YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/8499
KARAR NO : 2010/12072
KARAR TARİHİ : 11.10.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki mera tahsis komisyon kararına itiraz ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi ve davalılardan Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Yörede 1972 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında çekişmeli … Köyü 212 parsel sayılı taşınmaz 43900 m2 yüzölçümü ile mera vasfı ile sınırlandırılmış; Orman Yönetiminin itirazı üzerine tapulama mahkemesinin 1976/19-36 sayılı kararı ile orman sayılan yerlerden olması nedeni ile tespit harici bırakılmıştır. 198 parsel sayılı 20600 m2 yüzölçümündeki taşınmaz mera vasfı ile sınırlandırılmış, tespite orman yönetimi itiraz etmiş; tapulama komisyonu 04.03.1976 tarihli kararı ile itirazın reddine karar vermiş ve dava açılmadığından tutanak kesinleşmiştir. 213 parsel sayılı 10000 m2 yüzölçümündeki taşınmaz mera vasfı ile sınırlandırılmış ve tutanak itirazsız kesinleşmiştir. Davacı … yönetimi taşınmazların yörede yapılan ve kesinleşen orman kadastrosu sırasında orman olarak sınırlandırıldığını buna rağmen mera tahsis komisyonunca mera olarak tahsis edildiğini, taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğunu, mera tahsis komisyon kararının iptali ile taşınmazların orman vasfı ile hazine adına tescili talebi ile dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 212 parselin orman vasfı ile hazine adına tapuya kayıt ve tesciline; 198 ve 213 parsellere yönelik davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı … Yönetimi ile davalılardan Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, mera tahsis komisyon kararına itiraz ve tescil davası niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede dava tarihinden önce yapılan ve 07.03.1997 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ile 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
1) İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada çekişmeli 212 parsel sayılı taşınmazın orman tahdidi içinde kalan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı Hazinenin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının REDDİ ile bu parsele ilişkin hükmün onanması gerekmiştir.
2) Davacı … Yönetiminin 198 ve 213 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarına gelince: davacı … Yönetimi … Köyü 198 ve 213 parsel sayılı taşınmazların yörede yapılan genel arazi kadastrosu sırasında mera olarak sınırlandırıldığını, yörede 1997 yılında yapılan ve kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığını ve istemin kesinleştiğini belirterek mera olarak yapılan sınırlandırmanın iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, bu parsellere yönelik olarak açılan davanın reddine karar verilmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, 6831 Sayılı Orman Yasasının 7. maddesi “Devlet ormanları ile evvelce sınırlaması yapılmış olup da herhangi bir nedenle orman sınırları dışında kalmış ormanların, orman kadastrosu ve bu ormanların içinde ve bitişiğinde bulunan her çeşit taşınmaz malların ormanlarla müşterek sınırının tayini ve tesbiti orman kadastro komisyonları tarafından yapılır.” hükmü gereğince yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamasına ait
harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uzman orman ve fen bilirkişisi tarafından uygulanması sonucu, dava konusu taşınmazların 1997 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı, 6831 Sayılı Yasanın 11/1. maddesinde öngörülen orman kadastrosunun iptali için öngörülen hak düşürücü sürelerin geçtiği, davacı; genel arazi kadastrosundan önceki hukuki sebeplere değil, kadastrodan sonraki hukuki nedene dayanarak sınırlandırmanın iptali ve tescil istediğinden, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının bulunmadığı göz önünde bulundurularak kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kalan taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu gibi hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davalı Hazinenin temyiz itirazlarının reddi ile 212 parsel sayılı taşınmaza yönelik hükmün ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına,
2. bentte açıklanan nedenlerle davacı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile 198 ve 213 parsel sayılı taşınmazlara yönelik hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde Orman Yönetimine iadesine 11/10/2010 günü oybirliği ile karar verildi.