YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/13213
KARAR NO : 2011/2183
KARAR TARİHİ : 14.03.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Davacı, 04.02.2003 tarihinden itibaren tarım … sigortalısı olduğunun tespiti ile aksine Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava; davacının 04.02.2003 tarihinden itibaren 2926 Sayılı Yasa kapsamında Tarım … sigortalı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece istemin kabulü ile davacının 01.04.1984-04.02.2003 tarihleri arasında kalan sürede kısa süreli SSK’lı çalışmaları dışlanarak 2926 Sayılı Yasa kapsamında Tarım … sigortalı olduğunun tespitine ilişkin verilen 23.12.2009 tarihli karar Dairemizin 10.05.2010 tarihli kararı ile davacının isteminin 04.02.2003 tarihinden dava tarihine kadar 2926 Sayılı Yasa kapsamında Tarım … sigortalı olduğunun tespiti olduğu halde, HUMK’nun 74 maddesine aykırı olarak talep aşılarak 01.04.1984-04.02.2003 tarihleri arasında tespit kararı verildiği gerekçesi ile bozulmuş, mahkemece bozma kararına uyularak 20.10.2010 tarihli karar ile istemin kabulü ile davacının 04.02.2003 tarihinden dava tarihi olan 08.09.2008 tarihine kadar 2926 Sayılı Yasa kapsamında Tarım … sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Somut olayda; Dairemizce bozulan davacının 01.04.1984-04.02.2003 tarihleri arasında kalan sürede kısa süreli SSK’lı çalışmaları dışlanarak Tarım … sigortalı olduğunun tespiti ile ilgili verilen 23.12.2009 tarihli karar davacı tarafça temyiz edilmediği için davalı yararına oluşan usulü kazanılmış hak nedeni ile 04.02.2003 tarihinden sonraki döneme ilişkin olarak tespit kararı verilmesi mümkün değildir.
Öte yandan mahkemenin kabul şekli bakımından da; 04.02.2003-08.09.2008 tarihleri arasındaki dönem yönünden, davacının bu tarihler arasında sattığı ürün bedelinden yapılmış bir prim kesintisi bulunmadığı, 04.02.2003 tarihinde başlayan oda kaydının tescil için yeterli olmadığı gözetilerek istemin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmiş olması da hatalı olmuştur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle 04.02.2003 tarihinden sonraki tespit istemi yönünden davalı yararına oluşan usulü kazanılmış hak nedeni ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 14.03.2011 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Mahkemece kurulan 23.12.2009 tarihli ilk hüküm Dairemizin 10.5.2010 tarihli ilamı ile talep aşılmak suretiyle hüküm kurulduğu gerekçesi ile bozulmuştur.
Mahkeme, bozmaya uymuş, taleple bağlı kalmak suretiyle yeniden hüküm kurmuştur. Dairemizce; ilk kararda 1.4.1984-.4.2.2003 dönemi için kurulan tesbit hükmünün davacı tarafından temyiz edilmemiş olması nedeniyle davalı yararına usulü kazanılmış hak oluştuğu, bu nedenle 4.2.2003 tarihinden sonraki dönem için tesbit kararı verilmesinin mümkün olmadığı gerekçesi ile kurulan hüküm oy çokluğu ile bozulmuştur.
Davacının dava dilekçesinde 1.4.1988 tarihinden itibaren Tarım … sigortalısı olduğuna, Kurumun 8.11.1994 tarihinden sonraki dönemi haksız olarak iptal ettiğine ilişkin iddiası mevcut olup, dava dilekçesi sonuç bölümünde talebini 4.2.2003 tarihinden sonraki döneme hasretmiştir. Talepten başkasına hüküm kurulmuş olması nedeniyle kurulan ihk hükmü temyiz etmemiş olması davaya konu sonuç bölümünde gösterdiği talebinden feragat ettiğini göstermez. Yerleşik içtihatlara göre de dava konusu edilip de, hükme bağlanmamış taleplerin yeniden dava konusu edilebilmesi mümkün bulunmaktadır. Bu nedenle ilk kararın davacı yanca temyiz edilmemiş olması davalı yararına usulü kazanılmış hak oluşturmaz. Dairemizin ilk bozma kararı ile hüküm ortadan kaldırılmış, bozulmasına karar verilen ilk kararda fazlaya ilişkin talebin reddine ilişkin bir hüküm kurulmamış, Mahkemece de bozmaya uyulmuş olmakla davaya konu tesbit talebi yönünde bir hüküm kurulması gerekir. Kaldı ki Sosyal Güvenlik Hukukuna ilişkin tesbit talepleri kamu düzenine ilişkin olup, Kurumca da davanın takip edildiği temyiz dilekçesi içeriğinden anlaşılmaktadır.
Dairemizce kabul şekli bakımından da istemin reddine karar verilmesinin gerektiği eleştiri konusu yapılmış ise de ; davacının 1.4.1988 tarihi itibariyle re’sen Tarım … sigortalısı olarak tescil olunduğu, 4.2.2003 tarihinde başlayan Ziraat Oda kaydının bulunduğu, Kurumca kısa süreli SSK’lı çalışmaları nedeniyle 8.11.1994 tarihinden sonraki dönem Tarım … sigortalılığının iptal edildiği, davacının sattığı ürün bedelinden prim kesintisi yapılıp yapılmadığı yönünde Mahkemece bir araştırmanın yapılmadığı ,ikamet ettiği Köy Muhtarı ve İhtiyar Heyeti üyeleri dinlenmek suretiyle ziraatle iştigal edip etmediğinin sağlıklı bir şekilde açıklığa kavuşturulmadığı, bu nedenle kurulan hükmün bozulmasının gerektiği görüşünde olduğumdan çoğunluğun görüşüne katılmamaktayım.