Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/12455 E. 2010/12665 K. 20.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12455
KARAR NO : 2010/12665
KARAR TARİHİ : 20.10.2010

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı vekili, 28.11.2008 tarihli dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği … Köyü … Mevkiinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. Maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. Mahkemece 06.04.2009 tarihli krokide 12.690 m2 yüzölçümü ile gösterilen taşınmaz hakkındaki davanın kabulü ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava Medeni Yasanın 713. Maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır. Genel arazi kadastrosu işlemi 1973 yılında yapılmış ve kesinleşmiştir. Çekişmeli taşınmaz kadastro sırasında hali arazi niteliği ile tescil harici bırakılmıştır.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu ve davacı yararına 3402 sayılı yasanın 14. ve 17. madde hükümlerinin gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de; aynı taşınmaz hakkında Çekerek Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/162 – 414 sayılı dosyasında, davacının kendisi tarafından açılan tescil davasının yargılaması sonunda çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olması nedeniyle davanın reddine karar verildiği ve Dairenin 07.07.2010 tarihli geri çevirme kararıyla sözü edilen dosyanın getirtilip incelenmesinden aynı yere ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.
O halde; mahkemece H.Y.U.Y. 237. maddesinde düzenlenen kesin hüküm kuralları gözönünde bulundurularak davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 20.10.2010 günü oybirliğiyle karar verildi.