Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2009/7933 E. 2010/5496 K. 10.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/7933
KARAR NO : 2010/5496
KARAR TARİHİ : 10.05.2010

MAHKEMESİ :… Mahkemesi

Davacı, dul aylığını kesen kurum işleminin iptaline, borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının redine,
2-Davacı, eşi … …’nın ölümü nedeni ile kendisine bağlanan ölüm aylığını kesen kurum işleminin iptali ile, Kuruma 15.184,12 TL borçlu olmadığının tespitini istemiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; Davacıya, 30.1.1995 tarihinde 506 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı iken ölen eşi … 15.2.1995 tarihinde ölüm aylığı bağlandığı, bağlanan bu aylığın; davacıya 506 sayılı Yasa gereğince malullük aylığı almakta iken 30.8.1979 tarihinde ölen babası H….’den 17.9.1997 tarihli talebi sonrasında 1.8.1997 tarihinden itibaren bağlanan “yetim aylığı’nın” 506 sayılı Yasa’nın 68/6.maddesi gereğince babasından bağlanan aylığın daha yüksek olması nedeni ile başlangıçtan itibaren iptal edilerek 23.2.1995- 22.4.2006 tarihleri arasında ödenen 5.184,00 TL aylık, işlemiş faizi ile birlikte toplam 15.184,12 TL olarak davacı adına borç kaydedildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece davacıya eşinden dolayı bağlanan ölüm aylığının 506 sayılı Yasa’nın 68/6.maddesi gereğince kesilmesine ilişkin kurum işleminin iptaline dair istemin reddine dair verilen hüküm doğrudur. Ne var ki, davacının babasından bağlanan yetim aylığından önce almakta olduğu ölüm aylığının bağlandığı tarih olan 15.2.1995 tarihi ile yetim aylığının bağlandığı 1.8.1997 tarihleri arasında aldığı ölüm aylığı ile yetim aylığı yönünden çakışma bulunmadığından, bu sürede davacıya ölüm aylığı ödenmesi yerinde olup Kurumca geri istenemeyeceğinin düşünülmemesi ve iade yükümlülüğü yönünden yürürlükte olan 5510 sayılı Yasa’nın 96.maddesi gereğince işlem yapılmaksızın sadece davacının iyi niyetli olmadığı gerekçesi ile ödenen aylıkların iadesi ile ilgili Kurum işleminin iptaline ilişkin istemin reddine karar verilmesi doğru değildir.
Gerçekten, Sosyal Güvenlik Hukuku İlkeleri ve Medeni Kanunun 2.maddesinin uygulanmasının zorunlu bir sonucu olarak davacıya uzunca bir süre ödenen ölüm aylıklarının iptal edilmesi iyi niyetten uzak olacaksa da, bir kimse kendi hilesi ya da kusurundan istifade edemeyeceğinden, bu kuralın uygulanabilmesi için usulsüz olarak oluşturulan işlemde kişinin katılımının bulunduğu muvazaalı bir işlemin bulunmaması gerekir. Aksi halde kişinin iade ile yükümlü olacağı açık olup, iade yükümlülüğün konusu ve kapsamı ise dava tarihinde yürürlükte olan 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunun 96.maddesinde hükme bağlanmıştır. Bu maddeye göre; “Kurumca işverenleri, sigortalılara, isteğe bağlı sigortalılara gelir veya aylık almakta olanlara ve bunların hak sahiplerine, genel sağlık sigortalılarına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişileri, fazla veya yersiz olarak yapıldığı tespit edilen bu kanun kapsamındaki her türlü ödemeler;
A)Kasıtlı ve kusurlu davranışlarından doğmuşsa, hatalı işlemin tespit tarihinden geriye doğru en fazla on yıllık süre de yapılan ödemeler, bu ödemelerin yapıldığı tarihlerden itibaren hesaplanacak olan kanuni faizi ile birlikte genel hükümlere göre geri alınır…” düzenlemesine göre, davacının kasıtlı ve hileli hareketi ile 2. aylığın bağlanmasına neden olduğu sonucunun oluşması halinde, açıklanan bu madde kapsamında iade ile yükümlü olacağı açıktır.
Yapılacak …; davacının eşinden dolayı bağlanan ve 15.2.1995- 1.8.1997 tarihleri arasında ödenen ölüm aylığı yasal olduğundan bu tarihler arasında yapılan ödeme yönünden Kuruma borçlu olmadığının tespiti ile, 1.8.1997 tarihinden itibaren 22.4.2006 tarihine kadar ödenen ölüm-dul aylıklarının miktarı dahi kurumdan sorulduktan sonra davacının iade yükümlülüğüne ilişkin olarak yukarıda açıklanan 5510 sayılı Yasa’nın 96.maddesinde düzenlenen ilkeler gözetilerek iade ile yükümlü olduğu miktar belirlenerek çıkacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yeterli inceleme ve araştırma yapılmadan eksik inceleme ve hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 10.5.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.