medeni Yasasının yürürlüğünden önce Süryaniler tarafından kurulan tüzel kişiliğe sahip bir azınlık vakfı olduğu, eskiden beri malik sıfatıyla çekişmesiz-aralıksız zilyet olduğu, dava konusu taşınmazların Hazineyle, merayla, ormanla, üçüncü kişilerle bir ilgisinin olmadığı ve davalının dava konusu 12 adet taşınmazın mülkiyetini Kadastro Yasası 13 ve 14. Maddeleri gereğince zilyetlikle değil “yasa (Vakıflar Yasası) gereği” iktisap ettiğinden dolayı Kadastro Yasası’nda öngörülen … arazide 100 dönümlük edinme sınırına da tabi olmayacağı” gerekçesi ile HAZİNE’nin davasının reddine ilişkin Midyat Kadastro Mahkemesinin 24/06/2009 gün ve 2009/11-2009/28 sayılı kararı, Dairenin 07.12.2010 gün ve 2010/13416-15347 sayılı kararıyla, dayanılan tapu kaydının bu parselleri kapsadığı ve taşınmazların zilyetlikle edinilecek yerlerden olmadığının belirlendiği, davanın reddine karar verilmesi istemiyle bozulduğu,
Şu hale göre, davalı vakfın tutunduğu tapu kayıtları ve adına belgesiz zilyetliğe dayalı olarak tespit ve tescil edilen toplam 127.158 m2 yüzölçümlü 10 parça taşınmaz, keza 478 numaralı parseldeki 100.000 m2 fazlalık, keza 49302 m2 yüzölçümlü 267 numaralı parsel göz önünde bulundurulduğunda, 478 numaralı parsele uygulanan Temmuz 1965 tarih 17, 18 ve 19 numaralı tapu kayıtlarının, 101 ada 1 sayılı parselin dava edilen bölümünün bulunduğu yönünü sınır olarak … okuduğu, dava konusu bölümlerin etrafının da Anayasa’nın 169 ve Kadastro Yasasının 17 ve 18. Maddeleri gereğince zilyetlikle kazanılamayacak 101 ada 1 numaralı orman parselinin öncesi ve eylemli orman niteliğindeki diğer bölümleri ile çevrili olduğu, davacı Vakıf 1964 yılında 21 adet taşınmaz hakkında açtığı davada 16 adedinden vazgeçtiği ve davalı vakıf bir taraftan taşınmazları 1950-1953 yıllarında üçüncü kişilerden devraldığını iddia ettiği halde bu konuda herhangi bir … belge vermediği gibi, 10.01.1961 tarihinde dava konusu taşınmazların bitişiğindeki 478 sayılı parsel hakkında tescil davası açtığı ve dava konusu taşınmazları kıraç (sürülmeyen-ekilmeyen, Hazineye ait yer) olarak sınır gösterdiği, bunun 1961 yılında dahi bu yerlerin zilyeti olmadığının açık kanıtı olduğu, şayet 1961 yılında dava konusu taşınmazlar Vakfa ait olsa idi, bu yerleri de dava konusu etmesi gerekeceği, zilyet olduğu halde o tarihte bu taşınmazları dava konusu etmemiş olmasının hayatın olağan akışına ve yaşam kurallarına uygun olamayacağı göz önünde bulundurulduğunda, çekişmeli bölümlerin 3402 Sayılı Yasanın 14. madde hükmüne göre davalı vakıf adına tescil edilme olanağı bulunmadığı gözetilerek, davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına, Davacı Vakıf tarafından 101 ada 1 sayılı parselin, Midyat kadastro Mahkemesinin 2008/30 esasında dava konusu edilen bölümü sanki Mahkemenin 2008/31 esasına kayıtlı dosyada dava edilen bölümüymüş gibi rapor düzenlemiş, Mahkemenin 208/31 Esasına kayıtlı dosyada dava konusu edilen bölüm için de sanki 2008/30 esasa kayıtlı dava dosyasında dava konusu edilmiş gibi rapor düzenlemiş ve raporlar farlı dosyalara girmişse de, Dairenin 2010/13414 ve 2010/13415 esasa kayıt edilerek aynı gün temyiz incelemesi yapılan dosyalar birlikte incelendiğinde bu yanlışlık sonuca etkili olmadığına, tutanak aslı dosya içine getirtilmemişse de, karar kesinleştiğinde mahkemece dava dosyası tutanak aslının bulunduğu dosyasının içinde muhafaza edilmek üzere tapu sicil müdürlüğüne gönderilebileceğine göre davacı Vakfın yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda … onama harcının davacı Vakfa yükletilmesine 09.12.2010 günü oybirliği ile karar verildi.