Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/8419 E. 2010/6288 K. 01.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/8419
KARAR NO : 2010/6288
KARAR TARİHİ : 01.06.2010

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, Kurum denetim elemanları tarafından düzenlenen yerel denetim tutanağının iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

KARAR

Davacı, … San Ltd. Şt.’ ne ait Tuğla Fabrikası işyerinde kurum denetim elemanları tarafından düzenlenen yerel denetim tutanağının iptali ile dilekçe ekinde isimleri yazılı 84 kişinin davacı işyerinde çalışmadıklarının tesbitini talep etmiş, mahkemece 7.10.2005 tarihli yerel denetim tutanağının iptaline karar verilmiş ise de bu sonuca eksik inceleme sonucunda ulaşılmıştır.
506 sayılı Yasanın 4958 sayılı Yasanın 49. maddesi ile değişik 130. maddesi “Sigorta müfettişince görevleri sırasında saptanan kurum alacağını doğuran olay ve bu olaya ilişkin işlemler yemin hariç her türlü delille ispatlanabilir.
Teftiş kontrol ve denetleme yetkisine sahip olanlar tarafından düzenlenen tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar muteberdir.” Hükmü bulunmaktadır.
Somut olayda davacıya ait işyerinde kurum denetim elemanı tarafından düzenlenen 07.10.2005 tarihli yerel denetim tutanağında işyerinde çalıştığı tesbit edilen, tutanakta imza ve kimlik numaraları belirlenmiş 4 işçi dışında, kimlikleri yanlarında olmadığı için kimlik bilgilerine ulaşılamadığı veya izinli ya da Cuma namazında oldukları için imzaları alınamayan 100 kişinin de işyerinde çalıştığı tesbit edilmiş olup, tutanak işveren veya vekili tarafından imzalanmış değildir. Giderek tutanak tanzimi sırasında işveren veya vekilinin hazır bulunup bulunmadığı da anlaşılamamaktadır.
Öte yandan anılan 07.10.2005 tarihli yerel denetim tutanağına dayalı olarak düzenlenen 31.10.2005 tarih,2005-077/KDR-43 nolu müfettiş raporunda işyerinde çalıştığı görülen ancak işveren tarafından kovularak işyerinden uzaklaştırıldıkları için kimlik bilgilerine ulaşılamayan şahısların işyerinde çalıştığının tesbit edildiği yazılarak tutanak içeriğinde yer almayan ve tutanakla çelişen tesbitler yer almıştır.
Mahkemece yerel denetim tutanağında ve müfettiş raporunda isimleri yer alan pek çok kişinin kimlik bilgilerine ulaşılamamış birçoğunun kim olduğu tesbit edilememiştir. Kimlik bilgileri tesbit edilip duruşmada tanık sıfatı ile dinlenen şahıslar ise işyerinde çalışmadıklarını, fabrikadan kırık tuğla almak için ya da yakınını ziyaret amacı ile fabrikada bulunduklarını ifade etmişlerdir.
Yukarıda açıkça belirlendiği gibi, iptaline karar verilen tutanakta isimleri yer alan kişilerin imzaları bulunmadığı gibi,bu kişilerin açık kimlikleri, ne iş yaptıkları, çalışıyorlar ise ne miktar ücret aldıkları, ücret bordroları ile ücret ödemelerini gösterir hesap pusulalarında isimlerinin yer alıp almadığı hususlarda işyeri kayıtlarının incelenerek belirlenmediği de açıktır.
Tutanakta isimleri geçen kişilerin tümünün bu işyerinde aynı anda ya da değişik zamanlarda çalışıp çalışmadığı, çalıştılar ise çalışma süreleri ile birlikte işin niteliği, mevsimlik mi yoksa devamlılık arz eden nitelikte olup olmadığı, her bir işçinin işyerinin hangi bölümünde çalıştığı,hepsinin aynı anda birlikte çalıştığı tesbiti karşısında işyerinin kapasitesi itibarı ile bu sayıda işçi çalıştırmanın gerekli olup olmadığı, işin kaç işçi, ile yürütüldüğü hususları araştırılmamıştır.
Diğer yandan tutanağın iptali tutanakta isimleri yer alan kişilerin de hukuki durumlarını yakından ilgilendirmektedir. Ancak mahkemenin yaptığı araştırma sonucu çoğunun kimliğine adresine ulaşılamadığından,bu kişiler davaya dahil edilememiştir. Bu durumda tutanağın iptali sonucuna ulaşıldığı takdirde, iptalin sadece davaya dahil edilenler yönünden hukuki sonuç doğuracağı açıktır.
Bu durumda mahkemece yapılacak iş; Yukarıda açıkça belirlendiği gibi, iptaline karar verilen tutanakta isimleri yer alan kişilerin açık kimlikleri, ne iş yaptıkları, çalışıyorlar ise ne miktar ücret aldıkları, ücret bordroları ile ücret ödemelerini gösterir hesap pusulalarında isimlerinin yer alıp almadığı hususları da işyeri kayıtları incelenerek belirlenmeli,tutanakta isimleri geçen kişilerin tümünün bu işyerinde aynı anda ya da değişik zamanlarda çalışıp çalışmadığı, çalıştılar ise çalışma süreleri ile birlikte işin niteliği, mevsimlik mi yoksa devamlılık arz eden nitelikte olup olmadığı, her bir işçinin işyerinin hangi bölümünde çalıştığı işyerinin kapasitesi itibarı ile bu sayıda işçi çalıştırmanın gerekli olup olmadığı, işin kaç işçi ile yürütüldüğü hususları araştırılmalı, kimlik ve adresleri tesbit edilen çalışanlar davaya yöntemince dahil edilerek beyanlarına başvurulmalı, diğerlerinin gerçekte var olmayan hayali şahıslar olup olmadıkları hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlendikten sonra işyerinde çalıştığı anlaşılanlar yönünden tutanağın doğru ve geçerli olduğu gözetilerek , işyerinde fiili çalışması bulunmayanlar ile gerçekte var olmayan hayali şahıslar için tutanağın iptal edilebileceği gözetilerek bir karar vermekten ibarettir.
O halde tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,temyiz harcının istek halinde davacıya idasine 01.06.2010 tarihli oturumda oybirliğiyle karar verildi.