Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/2163 E. 2011/2908 K. 29.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2163
KARAR NO : 2011/2908
KARAR TARİHİ : 29.03.2011

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı,davalılardan işverene ait işyerinde Eylül 1990 tarihinden itibaren geçen çalışmalarının tesbitiyle emeklilik başvuru tarihini takip eden aybaşından itibaren aylık bağlanmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R A R

Dava, davacının davalı … Bakanlığına ait Yeni Turan Anaokulu işyerinde Eylül 1990 tarihi ile 11.9.2007 tarihleri arasında temizlik elemanı ve hademe olarak geçen ve davalı Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının ve tahsis talep tarihini takip eden aybaşından itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacının davalı … Bakanlığına bağlı …İlköğretim Okulunda 15.9.1990 tarihinde Yeni Turan Anaokulunda 1.9.1991 tarihinde çalışmaya başladığı çalışmalarının 11.9.2007 tarihine kadar devam ettiği ve Kuruma bildirilmeyen süresinin 270 gün …İlköğretim Okulunda, 2520 gün Yeni Turan Anaokulunda olmak üzere toplam 2790 gün olduğunun tesbitine, tahsis talep tarihini takip eden aybaşından itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığına karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının davalı …B’na ait (1048462) sicil nolu Yeni Turan Anaokulu iş yerinde 1.9.2004 tarihinde, (1068570) sicil nolu Yeni Turan Anaokulu iş yerinde 1.9.2006 tarihinde, ve dava dışı (1042538) sicil nolu … iş yerinde 15.10.2000 tarihinde işe başladığına dair işe giriş bildirgelerinin verildiği, davalı (1048462) sicil nolu iş yerinden 1.9.2004-31.5.2005 tarihleri arasında, davalı (1068570) sicil nolu iş yerinden 1.9.2005-15.6.2006 ve 1.9.2006-11.9.2007 tarihleri arasında, dava dışı (1042538) sicil nolu Abdullah Coştu iş yerinden 15.10.2000-31.5.2001, 15.9.2002-30.5.2003, 15.9.2003-31.5.2004 tarihleri arasında bildirimde bulunulduğu, (1048462) sicil nolu Yeni Turan Anaokulu işyerinin 1.11.2001 tarihinde, (1068570) sicil nolu Yeni Turan Anaokulu işyerinin 1.9.2004 tarihinde ve dava dışı (1042538) sicil nolu Abdullah Coştu iş yerinin de 15.10.2000 tarihinde yasa kapsamına alındığı, davacı asilin duruşmada alınan beyanında; bütün çalışmasının Yeni Turan Anaokulu iş yerinde geçtiği halde çalışmalarının Abdullah Coştu işyerinden bildirildiğini belirttiği, dava dışı (1042538) sicil nolu… iş yerinden 2000-2004, (1048462) sicil nolu Yeni Turan Anaokulu iş yerinden 2004-2006 ve (1068570) sicil nolu Yeni Turan Anaokulu iş yerinden 2004-2007 yılları arası dönem bordrolarının düzenlenip kuruma verildiği, Yeni Turan Anaokulunun 1.9.1991 tarihinde faaliyete başladığının ilgili Milli Eğitim Müdürlüğünce bildirildiği, davacının tahsis talebinin prim ödeme gün sayısının yetersizliğinden Kurumca reddedildiği anlaşılmaktadır.
Gerçekten, davacının işyerindeki çalışmaları 15.10.2000, 1.9.2004 ve 1.9.2006 tarihli işe giriş bildirgeleri ile Kuruma kısmi olarak bildirilmiş ve bildirime uygun olarak primleri ödenmiştir.Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10.maddesinde bu tür hizmet tesbiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge ve yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması halinde somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen komşu işyeri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer tanıklarla dahi sonuca gitmek mümkündür.
Somut olaya gelince; mahkemece açıklanan şekilde fiili çalışmanın varlığının yöntemince araştırılmadan sonuca gidildiği ortadadır. Gerçekten ifadesi hükme dayanak alınan tanıkların davacıyla birlikte bu işyerinde çalışan, kayıtlara geçmiş kişilerden ise de; tanıkların çalışmaları 2000 yılı ve sonrasına ilişkin olup, 2000 yılı öncesine ilişkin çalışmaları olmadığı gibi aynı çevrede iş yapan başka işverenlerin çalıştırdığı ve bordrolara geçmiş kimselerden de değildir. Bu bakımdan tanık sözleri 2000 yılı öncesi döneme ilişkin çalışma olgusu yönünden somut olgulara dayanmamakta soyut düzeyde kalmaktadır. Giderek, tanık sözlerinin inandırıcı güç ve nitelikte olduğu söylenemez.
Ayrıca mahkemece Kuruma bildirilmiş çalışmaların yeniden tespitinde hukuki yarar bulunmadığı gözetilmeksizin bu dönemler içinde tespit kararı verilmesi de kabul şekli bakımından hatalı olmuştur.
Yapılacak iş; davacının tesbitini istediği sürelerden 2000 yılı öncesi döneme ilişkin olarak davalı işyeri dosyasıyla dönem bordrosu ve imzalı ücret bordrolarını dosyaya celbederek, davacı ile aynı işyerinde ve tespitini istediği dönemlerde çalışan varsa kayıtlı tanıkların yoksa zabıta marifetiyle tespit edilecek işyerine komşu olan diğer işyerlerinde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanlarının beyanlarına baş vurularak çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak, davacının çalıştığı işyerinin bir kamu kurumu olması itibariyle ücretin ödenme şekli ve giderek çalışmanın nasıl bildirim dışı kaldığı hususları yeterince araştırılıp, gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde 506 sayılı Yasanın 2, 6, 9 ve 79/8. maddeleri gereğince kanıtladıktan sonra sonucuna göre karar vermek, yaşlılık aylığı istemini de belirlenen çalışma süresi gözetilerek değerlendirmekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 29.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.