YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/13737
KARAR NO : 2011/2874
KARAR TARİHİ : 29.03.2011
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, 01.10.2008 tarihinden itibaren Kurumca re’sen başlatılan zorunlu tarım … sigortalılığının iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
Dava, davacının 01.10.2008 tarihinden itibaren 2926 sayılı Yasa kapsamında Tarım … sigortalısı olmadığının tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece istemin kabulü ile davacının 01.10.2008 tarihinden itibaren 2926 sayılı Yasa kapsamında Tarım … sigortalısı olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Dosyada içeriğinden; davacının 01.01.2001-29.05.2009 tarihleri arasında Kumru Ziraat Odasına üye olduğu, Tarım Kredi Kooperatifi kaydının bulunmadığı, 29.05.2008 tarihinde çocukları adına tescil ettirdiği zilyet olduğu taşınmazların bulunduğu, 01.04.2004 tarihinde 2926 sayılı Yasaya tabi sigortalı olarak tescil edildiği 01.04.2004-14.08.2007 tarihleri arasında sigortalı sayıldığı ihtilaf konusu dönemde 15.08.2007-31.08.2007 tarihleri arasında 17 gün, 23.10.2008-24.12.2008 tarihleri arasında 63 gün, 22.12.2008-30.01.2009 tarihleri arasında 40 gün 506 sayılı Yasa kapsamında zorunlu sigortalı olarak çalışmaları bulunduğu, davacının Ziraat Odası kaydına göre 01.10.2008 tarihinden itibaren 5510 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca Tarım … sigortalısı olarak tescili yapılarak Tarım … sigortalılığının başlatıldığı 29.05.2009 tarihinde sona erdirildiği anlaşılmaktadır.
01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasa’nın 4/b-4 maddesi ile “tarımsal faaliyette bulunanların bu kanunun kısa ve uzun vadeli sigorta kolları uygulaması bakımından sigortalı sayılacağını”, 5510 sayılı Yasa’nın 6/i maddesi “Kamu idareleri hariç olmak üzere, tarım işlerinde veya orman işlerinde hizmet akdiyle süreksiz işlerde çalışanlar ile tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan; tarımsal faaliyette bulunan ve yıllık tarımsal faaliyet gelirlerinden, bu faaliyete ilişkin masraflar düşüldükten sonra kalan tutarın aylık ortalamasının, bu Kanunda tanımlanan prime esas günlük kazanç alt sınırının otuz katından az olduğunu belgeleyenlerin bu kanunun kısa ve uzun madeli sigorta kolları uygulaması bakımından sigortalı sayılmayacağını”, 5510 sayılı Yasanın 8/3 maddesi ” tarımsal faaliyeti bulunanların kanunla kurulu meslek kuruuluşlarına kayıt tarihinden itibaren ilgili Kurum ve Kuruluş ve birliklerin sigortalı işe giriş bildirgesi düzenleyerek en geç bir ay içinde Kuruma vermekle yükümlü olduklarını, ayrıca tarımla uğraşanların kendilerinin de bildirim yapabileceklerinin belirtildiği” 5510 Sayılı Yasanın 9/b-5 maddesi “Kısa ve uzun vadeli sigorta kolları bakımından tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlar için, tarımsal faaliyetlerinin sona erdiği veya 6 ncı maddenin birinci fıkrasının (ı) bendi kapsamına girdiği tarihten itibaren sigortalılığının sona ereceği” ve 13.02.2011 tarihli 6111 Sayılı Yasanın 33 maddesi ile değiştirilen ve 01.03.2011 tarihinde yürürlüğe giren 5510 Sayılı Yasanın sigortalılık hallerinin birleşmesi başlıklı 53/1 maddesinde ise “Sigortalının, 4. maddenin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinde yer alan sigortalılık hallerinden birden fazlasına aynı anda tabi olmasını gerektirecek şekilde çakışması halinde, öncelikle aynı maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında, (a) ve (b) bentlerinde yer alan sigortalılık statülerine tabi olacak şekilde Kanun kapsamına girmesi halinde ise aynı maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılacağı” belirtilmiştir.
Kanunların geriye yürümesi konusunda mevzuatımızda genel bir düzenleme bulunmamaktadır. İlke olarak her yasa yürürlüğe girdiği andan itibaren derhal hukuksal sonuçlarını doğurmaya başlar. Bunun doğal sonucu da yasaların yürürlüğe girmelerinden önceki olayları etkilemeyeceği, başka bir anlatımla geriye yürümeyeceklerdir. Ancak devam eden uyuşmazlıklarda, tamamlanmamış hukuki durumlara yeni yasa veya düzenleyici kural “derhal yürürlüğe girme” niteliği nedeniyle uygulanacak ve hukuki sonuçlarını doğuracaktır. Bu gibi durumlarda kanunların geriye yürümesi değil ani etkisi söz konusudur. Sosyal güvenlik hukukunun ilgi alanı kamusal olup otoritesi kamu düzenini ilgilendirmektedir. Bu nedenle sosyal güvenlik hukuku ile ilgili yasalar yürürlüğe girdiği andan itibaren derhal hukuksal sonuçlarını doğurur. Bu açıklamalar karşısında somut olayda 01.03.2011 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasanın 6111 Sayılı Yasanın 33 maddesi ile değişik 53/1 maddesinin yürürlüğe girme tarihinden itibaren olmak üzere tamamlanmamış hukuki durumlara uygulanacağının kabulü gerekir.
Uyuşmazlık davacının mülga 506 sayılı Yasa kapsamında zorunlu sigortalı olarak çalışmasının 31.08.2007 tarihinde sona erdikten sonra 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 Sayılı Yasanın 8/2 maddesi uyarınca Ziraat Odası kaydı bulunan davacının tarımsal faaliyeti nedeni ile tescil edildikten sonra 23.10.2008-24.12.2008 tarihleri arasında 63 gün, 22.12.2008-30.01.2009 tarihleri arasında 40 gün 5510 sayılı yasanın 4-a bendi kapsamında çalışmasının geçerli sayılıp sayılmayacağı ve 01.10.2008-29.05.2009 tarihleri arasında 5510 Sayılı Yasanın 4/b-4 maddesi kapsamında tarımsal faaliyeti nedeni ile sigortalı sayılıp sayılmayacağı noktasında toplanmaktadır.
01.10.2008 tarihinden önce yürürlükte bulunan 2926 sayılı Yasanın 6/b maddesi ile “diğer sosyal güvenlik kuruluşları kapsamına tabi bir işte çalışanların, çalışmaya başladıkları tarihten itibaren sigortalılıkları sona ereceği” düzenlemesi ile Tarım … sigortalılığı ile 506 Sayılı Yasa kapsamında zorunlu sigortalı çalışmaların çakışması halinde 506 sayılı yasa kapsamında çalışmalara üstünlük tanınacağı açıkca düzenlendiği 13.02.2011 tarihli 6111 Sayılı Yasanın 33 maddesi ile 01.03.2011 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasanın 53. maddesinde yapılan değişiklikle de aynı ilkenin benimsenmiş olması nedeni ile mahkemece davacının 5510 sayılı Yasanın 4/a maddesi kapsamında geçen 23.10.2008-24.12.2008 tarihleri arasında 63 gün, 22.12.2008-30.01.2009 tarihleri arasında 40 gün çalışmaları ile çakışan süreler yönünden davacının Tarım … sigortalısı olmadığının tespitine ilişkin verilen karar doğru ise de Ziraat Odası kaydının bulunduğu ve 5510 sayılı Yasanın 4/a maddesi kapsamında çalışmaları ile çakışmayan 01.10.2008-29.05.2009 tarihleri arasındaki 506 sayılı Yasaya tabi sigortalı olmadığı dönem yönünden 5510 sayılı Yasanın 9/b-5 maddesinde belirtilen davacının tarımsal faaliyetlerinin sona erdiğinin veya 6 ncı maddenin birinci fıkrasının (ı) bendi kapsamına girip girmediği ile ilgili araştırma yapılmadan Tarım … sigortalısı olmadığının tespitine karar verilmesi doğru değildir.
Yapılacak iş; 01.10.2008-29.05.2009 tarihleri arasındaki 5510 sayılı Yasanın 4/a maddesi kapsamındaki çalışmaları ile çakışmayan dönem yönünden 29.05.2009 tarihine kadar devam eden ziraat odası kaydına göre tarımsal faaliyeti devam eden davacının, yıllık tarımsal faaliyet gelirlerinden, bu faaliyete ilişkin masraflar düşüldükten sonra kalan tutarın aylık ortalamasının, bu Kanunda tanımlanan prime esas günlük kazanç alt sınırının otuz katından az olup olmadığını araştırıp sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hatalı değerlendirme ve eksik araştırma sonucu hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 29.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.