Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2010/1527 E. 2011/1451 K. 22.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1527
KARAR NO : 2011/1451
KARAR TARİHİ : 22.02.2011

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, murisin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

K A R AR
Dava, davacıların, murislerinin iş kazası sonucu ölümü nedeniyle uğradıkları maddi ve manevi zararının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkeme, olayda sigortalının % 50 oranında kusuru bulunduğu kabul edilerek istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacılar murisinin davalı Kooperatife ait iş yerinde çalışmakta iken 28.09.2002 tarihinde su deposuna delik açmak ve içeriyi aydınlatmak amacı ile iki ucu açık kablonun bir ucuna priz bir ucuna lamba takarak yaptığı seyyar lambanın duy kısmında bulunan çıplak kabloya temas etmesi sonucu … akımına kapılarak yaralandığı ve daha sonra öldüğü, olayın Kurumca iş kazası olarak kabul edilip davacılara gelir bağlandığı dosyadaki mevcut iki ayrı kusur raporlarında da davacıların murisinin % 50 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği görülmüştür.
İnsan yaşamının kutsallığı çevresinde işveren, işyerinde işçilerin sağlığını ve işgüvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlü olduğu İş Kanununun 77.maddesinin açık buyruğudur.
Hükme dayanak alınan kusur raporlarında İş Kanununun 77. maddesinin öngördüğü koşullar gözönünde tutularak iş yerinin niteliğine ve işçinin çalışma konusuna göre iş yerinde uygulanması gereken İşçi Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliğinin ilgili maddelerini incelemek suretiyle, işverenin alması gereken önlemlerin neler olduğu, hangi önlemleri aldığı, hangi önlemleri almadığı, bunlara işçinin uyup uymadığı gibi hususlar ayrıntılı bir biçimde incelenerek kusurun aideyeti ve oranının, hiç bir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmadığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, kusur rkaporunun İş Kanununun 77. maddesinin öngördüğü koşulları içermediği ve hükme asas alınacak nitelikte olmadığı açıktır.
Bilirkişilerin meydana gelen olayada davacılarının murisinin işverenden işe uygun aydınlatmaya yarar seyyar lamba istemediği, kendi kendine seyyar lamba yaparken duy ve lamba bağlantısında iizolasyona dikkat etmediği gerekçesi ile % 50 oranında izafe edilmiş ise de iş verenin İş Sağlığı ve İş Güvenliği mevzuatına göre bu kazanın önlenmesi için alması gereken tedbirlerin neler olduğu ve hangi tedbirleri aldığı ve işçi sağlığı ve güvenliği ile ilgili alınan tedbirlere işçinin uyup uymadığının denetimi ile ilgili sorumlu işveren vekili bulunup bulunmadığı araştırılmadan, kusurun % 50 oranında sigortalıya ait olduğu sonucuna varılması doğru değildir.
Yapılacak iş; işçi sağlığı ve iş güvenliği konularında uzman bilirkişilere konuyu yeniden yukarıda açıklandığı biçimde inceletmek, davalı iş verenin işçi sağlığı ve iş güvenliği kuralllarına uyulması ile ilgili gerekli denetim görevini yerine getirip getirmediği, olay sırasında ekip başı olarak görevlendirilen işveren temsilcisinin olay yerinde bulunup bulunmadığı ve ne gibi önlemler aldığı da değerlendirilerek olaydaki kusurlarının aidiyeti ve oranınını hiçbir kuşkuya yer vermeyecek biçimde saptamak, verilen rapor dosyadaki bilgi ve belgelerle birlikte değerlendirilerek ve sonuca göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacıların öteki temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 22.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.